İsitsmarcıların 'Adli Tıp' kardeşliği!

İsitsmarcıların 'Adli Tıp' kardeşliği!.15386
  • Giriş : 25.11.2008 / 10:00:00
  • Güncelleme : 06.09.2016 / 08:35:03

Üzmez'in mağduresine verilen rapor, bir mankene tecavüz edip görüntüleri internete yayan Demirkol'a emsal oldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hüseyin Üzmez'in taciz davası giderek daha şenlikli bir hale geliyor. Televizyonlara çıkıp kendini yerin dibine batırması ve 'nefret edilen sapık adam' imajını pekiştirmesi isabet oldu. Tartışma büyüdü, sistemdeki çarpıklıklar ortaya döküldü. Önce '14 yaşındaki kızın ruh sağlığı bozulmadı' diye rapor veren Adli Tıp Kurumu'nda, pedagog olmadığı anlaşıldı... Üç Sosyal Hizmetler görevlisi, ihmalleri yüzünden 'kınama' aldı... Üstüne üstlük, mağdurenin avukatlığını yapan Alp Eren Akdemir'in baroya kayıtlı olmadığını öğrendik...

Neresinden baksanız, utanç verici bir tablo. Tekrarlıyorum; bunların meydana çıkması, tartışılması her şeye rağmen olumlu gelişmeler. Ensest, çocuk istismarı, aile içi şiddet, tecavüz gibi konuları halının altına süpürmeyi tercih eden toplumun sesini yükseltmesinin zamanı geldi de geçiyor. En azından sivil bir hareket başladı: Mail grupları yoluyla 'çocuk istismarına hayır' kampanyası başlatıldı, TBMM ile Çocuk ve Aileden Sorumlu Bakanlığa mailler yağıyor. (http://kampanya.annecocuk.com/)

İşin ironik yanı, kamuoyunda çok tartışılan bir başka tecavüz davasının, Üzmez vakasından nemalanmaya kalkması: Gökhan Demirkol'un avukatı, Üzmez'i örnek göstererek '14 yaşındaki kızın ruh sağlığının bozulmadığını açıklayan kurulun kararını tanımam' deyiverdi. Yani Gamze Özçelik'in 'ruh sağlığının bozulduğuna dair' rapor veren Adli Tıp üzerinden savunmasını yaptı!

Komediye bakar mısınız: Sevgilisinin rızası olmadan cinsel ilişkiye zorlayan, üstüne üstlük bu görüntüleri kaydedip internette yayan Demirkol'la, 14 yaşındaki çocuğu taciz eden 78 yaşındaki Üzmez, aynı üzümün bağlarını yiyor! Bu bağın adı, 'kızlara tecavüz ve taciz mübahtır'. Parantez içinde: Türk adaletine güveniyorum...

Hüseyin Üzmez, Gökhan Demirkol gibileri elini kolunu sallayarak ortalıkta dolaştığı sürece, kimse namus ve ahlak üzerinden ahkâm kesmeye kalkmasın. Sapıkları koruyup kollayan adaleti sorgulayacak gücünüz yoksa dahi, en azından bu adamları sokakta gördüğünüzde karşı kaldırıma geçin. Bir parça haysiyet duygunuz kaldıysa, tecrit edin onları.

RAPOR İSTEMEK BİLE GEREKSİZ

Her şeyden önce çocuk istismarının tek ve anlık bir psikolojik etkisinden bahsetmek yanlış. Neden?

-Herhangi bir psikiyatriste sorun, çocuk istismarının kısa ve uzun dönemde etkileri olduğunu anlatacaktır.

-Post travmatik stres bozukluğu, anksiyete, yeme bozuklukları, kendine güven eksikliği, kronik ağrılar, okul ve öğrenme bağlantılı sorunlar, davranışsal bozukluklar, sonradan da ortaya çıkabilir.

-Çocukken istismara uğrayanların bir kısmı, yetişkin olduğunda suça, madde bağımlılığına ve intihara meyil gösterebilir.

-18 yaşın altında tacize uğradığı ayan beyan ortada olan bir kız çocuğu için 'ruh sağlığı bozuldu mu bozulmadı mı' diye sorgulanması bile abes. Suç bu, suç!

-Özçelik davasında ise mağdure için 'psikolojisi bozulmadı, bak dizide oynuyor, evlendi' demek tek kelimeyle iğrenç bir tavır. Ne yani, intihar mı etseydi? O zaman 'ha gerçekten psikolojisi bozuldu' diyecek miydik?

Pes.

AKŞAM

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*