İrtica planı ile perdelenen büyük plan

İrtica planı ile perdelenen büyük plan.16074
  • Giriş : 20.06.2009 / 08:13:00

İskele Sancak'a katılan konuklar irtica belgesinin gündeme gelmesiyle Türkiye'de çok önemli bir planının rafa kaldırıldığına dikkat çektiler.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye aynı soruya kilitlendi; “Taraf gazetesi'nin yayımladığı 'İrticayla Mücadele Planı' gerçek mi değil mi?” Soruya henüz net bir cevap bulunamadı.

Ancak sorunun başlattığı tartışma başlı başına bir gündem oldu. Peki Türkiye'de irtica tehlikesi var mı ki böyle bir plan yapılıyor ve bunun üzerine tartışmalar yaşanıyor? İskele Sancak'ta bu hafta bu soru masaya yatırıldı.

Programa Kültür eski Bakanı Fikri Sağlar, Cumhuriyet eski Sacısı Gültekin Avcı ve Prof. Dr. Nevzat Tarhan katıldı.

Program konuklarından Gültekin Avcı, Taraf'ta yayınlanan belgedeki imzanın imza sahibine ait olduğuna dair yüzde 90'lık tespitte bulunlduğunu belirtirken böyle belgelerde yüzde yüzlük bir tespit yapılamayacağını belirtti. Avcı, "fotokopisi olan bir belgenin aslı da vardır. Aslının da bulunması mümkündür. Aslı bulunamaz ise fotokopiden de tespit yapılabilir. Askeri tanımlamada irtica ve laiklik konusunda çok yoğun vurgu yapılırken bununla ilgili tanımlamanın yapılamadığını görmekteyiz. Neye göre laiklik neye göre irtica bu hala ortaya çıkmış değildir.

Nevzat Tarhan, bu planının olma ihtimalinin olmama ihtimalinden çok daha fazla olduğunu belirterek "Bu plan bir kurmayın beyin fırtınası çereçevesinde yapılan bir çalışmanın sonucudur. Bu plan 2008 yılında bilgi destek planı gibi bir planın adı geçiyordu. O dönemde ana planın çerçevesinde bir eylem planı yapılır eylem planını yapmaz ise görevini yapmamış olur. Bir kurmay albay kendi istediği doğrultusunda bunu hazırlayamaz. İki sayfalık raporun oluşması için bir ekip çalışması yapması gerekir. Genelkurmay'ın arşiv çalışmasına girilebilirse 27 Mayıs'tan bu yana yapılan tüm çalışmaları görmek mümkündür.

Şu anda görülen bu işin emir komuta zinciri dışında çalışma faaliyetidir. Komutanlar mecbur kaldığında düğmeye basmak durumanda olacakları bir çalışmadır. Bana göre Batı Çalışma Grubu türü bir çalışmanın oluşturduğu bir çalışmaya daha fazla benziyor. Bana göre bunun kapanmasını ister tarzı bir yaklaşım sorunu kronikleştirir. Bu iş bu yıl çözülmez ise bir başka yıl kesin çözülecektir. Bu planın ortaya çıkması bir başka planların da ortaya çıkmasına neden olacaktır. Geçen yıl ortaya çıkan Lahika için de bir inkar da yapılmadı.

Fikri Sağlar, Hükümet bu konuda yeterince sert tepki göstermedi. Sadece yapması gerekenin bir tanesini yaptı. O yaptığı da suç duyurusudur. Bu olayda normalde Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunması da doğal olan halidir. Bu dava Ergenekon davası içine konmuş bir belge. Suçlanan insan benim böyle bir belgeden bilgim yok bu benim bilgisayarımdan çıkmadı diyor. Bu belge vahim bir belgedir. Ortaya çıkan sonuç da vahimdir. Bana göre hükümet hala yapması gerekeni yapmamıştır.

LAİKLİK TARTIŞMASI

Gültekin Avcı'nın laiklik ve irtica tanımının yabancı olduğunu ve dönemsel olarak farklılık gösterdiği şeklindeki sözlerine Fikri sağlar karşı çıktı. Fikri Sağlar Anayasa'da laikliğin tanımının olduğunu ve bunun yaşam biçimi olduğunu söyledi.

Nevzat Tarhan, Askeri savcılığın eski YAŞ kararlarında askeri savcıların emekliye sevkedildiğini ve haklarını arama imkanlarının olmadığını belirterek belgenin tespitinde tarafsız hareket edemeyeceğini savundu. Bence öyle bir belgenin olmasından ziyade öyle bir belgenin dışarı çıkarılmış olması çok önemlidir. Genelkurmay kozmik bir yapıdadır ve bir bölümden diğer bir bölüme bile kimliksiz geçemez. Burada Genelkurmay Başkanı'nın zor durumda bırakmak da gözardı edilmemelidir. Ben onun yerinde olmak istemezdim. Onu görevden uzaklaştırmak için yapılan bir komplo da olabilir. Daha önceki sarıkız gibi raporlarla ilgili ismi geçenler hakkında hiçbir işlem yapılmamış olmaması bu tür raporları hazırlayanlara özgüven veriyor ve geri gelecekleri güvencesi veriyor. Bu raporu birkaç kurmayın insiyatifine bıramamak gerekir. Milli Siyaset Belgesi diye bir belge var ve irtica askeri kesimde PKK'dan daha tehlikeli olarak görüyor. Askerde tespih çekenle tetik çekenden daha tehlikeli düşüncede ama böyle bir paranoya oluşuyor. Belge ile ilgili hükümet yeterli adım atmıyor. Sadece var olan sinekleri yok etmeyi düşünüyor ancak bataklığı kurutmaya yönelik adım atılmıyor. Yapılan eleştiriler de bekara karı boşamaktan öte birşey değil.

Fikri Sağlar, belgenin doğru çıkması sonrasında yapılacak işler kolayldır. O zaman belgede ismi bulunandan hazırlayanlar ve Genelkurmay Başkanı görevden alınmalıdır. İstifası beklenmemeldir. Ancak bir de Türkiye gerçeği var. Hiçbir siyasi güç askeriye üzerinde etkinlikleri olmamıştır. Ancak Erdoğan, böyle bir belge sonrasında eğer gereğini yerine getirmez ise bir cuntayı temizledim derken başka cuntaların da önünü açacaktır.

Gültekin Avcı, Ergenekon Savcıları ile Askeri savcılar arasında 4 saatlik bir görüştüklerini bu görüşmenin bir çatışmadan ibaret olduğunu belirterek bu konunun çok önemli olduğunu belirterek bu belgenin gerçek olması halinde başta Genelkurmay başkanı olmak üzere ilgili tüm kişilerin görevden el çektirmesi gerektiğini belirtti.

Nevzat Tarhan, bu belgenin sahte olması durumunda bile tartışmanın süreceğini belirterek bu belgenin askeri terminolojiyi çok iyi bilen kişiler tarafından yazıldığını askeri yazışmalar usulüne birebir uyduğunu vurduğunu belirtti. Bu belgenin bir dezenformasyon izi de taşıdığını belirtti. Bu plan silahlı kuvvetlerle hükümeti birbirine düşürmek istenen bir plan. Bu bir deyimle " iki başbakanı birbirine düşürmek istiyorlar" Asker Türkiye'de tüm kurumların üzerinde kendine yer biçiyor. Bu noktada siyasete büyük görev düşüyor. Yetkilerini kullanarak sivil anayasaya sahip çıkarak gerekli adımları atması zorunludur.

Fikri Sağlar, Türkiye bir haftadır bu belgeyi tartışırak tüm kurumlarının örselendiğini hükümet asker ve medya tamamen bu konu etrafında yoğunlaştığını bu yüzden de Cumhurbaşkanı'nın gündeme getirdiği PKK terörünü bitirecek eylemin bir anda rafa kaldırıldığını dile getirdi. Türkiye 50 bin kişinin can verdiği bir sorunu çözmek için ortak bir zemin yakalamış Cumhurbaşkanı hükümet ve muhalefet dahil hepsi aynı noktada buluşmalarına rağmen bu olay atıl duruma düştü bundan nemalanan bir kesim istediği hedefe ulaştı.

Cumhurbaşkanı her kurumu denetlerken sadece iki kurumu denetim dışı bırakmıştır. Bunlardan biri yargı diğeri askeri kurumlardır. Yargının denetimsiz olması doğrudur. Ancak askeriyenin denetim dışı olması nasıl izah edilebilir. Dünyanın heryerinde askeri birimler denetlenirken bizde denetim dışıdır. Askeri Şura'lar da tamanen denetim dışıdır ve askerlikten atılanların da hiçbir haklarını savunma yolu yoktur. Askeri İstihbarat yetkisi tamamen devletin ilgili birimi tarafından denetime açılmalıdır. Askeri Savclılık ve askeri yargı ile biz bir yere varamayız bununla ilgili biran önce gerekli adımlar atılmalıdır.

Nevzat Tarhan, Türkiye tarihinde askeri müdahaleler ve buna yönelik çok sayıda adımlar atıldı. Gayri Nizami Harp konsepti diye bir bölüm var. Bu bölümde özel kuvvetler birlikleri toplumdaki herhangi biri olabilir görev geldiği zaman istenen yerde bir araya gelip hizmete çağrılabiliyor. Asker istediği kişileri bugün hala siyasi kesime karşı kullanabilme yetkisi varken siyasi kesimlerin bundan belki de haberi bile yoktur Bununla ilgili hiçbir düzenleme yapılmamıştır.

Fikri Sağlar, Türkiye'de darbe olmaz ben buna inanıyorum. Ancak korkusu devam eder. Bunun nedeni de siyasetçiledir. Siyasetçiler ellerindeki yetkilerini kullanabilseler Türkiye çok başka noktaya gidebilir. Ancak siyasetçiler de böyle bir düzenden faydalanarak bir yere gidiyor. Türkiye çift hukuklu bir ülke askeri hukuk sivil hukuk, askeri yargıtay ve diğer yargıtay var. Oysa gelişmiş ülkelerin hiçbirinde böyle bir uygulama yoktur. Türkiye'de normale geçiş için öncelikle siyasetin gerçek sahipleri tarafından yapılması gerekir. Siyaseti sadece parti başındaki 3 kişi kararı veriyor adayları belirliyor ve o kişilerin seçilmesini sağlayır. Vatandaşın karşısına çıkıp doğru bildiğini söyleyenler bir kez daha seçilme imkanı elde edemiyor. Öncelikle siyasette düzenlemeye gidilmeli ve siyaset tekeli liderlerin elinden alınmalı ve halkın gerçek temsilcilerinin siyasetiç olmasına müsade edilmelidir. Siyaset halkla birlikte olur vatandaş siyaseti sahip çıktığı an Türkiye'de işler normale dönebilir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*