İşini sevmeyenler, daha fazla bel ağrısı yaşıyor

  • Giriş : 26.04.2006 / 00:00:00

İşini sevmeyenler, sevenlere göre bel ağrısı nedeniyle 2.5 kat daha fazla hekime başvuruyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü'nden Dr. Hulagu Kaptan, bel ağrısının 35-45 yaş arası genç çalışan nüfusun önemli bir kısmını etkilediğini belirterek, bu grup için özellikle iş memnuniyetsizliği ve stresin risk faktörleri arasında yer aldığını kaydetti.
Atatürk Eğitimi ve Araştırma Hastanesinden Dr. Hulagu Kaptan; CİHAN'a yaptığı açıklamada yetişkinlerin yaklaşık yüzde 80'inin yaşamlarının bir döneminde bel ağrısı yaşadığını söyledi.

Bel ağrısının 30-70 yaş arasında daha sık görüldüğünü, 45-65 yaş grubunda en yoğun şekilde yaşandığını dile getiren Kaptan, "Bel ağrısı 35-45 yaş arası genç çalışan nüfusunda önemli bir kısmını etkilemektedir" dedi. Kaptan, meslekle ilgili bel ağrılarındaki risk faktörlerini; ağır kaldırma, vibrasyon (titreşim) ve piskolojik etmenler olarak sıraladı.

Dizleri bükmeden kaldırma, asimetrik kaldırma, hareketin devamlı tekrarının bel ağrısına neden olduğunu dile getiren Kaptan, "Dizleri bükmeden ağır cisimleri kaldırmanın bel fıtığı riskini arttırdığını göstermektedir. Ağır kaldırmada cismin ağırlığı dışında kaldırmanın tekrarı da önemlidir. Bel ağrısının en sık görüldüğü grup arasında ağır bedeni faaliyet ve uzun süreli ayakta durmayı gerektiren meslekler başta gelmektedir" diye konuştu.

Araba, kamyon ve benzeri araç kullananların yüksek vibrasyona maruz kaldıklarından kas yorgunluğu yaşadıklarını belirten Kaptan; "Otobüs şoförleri ve tamircilerde yapılan bir araştırmada bel ağrısı sıklığı ile yaşam boyu vibrasyona maruz kalma süresinin uzunluğu arasında ilişki bulunmuştur" ifadesini kullandı.

Bel ağrısı ve bel fıtığında en yüksek görülme sıklığının vibrasyona sık maruz kalan otobüs şoförlerinde olduğunu kaydeden Kaptan, "Kamyon şoförlerinde; bel fıtığı görülme oranının 5 kat daha fazla olduğu saptanmıştır" dedi.


İŞ TATMİNİN FAZLA OLMASI STRESİ, AĞRIYI VE SAKATLIĞI AZALTIYOR


İşini sevmeyenlerin bel ağrısı nedeniyle hekime başvurma oranının, sevenlere göre 2.5 kat daha fazla olduğuna dikkat çeken Kaptan şöyle devam etti: "İşinden memnun olmama, takdir edilmeme bel ağrısındaki risk faktörüdür. Stres nedeniyle dikkati toplayamama özellikle sanayide iş kazalarından oluşan bel ağrılarına yol açmakta ve stres risk faktörü olarak kabul edilmektedir"

Kronik bel ağrılarındaki sebeplerin çok etmenli olduğunu söyleyen Kaptan, "Çevresel faktörlerle beraber psikolojik faktörler kronik bel ağrısının sürekliliği ve gelişimini açıklamak için yeterli olmamaktadır. Bel ağrısının sürenliği; yüksek psikolojik gerilim, diğer sağlık sorunları, düşük fiziksel aktivite, sigara, işteki tatminsizlik, Ağrı sürekliliği ile ilişkilendirilebilir. Kronik bel ağrısı ile ilişkilendirilen bir diğer faktör iş tatminidir. İş tatminin fazla olmasının psikolojik baskıyı, ağrıyı ve sakatlığı azalttığı doğrulanmıştır" şeklinde konuştu.


İŞ YERİ KAYNAKLI BEL AĞRILARINDAN KORUNMAK MÜMKÜN


Diğer sağlık sorunlarında olduğu gibi, bel ağrısında da korunmanın daha kolay-ucuz ve az acı verici olduğunu vurgulayan Kaptan, "İşyerlerinde bel ağrısı ile ilgili risk faktörleri anlatılarak bunlardan korunma eğitiminin verilmesi; erken tanı ve tedaviye olanak sağlayarak kronik sakatlığın oluşmasını önleyebilir" dedi.

Eğitim programlarının bel ağrısından korunmada önemli bir etkiye sahip olduğuna dikkat çeken Kaptan, "İşyerinde bel ağrısından korunmak içi; işin çalışana uygun olması, çalışanın eğitimi, tüm bu uygulamalara rağmen bel ağrısı yakınması olanların erken tanısı ve tedavisi, daha sonra rehabilitasyonu yapılmalıdır" şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious