İş dünyasının önündeki büyük çıkmazlar

İş dünyasının önündeki büyük çıkmazlar.9738
  • Giriş : 26.12.2008 / 23:00:00

Küresel çapta ciddi yıkımlar getiren ekonomik kriz sonrasında iş ahlâkı açısından Türk iş dünyasının durumu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Uzman ve akademisyen bir kadro tarafından hazırlanan “2008 İş Ahlâkı Raporu” ve “2008 Girişimcilik Raporu” bugün gerçekleşen basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaşıldı. Küresel çapta ciddi yıkımlar getiren ekonomik kriz sonrasında iş ahlâkı açısından Türk iş dünyasının sergilediği başarı ve başarısızlığı, teoriden pratiğe uzanan geniş bir çizgide ele alan İş Ahlakı Raporu ve Girişimcilik Raporu büyük ilgi uyandırdı.

Malta Köşkü'nde gerçekleşen toplantı İGİAD Başkan Yardımcısı Halim Özdemir ve İGİAD Başkanı Şükrü Alkan'ın açılış konuşmaları ile başladı. Konuşmaların ardından Doç. Dr. İbrahim Öztürk 2008 Girişimcilik Raporu hakkında, Prof. Dr. Ömer Torlak ise 2008 İş Ahlakı Raporu hakkında bir sunum gerçekleştirdi.

İGİAD Başkan Yardımcısı Halim Özdemir, yaptığı konuşmada İGİAD ile ilgili bilgiler verdi. Kısa adı AGÜ olan çalışması hakkında bilgiler verdi ve '2009 Asgari Geçim Ücreti'ni yakında açıklayacaklarını söyledi. Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kurucu arkadaşlarımızla yola çıkarken İGİAD olarak, iki temel hedefimiz vardı: Girişimciliği teşvik etmek ve iş ahlâkını yaygınlaştırmak. Yaşlı dünyamızın içinde olduğu durum ortada. Krizler ve yolsuzluklar iç içe girmiş durumda. Yedimizden yetmişimize hep beraber temelinde derin ahlaki zaaflardan kaynaklanan yüzyılın en büyük krizi gerçeğine alışmaya çalışırken, güven üzerine oturması gereken kurumlardaki yolsuzluk iddialarına maalesef aşina olduk. Hem bu ahlaki zafiyet öyle sistematik ve kurumsal bir hâl aldı ki oluşturduğu etki de artık “Tarihin”, “Avrupa'nın” ve “Türkiye”nin en büyük yolsuzluğu sıfatlarıyla anılır oldu. Bu isli, paslı ve gri ortamdan insanlığın sahip olduğu pek çok değer nasibini aldı ve daha da alacak gibi görünüyor.”

Daha sonra kürsüye gelen İGİAD Başkanı Şükrü Alkan ise konuşmasına, raporların hazırlanmasında emeği geçen akademisyenlere teşekkür ederek başladı. Alkan yaptığı konuşmayı şöyle sürdürdü:

“Hepimizin tanık olduğu gibi krizin ilk sarstığı nokta, iş ahlâkı ve girişimcilik ruhudur. Bu yüzden krizi, iş ahlâkının zayıf düştüğü ve buna bağlı olarak girişimcilik ruhunun kaybolduğu ekonomik ortam olarak da tanımlayabiliriz. Temelinde güvensizliğin ve bilgisizliğin yer aldığı bir iş hayatıyla karşı karşıyayız. Bu noktada, İGİAD olarak kendimize belirlediğimiz temel misyon olan ahlâklı girişimcilik anlayışına olan ihtiyaç daha bir önem kazanıyor. Şüphesiz araştırmayla elde edilen sonuçlardan en dikkat çekici olanı, iş dünyasında karşılaşılan ahlâkî problemlerin nedenleridir. Sektör ayrımı olmaksızın iş dünyasındaki ahlâki problemlerin temelinde yatan nedenlere baktığımızda bilgisizlik, aşırı kazanma hırsı ve düşük ücretin öne çıktığını görüyoruz. Bu nedenlerin aşılmasında, iş dünyasına olduğu kadar bizlere ve medyaya da önemli görevler düşüyor.

Araştırmanın önemli başlıklarından bir diğeri de iş dünyasında karşılaşılan ahlâkî problemlerin hangileri olduğudur. Saptanan 41 temel problem arasında en yaygın olanları, evrakta sahtecilik, rüşvet alma ve verme, verilen randevulara riayet etmeme, satış sonrası garanti ve hizmetlerin aksatılmasıdır. Öte yandan, iş ahlâkını yönlendiren zorlayıcı unsurlar arasında yasaların ilk sırada gelmesi de dikkat çekici. Kişisel bir değer olan iş ahlâkının dış etkenlerle yönlendirilmesi de yine bu konuda yapılması gereken düzenleme ve çalışmaların önemine işaret ediyor. Yasal düzenlemelerin ardından gelen diğer zorlayıcı unsurlar ise şirketin yazılı kuralları, iş çevresi ve müşteri kaybetme korkusu. Yapılan alan araştırmasının sonuçları, iş ahlâkının ihmalinin her sektörde aynı oranda olmadığını gösteriyor. Sektörden sektöre spesifik ahlâk ihlalleri değişse de bankacılık, finans, tekstil ve dayanıklı tüketim ürünleri, iş ahlâkı konusundaki ihmallerin en sık rastlandığı sektörler. Geçtiğimiz aylarda yaşanan küresel krizin merkezinde de bu sektörlerin yer alması oldukça ibretamiz bir durum.”

2008 Girişimcilik Raporu'na da değinen Şükrü Alkan, rapor hakkında şunları söyledi:

“Sanayiden inşaata, tekstilden gıdaya tüm ana sektörlerin mevcut durumları, güçlü ve zayıf yönleri ile yakın geleceğe dair fırsat ve tehditleri ayrıntılarıyla analiz edildi. Türk ekonomisinin %99'unu oluşturan KOBİ'lere yönelik ciddi bir yol haritasını da içeriyor rapor. İGİAD'ın “bir girişimcilik fidanlığı” olarak tanımladığı KOBİ'ler, ülkemiz ekonomisinde ciddi bir yer işgal etmektedir. Bu yüzden raporun sonunda KOBİ'ler için birtakım tavsiyeler sunuyoruz. Bunlardan birkaçını özellikle vurgulamamız lazım. Örneğin, Ar-Ge altyapısı kurarak rekabetçi bir üstünlük olan farklılığa sahip olmaları, kredi arayışlarına, bağlı bulundukları örgüt ve dernekler aracılığıyla girmeleri, mühendislik hizmetlerinden daha sık yararlanarak verimliliklerini artırmaları. Temelde insana değil ekonomik gelişmeye odaklanan kapitalizmin tersine, bizim kültürümüz insanî merkezli bir anlayışı ön planda tutar. Bu bağlamda iş ahlâkı da bütünüyle bir işveren ve işgören ahlâkı anlamına geliyor. İş dünyası ile akademik çevrenin kendine özgü deneyim ve birikimi İGİAD çatısı altında bir araya gelerek aynı potada erimekte. Böylece iş ahlâkı etrafındaki tüm sorunlar, farklı bakış açılarıyla çözüm yollarına kavuşturulmakta.”

Konuşmaların ardından Doç. Dr. İbrahim Öztürk 2008 Girişimcilik Raporu hakkında, Prof. Dr. Ömer Torlak ise İş Ahlakı Raporu hakkında bir sunum gerçekleştirdi. Özellikle İş Ahlakı Raporu sunumunda şu araştırma bilgileri dikkat çekti:

İŞ AHLAKI NASIL ŞEKİLLENİYOR?

İş ahlakı en çok aile, yönetici ve patrondan etkilenerek şekilleniyor. Ancak esas belirleyici olan, yani “zorlayıcı unsurlar” arasında yasalar, şirketin yazılı kuralları, iş çevresi ve müşteriler ön plana çıkıyor.

EN SIK KARŞILAŞILAN AHLAKİ PROBLEMLER HANGİLERİ?

En sık karşılaşılan ahlaki problemler (sıklık sırasına göre) şunlar: Evrakta sahtecilik, rüşvet alma ve verme, verilen randevulara riayet etmeme, satış sonrası garanti ve hizmetlerin aksatılması, bayi atlayarak satış yapmak, yapılan ahlaki olmayan işlerle övünme, ücretsiz fazla mesai…

AHLAKİ YOZLAŞMA HANGİ SEKTÖRDE, NE KADAR, NİYE?

Bankacılık – Finans, Tekstil ve Dayanıklı Tüketim sektörleri ahlaki zafiyetlerin en fazla görüldüğü sektörler. (a) Bankacılık- Finans: Aynı ürünün farklı fiyatlara satılması, müşterinin bilgisizliğinden faydalanma; aldatıcı reklamlar; çalışanlar arasında ayrımcılık; ürünü fahiş fiyattan satma. (b) Tekstil: Kalitesiz mal üretimi; istenilen kalitede mal ve hizmet teslim etmeme; kadın cinselliğini daha fazla sömürme; sigortasız işçi çalıştırma; liyakat esaslarına göre davranmama; çalışan ücretlerini geç ödeme.

ÇALIŞAN NE YAPIYOR?

Çalışanlar cephesinde en sık karşılaşılan ahlaki zafiyet olarak, ortaya başkalarının başarısını kendine mal etme çabası çıkıyor. Bu sorun en sık şekilde Bankacılık- Finans ve Tekstil sektörlerinde gözlemleniyor.

KAMUYA BAKIŞIMIZ NASIL?

Kamuya karşı sorumlulukların yerine getirilmesi noktasında en sık karşılaşılan üç ahlaki zafiyet (a) Dolandırıcılık (En sıklıkla Bankacılık- Finans, Dayanıklı tüketim ve İnşaat sektörlerinde); (b) Evrakta sahtecilik (En sıklıkla Tekstil sektöründe); ve (c) Kayıt dışı çalışma (En sıklıkla Tekstil, Bankacılık- Finans, Dayanıklı Tüketim sektörlerinde)

YÜZDE 50'MİZ RÜŞVETLE KARŞI KARŞIYA

Rüşvet alma ve verme sektörlere göre farklılık arz etmeyen çok yaygın bir sorun. Ankete cevap verenlerin % 48-50 arasında bir kısmı ara sıra, sık sık ve çok sık frekanslarla rüşvetle karşı karşıya kaldıklarını belirtiyor.

SÖZLEŞMELER YETERLİ Mİ?

İş dünyası genelinde en fazla karşılaşılan ve sektör farkı gözetmeksizin her alanda rastlanan bir diğer sorun da yapılan sözleşmelere riayet etmeme. %65.7'lik bir kesim iş adamı ara sıra, sık sık veya çok sık, sözleşmelerde verdikleri sözlere riayet etmediklerini düşünüyor. Sözleşmelere sadık kalmama konusunda en sabıkalı sektörler açık ara ile tekstil ve otomotiv.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*