Işın kılıcı tümörleri yok ediyor

  • Giriş : 06.04.2006 / 00:00:00

Kanser hastalarına kansız, bıçaksız, anestezisiz ve yan etkisiz tedavi vaat eden yeni yöntem sayesinde tümör cerrahi kadar keskin sınırlarla ortadan kaldırılırken, ışınların normal dokulara zarar vermesi de önleniyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dünyada sadece 70 merkezde bulunan Cyberknife, Türkiye'de ilk kez Anadolu Sağlık Merkezi'nde hizmete sunuldu. 2001 yılında tüm vücut uygulaması için Amerikan Gıda ve İlâç Dairesi (FDA) onayı alan cihaz, her türlü kanserin radyoterapisinde kullanılabiliyor. Cyberknife, “tümör çevresindeki normal dokuların radyasyonla karşılaşmasını en aza indiren, radyocerrahinin en gelişmiş yöntemi” olarak tanımlanıyor. Cihaz ile vücut içerisindeki tümör ya da hastalıklı alanlar duyarlı bir biçimde hedefleniyor ve yüksek radyasyon dozları verilerek öldürülüyor. Anadolu Sağlık Merkezi'nden Radyasyon Onkolojisi uzmanı Prof. Dr. Haluk Onat, herhangi bir cerrahi operasyon gerektirmeyen Cyberknife 'ın yararlarını anlattı:

OMURİLİK TÜMÖRÜNDE ETKİLİ

Cyberknife beyin tümörlerinde oldukça etkili. Ayrıca, tedavi imkânı bulunmayan beyin sapı ve omurilik tümörlerinde felçsiz iyileşme sağlıyor. Bilgisayarlı tomografide görülen tümörün işaretlenmesinin ardından yaklaşık bir saat süren seansta robot, tümörü bir cerrah titizliğiyle ışınlayarak yok ediyor. Başta beyin olmak üzere, beyin sapı, omurilik, gırtlak, akciğer, karaciğer, pankreas, böbrek, böbrek üstü bezi, prostat gibi kanserlerin sık görüldüğü organlara yan etkisiz ışın tedavisi verebilmesi, yaygın bir kullanım alanının oluşmasını sağlıyor.

HATA PAYI EN AZA İNİYOR

Cyberknife her türlü kanserin radyoterapisinde kullanılıyor. Cihazın her açıda dönebilen ve her pozisyonda durabilen robotik kolu yardımıyla ışınlar hastaya gönderiliyor. Böylece vücuttaki herhangi bir bölge rahatlıkla ışınlanabiliyor. Bu özellik, tedavisi diğer radyoterapi cihazlarıyla mümkün olmayan hastalara da tedavi şansı tanıyor.

Özellikle beyin dışındaki organlar zaman zaman hareket edebiliyor. Bu da tedavi sırasında radyasyonun istenen yere istenen dozda verilmesini engelliyor. Cyberknife radyoterapi cihazının önemi de bu aşamada ortaya çıkıyor. Hareketli organlar, tedavi sırasında cihaz tarafından sürekli izleniyor. Organ istenen pozisyona geldiğinde de ışın veriliyor. Böylece ışınlama sırasında hata payı en aza indiriliyor.

AĞRISIZ VE YAN ETKİSİZ

Cihaz ile normal dokuları milimetrenin altında bir hassasiyet ile ışından korumak mümkün olabiliyor. Yani, cerrahi yöntem kadar kesin bir sınırla tümörü ortadan kaldırırken, ışınların normal dokulara zarar vermesini de engelliyor.

Hasta 1 saatlik ışın uygulaması sırasında hiçbir acı ya da Ağrı duymuyor. Tedaviden hemen sonra normal günlük işlerini yapabiliyor, hatta araba kullanarak hastaneden ayrılabiliyorlar. Bu sırada herhangi bir cerrahi işlem yapılması gerekmediği için, hasta ameliyatın getirebileceği yan etkilerden de kurtuluyor.

Bol bol sebze yiyin

İşte ünlü Diyetisyen Taylan Kümeli’den kanserden koruyan yiyecekler ve dikkat edilmesi gereken beslenme kuralları...

Dengeli ve düzenli beslenin
Yağ tüketimini azaltın, yağlı etlerden mümkün olduğunca uzak durun.
Yiyecekleri hazırlarken kızartma, kavurma, tütsüleme yerine ızgara, fırında, buğulama, haşlama gibi pişirme yöntemlerini tercih edin
Günlük tuz tüketimi 5-6 gramı geçmemelidir.
Turşu ve salamura gibi fazla tuzlu yiyecekleri az miktarda tüketin.
Hayvansal kaynaklı besinlerden çok bitkisel kaynaklı besinleri tercih edin.
Günlük 25-30 gram posa alın. Sebze ve meyveler posanın en önemli kaynaklarıdır. Bu nedenle günde en az 3-5 porsiyon sebze ve meyve tüketin. Antioksidan vitamin ve minerallerin kaynağı olan ıspanak, karnabahar, lahana, brokoli, Brüksel lahanası, havuç, domates, kırmızı-yeşil biber ve turunçgilleri bol miktarda yiyin.
Kabuklu yenebilen meyveler kabuğu ile birlikte yenilmelidir.
Sebze ve meyveleri yemeden önce iyice yıkayın.
Sebze yemekleri az suda veya kendi suyu ile pişirilmeli ve hemen tüketilmelidir.
Haftada 2-3 kez kuru baklagil yemekleri yiyin.
Kuru baklagillerin ıslama sularını dökün, haşlama sularını kullanın.
Besinlerin saklama koşullarına dikkat edin. Özellikle salça, turşu, reçel vb. gibi besinleri boşaltılmış deterjan ve ilâç kutularında, boyalı plastiklerde saklamayın. Kurşun ve kanser yapıcı diğer maddeler yiyeceğe geçebilir. Küf ve toksin üremiş besin tüketilmemelidir. Bulgur, mısır, yer fıstığı, fındık, pul biber ve diğer yağlı tohumlarda üreyen küfler ve onların toksinleri (aflatoksin) kansere sebep olabilir.
Hazır satılan yiyeceklerin etiketlerine dikkat edin.
Besinlerin taze ve kendi mutfaklarımızda hazırlanıp, pişirilmiş olanları tercih edilmelidir.
Ekmeğin kepekli, çok tahıllı olanı sağlıklıdır.
Yiyeceklerin hazırlama ve pişirme aşamasında domates, sarmısak, soğan, nane ve maydanoz gibi besinler bolca ve sıkça kullanılmalıdır.
Kanserleri tanıyalım!

Prof. Dr. Faruk Nuri Aykan - International Hospital

AKCİĞER KANSERİ

Akciğer kanseri erkek ve kadınlarda en sık rastlanan ikinci kanser türüdür. ABD'de her yıl yaklaşık 100 bin erkek ve 60 bin kadın bu hastalıktan ölüyor. Akciğer kanseri en fazla ölüme yol açan kanser türü olmakla birlikte, önlenmesi en kolay kanserdir.

En büyük düşman sigara

Sigara, puro, pipo (tütün) içimi: Akciğer kanserinin bugün ispatlanmış olan en önemli risk faktörüdür. Gelişmiş ülkelerde sigara içiminin başarılı olarak önlenmesi sayesinde, bu ülkelerde akciğer kanseri sıklığı oldukça azalmıştır. Sigarayı bıraktıktan 5 yıl sonra risk azalsa da tamamen ortadan kalkmaz.

Asbest: Madenlerde, gemi yapımında, yalıtım malzemesi olarak kullanılır. Solunum yollarında uzun süreli tahriş oluşturur.

Radon: Evlerde, toprakta doğal olarak bulunan, kokusuz radyoaktif bir gazdır.

Verem hastalığı (tüberküloz): Bu hastalığın yerleştiği akciğer alanında sonradan akciğer kanseri gelişebilir.

Önceden akciğer kanseri geçirmiş olmak: Akciğer kanseri tanısı almış ve tedavi olmuş kişilerde daha sonra ikinci bir kanser gelişme riski vardır. Sigara içmek bu riski ayrıca arttırır.

Hâlsizlik kanser belirtisi

Akciğer kanserleri sinsi seyreder, bu yüzden çoğu kez teşhiste gecikmelere yol açar. Sigara kullanan ve buna bağlı kronik bronşiti olanlarda, öksürük ve balgam şikâyetlerinin süreklilik kazanması, balgamda kan görülmesi, giderek artan nefes darlığı, özellikle sırtta kürek kemiklerinin arasına veya omuzlara yayılan batıcı nitelikte göğüs ağrısı kanser için şüphe uyandırması gereken belirtilerdir. İştahsızlık, halsizlik, kilo kaybı ve terleme de görülebilir.

Teşhis için biyopsi şart

Öncelikle basit bir akciğer grafisi çekilir, bu filmde akciğerde kitle görülür. Daha sonra bilgisayarlı tomografi eşliğinde ya da bronkoskopi denilen işlem yapılarak görülen kitleden biyopsi yapılır ve patolog tarafından teşhis konur. Bu aşamadan sonra çeşitli tetkikler (BT, MRI, kemik sintigrafisi gibi) ile hastalığın hangi evrede olduğu tespit edilir. Akciğer kanserleri küçük hücreli ve küçük hücreli dışı kanserler olmak üzere iki bölümde incelenir. Küçük hücreli dışı akciğer kanserlerinin esas tedavisi cerrahidir. Erken evrelerde (evre 1 ve 2, bazı evre 3 hastalar) ameliyatla tümörlü doku, etraftan bir miktar sağlam doku ile birlikte çıkarılır. Bazen içinde tümörün bulunduğu tüm akciğer lobu çıkartılabilir.

Ameliyatla çıkarılması mümkün olmayan evre 3 akciğer kanserinin esas tedavisi ışın tedavisi (radyoterapi) ve ilâç tedavisi (kemoterapi)' dir. Sırayla uygulanır.

Küçük hücreli akciğer kanserinin esas tedavileri ise kemoterapi ve radyoterapidir. Nadiren çok küçük çaplı tümörlerde cerrahi uygulanabilir. Kemoterapiye çok duyarlı bir tümör olmasına rağmen tekrarlama riski yüksektir. www.kanserken.com

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious