İş Bankası: En hızlı küçülen ülkeyiz

İş Bankası: En hızlı küçülen ülkeyiz.4925
  • Giriş : 10.07.2009 / 15:45:00

Türkiye İş Bankası, Türkiye ekonomisinin 2009 yılında yüzde 5,5 oranında daralacağını öngördüklerini bildirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Ing Bank, ''Global koşullar henüz düzelmedi, hala gelişmiş ekonomilerde finans sektörünün sağlığına kavuşturulması gerekiyor, dolayısıyla Türkiye'nin IMF ile ilişkilerini değerlendirmek için sonbahara kadar zamanı kanımızca yok, zaman artık bu zaman.''dedi.

''Temmuz ayına ilişkin olarak Türkiye iş Bankası İktisadi Araştırmalar Müdürlüğü tarafından hazırlanan, ''Dünya ve Türkiye Ekonomisinde Gelişmeler'' ile Ing Bank Hazine Grubu Ekonomik Araştırmalar Bölümü tarafından hazırlanan bültenlerde, Türkiye ekonomisinde yaşanan son gelişmeler değerlendirildi.

İş Bankası'nın bülteninde, Türkiye ekonomisinin 2009'un ilk çeyreği itibarıyla bazı Baltık ülkelerinden sonra dünyada en hızlı küçülen ekonomilerden biri olduğu belirtildi.

Özellikle, vergi indirimlerinin yapıldığı sektörlerde kapasite kullanım oranındaki artışın yüksek düzeyde gerçekleşirken, diğer sektörlerde de kapasite kullanımının artış eğiliminde olmasının üretimdeki toparlanmanın genele yayılma eğiliminde olduğunu gösterdiğine dikkat çekilen bültende, şöyle denildi:

''Yılın ikinci yarısında ise Merkez Bankası kısa vadeli faiz oranlarındaki indirimlerin gecikmeli etkisi, uygulanan ekonomik tedbirlerin devam ettirilmesi ve yurt dışı piyasalar görece olumlu seyretmesi paralelinde ekonomik aktivitede bir miktar toparlanma yaşanabileceği ve son çeyrekte baz etkisiyle de birlikte pozitif büyümeye geçilebileceği düşünülmektedir. Bu çerçevede, Türkiye ekonomisi için 2009 yılında daha önce yüzde 4,5 olan daralma tahminimizi yüzde 5,5 olarak revize ediyoruz.''

2009 yılının birinci çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre, yüzde 13,8 küçülen Türkiye ekonomisindeki yavaşlamanın önümüzdeki dönemde azalmasının beklendiği kaydedilen bültende, ancak, işgücü piyasasındaki toparlanmanın zaman alacağı ve işsizlik oranının yüksek düzeylerdeki seyrini sürdüreceğinin düşünüldüğü belirtildi.

Yatırımcıların gelecek döneme yönelik risk algılamalarındaki iyileşmeye bağlı olarak global piyasalarda normalleşme sürecinin yaşandığı ifade edilen bültende, şöyle denildi:

''Türkiye ekonomisinde de sınai üretim, kapasite kullanım oranları gibi veriler ekonomik aktivitede bir miktar toparlanmaya işaret etmektedir. Uluslararası piyasalardaki olumlu seyir paralelinde Nisan ayında uzun bir aradan sonra ilk defa portföy yatırımlarında giriş kaydedilmiştir.

Bütçe açığındaki genişleme yavaşlamıştır. Ancak, teşvik ve istihdam paketi ile vergi indirimlerinin bütçeye nasıl yansıyacağı belirsizliğini korurken, IMF ile kısa zamanda anlaşma yapılma olasılığı da azalmıştır. Bu çerçevede, kısa vadede ekonomide ve kredi hacminde hızlı bir toparlanma beklenmemektedir''.

-ING BANK-

Ing Bank Başekonomisti Sengül Dağdeviren tarafından kaleme alınan ''Türkiye, IMF'den Esnek Kredi İmkanı almayı hedeflemeli, eğer...'' başlıklı bültende, sistematik bir risk olmadığı sürece Türkiye'nin gelişmiş ülkeler arasında en hızlı durgunluktan çıkan ülke olacağını düşündükleri belirtildi.
Türkiye'de artık kamunun harcamalarını kısması ve özel sektörün harcamalarını artırmasına izin verme zamanı olduğu belirtilen bültende, ilk çeyrekte kamunun büyümeye katkısının sadece yüzde 1,1 puan olması ve ''iyileşen'' sanayi üretimi verilerinde tabana yayılmayan ve daha çok teşvik alan sektörlerde toparlanma yaşanmasının kamu politikalarına dair sınırları netleştirdiği ifade edildi. Bültende şöyle denildi:

''Sonuçta gecikmeli olarak Temmuz ayında yayımlanacak Orta Vadeli Program'ın bu kaygıları ortadan kaldırmayı hedefleyeceği düşünülürse, IMF ile uzun dönemli bir anlaşma yapmanın gereği konusunda kararsız görünen hükümetin, eğer istikrar konusundaki kararlılığını tescil ettirmek istiyorsa IMF'den Esnek Kredi Hattı imkanı almayı hedeflemesi ve ekonomik 'istikrara' dair güven satın alması gerekiyor.

Bu altı aylık dönemde Türkiye'nin kredi notunun iyileştirilmesinin de yolunu açabilecek olup, aynı zamanda 2010'a dair artma potansiyeli taşıyan erken seçim riskini de dengeleyebilecektir. Global koşullar henüz düzelmedi, hala gelişmiş ekonomilerde finans sektörünün sağlığına kavuşturulması gerekiyor, dolayısıyla Türkiye'nin IMF ile ilişkilerini değerlendirmek için sonbahara kadar zamanı kanımızca yok, zaman artık bu zaman.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*