İrtica değil bölücülük tehdidi var!

  • Giriş : 28.09.2006 / 00:00:00

BBP Genel Başkan Yardımcısı Öznur: "Ülkemizi irtica değil, ABD, AB ve İsrail destekli bölücülük tehdit ediyor" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Öznur, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in ve Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ'un yanlış mesajlar verdiğini belirterek, "Ülkemizi irtica değil, ABD, AB ve İsrail'in desteklediği bölücülük tehdit etmektedir" dedi.

BBP Genel Başkan Yardımcısı Öznur yaptığı yazılı açıklamada, Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ'un Kara Harp Okulu'nun açılış töreninde yaptığı konusını 'talihsizlik' olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Sezer'in de eğitim yılının açılışında yayınladığı mesajda ve ardından ODTÜ öğrencilerine yaptığı konuşmada irtica ile ilgili sözlerinin Türkiye'nin temel meselelerinden ne kadar uzak olduğunu gösterdiğini iddia eden Öznur, "İlker Paşa genç Harbiyelilere "Sanal İrtica tehdidi"nden bahsederken, Dargeçit'te kahraman bir vatan evladı genç bir teğmenimiz esas tehdit olan bölücü terör örgütünün hain tuzaklarında şehit düşüyordu. Bir kez daha tekrar ediyoruz; ülkemizi irtica değil, ABD, AB ve İsrail'in desteklediği bölücülük tehdit etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti'ne yürekten bağlı, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü konusunda tavizsiz, ülkemizin birliği ve bütünlüğü için çalışan toplumuzun manevi dinamikleri olan sivil toplum kuruluşlarını, kanat önderlerini tehdit olarak görmek, Türk Devleti'ne ve Milletine yapılacak en büyük yanlıştır." dedi.

"Milletimizin gözbebeği olan ordumuzun değerli komutanları ordumuzu yıpratacak, onu iç siyasetin içine çekecek konuşmalar yapmamalı, bu türden mesajlar vermemelidir." diyen Öznur şöyle devam etti: "Şer odakları kahraman ordumuzla onun bağrından çıktığı yüce milletimizin arasını açmak için zaten var güçleriyle çalışıyorlar. Türkiye'yi istikrarsızlaştırmak için dünden bugüne her türlü karanlık oyunları oynayan, tahriklere devam eden emperyalizmin maşası iç savaş tahrikçilerinin işini kolaylaştırmayalım. Hain bölücü tuzaklarına düşmeyelim."

Orduyu iç siyasetin içine çekmenin orduyu yıpratacağına dikkat çeken Öznur, bu durumun sivil siyasal rejimi kaosun içine çekeceğini de savundu. Kendini siyasetin içine sokan, ona müdahale etmeye çalışan bir anlayışın demokrasiye ve ülkeye zarar vereceğine belirten Öznur şunları kaydetti: "Demokratik ülkelerde askeri otorite sivil idareye bağlıdır. Anayasal sınırlar içerisinde sivil iktidarın emrindedir. Temel görevi savunmak ve savaşmaktır. Sadece ülke güvenliğiyle ilgili konularda görüş beyan eder, siyasete asla müdahale edemez. Rejimi koruma ve kollama gibi bir misyonu bulunamaz. Sivil otoritenin asla üstünde değildir. Askeri bürokrasinin siyasete müdahalede bulunması demokratik ülkelerde ve demokrasilerde teamüllere aykırıdır. Ülkemizde ise tam tersidir. Askeri otorite sivil iradeye baskındır. Siyasetin dışında olması gerekirken, hala siyasete dolaylı yollardan müdahale ediyor. Asker sadece siyasala ve siyasete müdahale etmekte yetinmiyor, bizzat siyaset yapmakta ve üretiyor. Doğal olarak ortaya konan bu tavırlar da ülkenin toplumsal ve siyasi yaşamında sıkıntılara ve çalkantılara sebep olmaktadır. Süngünün ve yargının gücüyle sisteme hakimdirler. Otoriter ve totaliter yapıyı muhafaza etmek ve güçlerini kaybetmemek için ellerindeki güç ve kuvvetleri kullanmaktadırlar. Siyasete müdahale eden ordunun ülkenin mukadderatına olumsuz sonuçlara sebep olduğunu tarihimizde birçok örneklerle yaşadık."

Güneydoğu'da her gün şehitler verilirken ülke hırsızların, gaspçıların mekanı olurken iktidarda bulunanları sessiz kalmakla suçlayan Öznur, "Küresel güçler, ülkemizi kaosa sürüklemek için ekonomik krizler yaptırırken, iç ve dış borç tavana vurmuşken, yolsuzluk, vurgun, soygun, talan, rüşvet, suiistimal devleti sarmışken, beşinci kol çeteler devlete sızmışken, halk her geçen gün açlık ve sefalete sürüklenirken, ülkeyi sömüren bir avuç mutlu azınlık gününü gün ederken, sizler seyretmeye devam ediyorsunuz." dedi.

"Talabani, Türkiye'yi tehdit eden ve PKK'ya arka çıkan açıklamalar yaparken, hala hayali irticadan bahsetmek ne kadar doğru?" diye soran Öznur, devletin hassas kurumlarının başında bulunan sorumluların kullandıkları dil ve üsluba dikkat etmeli ve gerilime yol açmamaları gerektiğini ifade etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious