İrticaya espirili yaklaşım

  • Giriş : 03.10.2006 / 00:00:00

Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, gündemdeki irtica tartışmalarına esprili bir gönderme yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Özellikle gıda sektöründe halkın aldatılmamasının önemine değinen Bakan Çoşkun, "Kul hakkı - mübarek Ramazan olduğu için irtica sayılmazsa birazcık ta öyle değinelim- bizim inançlarımızda fevkalade önemli. Tüketicinin haklarının korunmasında kul hakkı öne çıkıyor" diye konuştu.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu'nun Sheraton Otel'de düzenlediği 'Gıda Sektöründe Sağlık Beyanları ve Reklam' konulu konferansa katıldı. Burada bir konuşma yapan Bakan Coşkun, rekabete açık serbest piyasa koşullarına özel sektör dahil devlet birimlerinin hızla uyum sağlaması gerektiğini söyledi. Bu çerçevede hükümet olur olmaz çalışmalara başladıklarını kaydeden Coşkun, "İktidar olur olmaz, insan merkezli bir yönetime inandığımız için, dünyada oraya doğru yöneldiği için ve kul hakkı - mübarek Ramazan olduğu için irtica sayılmazsa birazcık ta öyle değinelim- bizim inançlarımızda fevkalade önemli yer almaktadır. Tüketici haklarının korunmasında kul hakkı çok öne çıkmaktadır." diye konuştu. Coşkun, "Yani bunu bir tarafta laik devlet düzeninde yasa emrediyor, diğer taraftan toplumun sosyal yapısı, inançları, aldatma ve aldatılmayı reddediyor." dedi. Çoşkun bu amaçla Tüketici Haklarının Korunması Yasası'nı özellikle çıkardıklarını kaydetti.

"PROMOSYON YASAĞINI ZORLAYAN BAZI MEDYA KURULUŞLARI İZİN ALAMAYINCA ÇAMUR ATIYOR"

Yasa ile birlikte Reklam Kurulu'nun oluşturulduğunu hatırlatan Coşkun, diğer taraftan, halkın doğru bilgilendirilmesinde en önemli etken olan medya ile ilgili bir çalışma grubu oluşturulduğunu aktardı. Geşmiş yıllarda medyanın kuruluşlarının promosyon adı altında periyodik yayınları ile birlikte gıdadan giyim eşyasına kadar pek çok ürün verdiğini anımsatan Çoşkun şöyle devam etti: "Uzak Doğu'da ekonomik ömrü tükenmiş Anadolu'yu elektronik cihaz mezarına döndüren bir sürü terkedilmiş cihazların sergilendiği ve gazete haber ve köşe yazarlarının fikri ile satılması yerine adeta esnafın yerini alan bir medya düzeninden kurtarmak için promosyonu yasakladık. Kültür ve eğitim yayınlarında serbest bıraktık."

Bazı medya kuruluşlarının söz konusu yasağı zorladığına dikkat çeken Coşkun, "Bu izinler verilmediği takdirde, medyaya ve hukukun üstünlüğüne yakışmayacak suçlamalara gidiyorlar. Bir çamur atayım da izi kalsın, şeklinde kendi ticari hırsları ve menfaatleri konusunda bizi hedef aldıkları oluyor. Bu da demokrasinin bir çilesi demek ki. Bu çileyi çekeceğiz. Sistem oturuncaya kadar sabırla hareket edeceğiz." dedi.

"TÜRKİYE'DEKİ 4 MİLYON 77 BİN KOOPERATİF ÜYESİNDEN YÜZDE 70'İ İHTİLAFLI"

Coşkun, Tüketicinin Korunması Yasası ile Reklam Kurulu'nun bağımsız, aldığı kararları doğrudan uygular hale getirildiğine de değindi. "Kararlar bakanın onayına itirazına bağlı olmadan doğrudan uygulanıyor. İtiraz makamı da yargı oluyor." diyen Coşkun, bugüne kadar halkı aldatan, yanıltan bir çok konunun Reklam Kurulu tarafından önlendiğini aktardı.

Coşkun şunları dile getirdi: "Öyle olaylarla karşı karşıya kaldık ki. Şimdi önümüz tatil. Basında, görsel medyada reklamlar başladı, tatil için rezervasyonlar konusunda. Vatandaşlarımız parasını yatırıp yer ayırttıkları halde, havaalanlarında müşkül durumlarda kaldıklarını gördük. Kapıdan kapıya satışlarda fevkalade aldatmacalarla karşı karşıya kaldık. Devre mülk satışlarında büyük yolsuzluklar oldu. Bir dairenin üç kişiye satıldığı olaylarla karşı karşıya kaldık."

Konut sıkıntısının sosyal bir mesele olduğuna işaret eden Coşkun, hükümetin bu konuda çalışmalarına devam ettiğini belirtti. Yapılaşmanın hızlı bir şekilde devam ettiğini ifade eden Coşkun, "Tabii müteahhitlerimizin hizmetleri ile bu hedeflere ulaşılacak. Ama bir çok kuruluşlar maalesef halkı aldatıcı bir şekilde bu kooperatiflere çağrıda bulunuyorlar. Bunlarla mücadele ediyoruz." dedi.

Türkiye'de 4 milyon 77 bin kooperatif üyesi bulunduğunu bunların yüzde 70'inin ise ihtilaflı olduğunu anlatan Coşkun, "Devamlı müfettiş gönderiyoruz. Bunları düzeltmeye çalışıyoruz. Halkın topyekün olarak aldatılmaması için büyük mücadele verdiğimiz bir süreç yaşıyoruz." diye konuştu.

"ÜRÜNLERDE BULUNMASI GEREKEN TÜRKÇE ETİKET İLE İLGİLİ DENETİMLER BAŞLATTIK"

Ali Coşkun, insan sağlığını yakından ilgilendiren gıda maddelerinin üretim ve ithalat izninin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na ait olduğunu, etiket ve ambalaj konusundaki denetimlerin ise Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından yapıldığını hatırlattı. Son aylarda özellikle ithal mallar üzerine yoğunlaştıklarını söyleyen Coşkun, "Vatandaş bir ithal malı alıyor. üzerinde 9-10 ülkenin dili ile dökümanlar olduğu halde Türkçe yok. Oysa standartlarda da yönetmeliklerde de kanunlarda da mutlak suretle halkın bilgilendirilmesi, aldanmaması için Türkçe etiket, Türkçe tanıtım belgesi şartı var. Bu konuda büyük bir denetim başlattık." dedi.

Üreticilerin ülkeye hizmet veren önemli kurumlar olduğunu dile getiren Coşkun, "Ancak fırsatçılar da var. Özellikle bu fırsatçılık kayıt dışı ekonomiden kaynaklanıyor. Bu ekonominin önündeki en büyük sorunlardan bir tanesi. Çünkü haksız rekabeti beraberinde getiriyor. Dolayısı ile faturasız satışlar ve yanlış etiketlenmiş ambalajlarla hala bu fırsatçılık devam ediyor. Giderek oto kontrol sistemini getirmek istiyoruz." ifadesini kullandı.

Bakan Coşkun, çıkışta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın Harp Akademileri'nde yaptığı konuşma ile ilgili soruyu ise yanıtsız bıraktı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious