İrtica tartışmalarına tepki!

  • Giriş : 04.10.2006 / 00:00:00

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ve kuvvet komutanlarının ‘irtica tehdidine’ yönelik açıklamalarına siyasiler sert tepki gösterdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Sepet Beşik

Anavatan Genel Başkanı Erkan Mumcu, bu konuşmaları, ‘planlı, önceden hazırlanmış bir savaşın parçası’ olarak niteledi. “Meselenin aslı Cumhurbaşkanlığı seçimleridir.’ diyen Mumcu, her kesimin demokrasinin çizdiği yerde durmasını istedi. Mumcu, “Milletine güveneceksin, rejimi millete emanet edeceksin, millete güvenmiyorsan çekip gideceksin. Milletle inatlaşılmaz.” ifadesini kullandı. İrticayı önleyecek en önemli gücün halk olduğunun altını çizen genel başkan, Sezer’in özgürlüklerin kısıtlanmasına yönelik talebine “hoppala” sözüyle karşılık verdi. “Dünyanın neresinde laiklik adına temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanabileceğinden söz edilmiştir?” diye sordu.

Mumcu, yeni yasama yılının ilk grup toplantısında irtica tartışmalarını değerlendirdi. Anayasa’da tanımlanan laiklik anlayışını benimsediklerini söyleyen Mumcu, Sezer’in, “bireysel hak ve özgürlükler kısıtlanabilir” sözlerine ‘Hoppala’ diyerek tepki gösterdi. Laikliğin hakları kısıtlayıcı değil, tam tersine geliştirici olduğunu belirten Mumcu, şöyle devam etti: “Laiklik olmazsa olmazdır. İnsanlar istediği gibi inansınlar, ibadet etsinler demektir. Temel hak ve özgürlükleri, kısıtlamak değil, kimsenin baskısı altında kalmadan kullanabilmektir.”

Türkiye’de 28 Şubat izlerinin görünmesinin ‘laikliğe ve demokrasiye’ zarar vereceğini vurgulayan Mumcu, bu sorunların çözümü için halka güvenilmesi gerektiğini kaydetti. Mumcu, şöyle konuştu: “(Muhtar bile yapmayız) dediklerinizin, günün birinde selam durmaya mecbur olduğunuz Başbakan olarak karşınıza çıkacağını görün. Anlayın, hatalarınızı, yanlışlarınızı görün. Aynı şeyleri tekrar edip durmayın. Bu ülkeye 28 Şubat psikolojisine benzer bir psikolojiyi yeniden hatırlatacak her şey, bu ülkede ne laikliğin, ne demokrasinin, ne cumhuriyetin lehine olacaktır. Milli iradeyle inatlaşmayın, milletle inatlaşmayın. Herkes demokrasinin, hukukun çizdiği yerde dursun, herkes görevini bilsin.” Mumcu, halkın hiçe sayılmasını sindiremediklerini vurgularken, “İrtica gelecekse bunu önleyecek en önemli güç milletin kendisidir. İran’ın ordusu yok muydu? Ama toplum ayağa kalktı, hiçbir güç önünde duramadı. Asıl efendi olan millettir.” dedi. Yaşanan tartışmaların altında yatan asıl meselenin ‘Cumhurbaşkanlığı seçimi, olduğunu söyleyen Mumcu, Cumhurbaşkanı’nı bu Meclis’in seçmesini istemeyenlerin halka da güvenemediğini belirtti. Mumcu, “Halk seçsin demeye diliniz varmıyor. Çünkü rejimi millete emanet etmeye eliniz varmıyor.” ifadesini kullandı. Mumcu, krizin ancak Cumhurbaşkanı’nı iki turlu bir sistemle halkın seçmesiyle çö-züleceğini kaydetti.

Milletin inançları Türkiye’ye zarar vermez

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, irticadan ne anlaşıldığının açık şekilde ortaya konulmasını istedi. Türk milletinin inanç değerlerinin Türkiye’nin bütünlüğüne zarar vermesinin söz konusu olamayacağını kaydeden Yazıcıoğlu, “İrticadan ne kastedildiği tam olarak ortaya konulmazsa, İslam’ın yaygınlaşması bir tehditmiş gibi algılanır, bu kesinlikle kabul edilemez.” dedi.

Yazıcıoğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Çankaya Köşkü’nün ve komuta kademesinin dile getirdiği irtica kaygılarını değerlendirdi. Söz konusu kaygılara sınır konulmasında yarar gördüğünü belirten BBP lideri, aksi takdirde çok yanlış algılamalara yol açılacağını vurguladı. Yazıcıoğlu, Türkiye’de Cumhuriyet değerlerini ortadan kaldıracak ve laik yapıyı hedef alacak din temelli tehdit edici bir örgütlenmenin olduğunu zannetmediğini söyledi. “Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘Laiklik tehlikeye girerse özgürlükler kısıtlanabilir.’ şeklindeki sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna ise şu karşılığı verdi: “Güvenlik, özgürlük ve demokrasi birbirini yok eden sarmal olmamalıdır. Ne ülke özgürlüğümüzden vazgeçeceğiz, ne de Türkiye’nin birliğinden ve bütünlüğünden vazgeçeceğiz.”

BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Amerika gezisine temas ederken, ABD Başkanı Bush’un görüşmede terör örgütü PKK’dan söz etmediğine dikkat çekti. Erdoğan’ın, ‘Sayın Bush’un gözlerinde terörü bitirme kararlılığını okudum.’ dediğini hatırlatan Yazıcıoğlu, “Neden Bush’un vaatleri içinde bunu görmediniz de gözünden okuma ihtiyacı hissettiniz?” diye sordu.

Mehmet Ağar: Türkiye’nin özgürlükleri kısmaya değil artırmaya ihtiyacı var

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, hak ve özgürlüklerin kısıtlanması taleplerine sert bir dille karşı çıktı. Ağar, Türkiye’nin özgürlükleri kısıtlamaya değil, daha çok artırmaya ihtiyacı olduğunu vurguladı. Türkiye Muhtarlar Derneği Başkanı Ramazan Özünal’ı parti genel merkezinde kabul eden Ağar, gazetecilerin sorularını cevapladı.

Ağar, Cumhurbaşkanı’nın özgürlüklerin belli şartlarda kısıtlandırılabileceği yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine, Cumhuriyet rejimini, milletin çok büyük çoğunluğunun kabul ettiğini anlattı. Ardından şunları kaydetti: “Türkiye’nin özgürlükleri kısmaya değil, daha özgür, demokrat, daha sivil mesajlara ihtiyacı var. Rejimden, milletin bir şikayeti yoktur, başka sıkıntılar vardır. Bu sıkıntıları örten bu söylemler, iktidarın işine gelmektedir. İktidar, bunun arkasına saklanarak, işsizlik, çaresizlik, yoksulluk gibi milletin meselelerinin tartışılmamasından memnuniyet duymaktadır.” DYP lideri Ağar, Cumhurbaşkanı Sezer ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın irtica ile ilgili açıklamalarını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, milletin yaşanan tabloları gördüğünü; ancak ülkede kurumlar arası ahengi, yönetimi sağlamakla yükümlü Başbakan’ın gerçekleri göremediğini iddia etti. Mehmet Ağar, yeni bir siyasi oluşum için çalışma yaptıkları iddia edilen Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz ve Hikmet Çetin’e de isim vermeden göndermede bulundu: “Türkiye’de demokrasinin sağlığı her şeyden önemlidir, bunun ilacı ve reçetesi millettir. Onun için birtakım arayışlar içinde olanlar milletle beraber siyaset yapma alışkanlığını bir türlü sağlayamayanların, göremeyenlerin, şimdi birtakım arayışlar içerisine girmesini de anlayabilmem mümkün değildir.”

Bir gazetecinin, “Erdoğan-Bush görüşmesinde PKK sorunu 10 dakika ele alındı ve ABD somut bir adım atmadı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Ağar, PKK terörünü Türkiye’nin kendi inisiyatifi ile çözmesi gerektiğini ifade etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious