İslam medeniyeti geri dönüyor

İslam medeniyeti geri dönüyor .9390
  • Giriş : 21.10.2007 / 21:35:00

The Financial Times Gazetesi, "İslam Bilimi, Batı'yı yeniden şaşırtabilir" ifadelerine yer verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


The Financial Times Gazetesi'ndeki makalesinde İslam Medeniyetinin bilimsel yönünü irdeleyen James Wilsdon, "İslam Medeniyeti geri dönüyor" diye yazdı.

Wilsdon, Nasiruddin et-Tusi ve Ibni Nafis isimleri birçok insan tarafından, Isaac Newton veya Albert Einstein'dan daha da az bilindiğini dile getirdi.

"Ama bu ve diğer İslam alimleri 12 ve 13. yüzyıldan, günümüzün modern bilimini şekillendirip, yön veren düşünürlerin başında gelir" diye yazan yazar, yazısında şu ifadeleri kullandı:

"Çin örneğinde olduğu gibi, İslami bilimlerin ve yeniliklerin, büyük gelişmelere vesile olduğu bir dönemden sonra çok uzun süren bir düşüş yaşanmıştır. Bugün, 57 üyesi bulunan İslam Konferans Örgütü ülkelerde gayri safi yurtiçi hasıla oranı %0.38 iken, dünyada bu ortalama %2.36.

Bu, nispi yoksulluğun basit bir göstergesi değil: petrol üreten Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi ülkeler de gayri safi yurtiçi hasıla yüzdesinde en düşük seviyeli yatırımcılar arasında bulunuyor. 2005 yılında Arap dünyasında yer alan 17 ülkenin toplam yayımladığı bilimsel yayın sayısı 13,444, ki bu rakam Harvard Üniversitesinin tek başına yayımladığı 15,455 bilimsel yayından daha da az. Bölgede 2002 yılında yapılan bilimsel bir ankette, üç alanda teknolojik üstünlük sağlandığı belirtiliyor: tuz arıtma (desalinization) teknolojileri, deve üretimi ve şahin avcılığı araştırmaları."

Tüm bunlar, bazı yorumcuların İslam'ın yeniliklere düşman oluşuyla alakalı önyargıda bulunmalarına sebep olduğunun altını çizen James Wilsdon, ama artık bu portrenin değişmeye başladığını kaydetti.

Yazısında "İslam dünyasında, son 12 ayda çok dikkat çekici gelişmeler yer aldı. 2007 Mayısında Birleşik Arap Emirlikleri, Arap Üniversitelerinde araştırma merkezleri kurulması için 10 milyar dolarlık bir yatırım yaptı. Nijerya'da hükümet, eğitim ve araştırmaları desteklemek için petrol teknolojileri geliştirme fonuna 5 milyar dolar aktardı. Katar'da 2500 dönümlük bir eğitim şehri Doha'nın dış kısmında inşa edildi ve burası dünyanın en büyük beş üniversitesinin kampüslerini içinde barındırıyor" ifadelerine yer veren yazar, şu tespitlerde bulundu:

BİLİM VE TEKNOLOJİ YATIRIMLARI

"2006 Ağustosunun başlarında Suudi Arabistan Kralı Abdullah, Taif'te bilim ve teknoloji alanında üniversite çalışmaları için 2.6 milyar dolarlık yatırım yaptı.

Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek,"teknoloji bilimlerinin on yılı" programını başlattı.

Çok yönlü olarak bilim ve yenilik alanında yoğunlaşma yaşanıyor. 2005 yılında İslam Konferans Örgütü 10 yıllık eylem programını duyurdu. Bu programda 2015 yılına kadar eğitimde gerçekleştirilecek reformlar hedefleniyor ve üye ülkelerin 2015 yılına kadar gayri safi yurtiçi hasılanın %1.2'sini araştırma ve geliştirme projelerine harcanmaları öngörülüyor.

Yenilikleri uzun süreli refah unsuru olarak gören petrol zengini ülkelerden, bununla alakalı büyük destekler geliyor.

Ülkelerin tek tek bu yenilikler tablosundaki gayretleri görülmeye değer. Çok azı Avrupa, Japonya, Amerika ile ya da Çin ve Hindistan'ın ortaya çıkan bilim gücüyle rekabet ediyor.

Ama Finlandiya, İrlanda ve Singapur gibi küçük uluslar son10 yıl içinde, küresel yeniliklerle alakalı başarı öykülerine imza attıklarına göre, İslam dünyası da bizi şaşırtabilir."

İRAN İNSAN HÜCRE KÖKÜNÜ İNCELEYEN İLK ORTADOĞU ÜLKESİ

Batıda, Richard Dawkins, Christopher Hitchens ve diğerlerine çabalarından dolayı çok teşekkür ediyoruz. Dini ve bilimi artı ve eksi kutuplar gibi gören bir eğilim var. Başka yerlerde, inancın delil ve akılla alakalı büyük bir kabul gördüğü düşünülür. Daha dindar bazı hükümetler, bilime en çok destek verdiklerini ispat ediyor. Örnek vermek gerekirse, İran insan embiryo hücre kökünü inceleyen ilk Orta Doğu ülkesidir.

Tabii ki daha yenilikçi İslami bir dünya engellerle dolu... Gözüpek olanlar meydan okuyor. Anlaşılmadık derecede arttırılmış araştırma fonları, askeri teknolojiler için ayrılmış bulunuyor- bu bilginin peşinden koşmaktan dolayı değil, jeopolitik sebeplerden olan bir durum. Malezya'daki yazılım teknolojilerini ve İran'daki nükleer teknolojisini görmemek mümkün değil.

Hala ciddi oranda bir beyin gücü İslam dünyasının dışında bulunuyor, oldukça yetenekli bilim adamları ve mühendisler kariyerlerine Amerika ve Avrupa'da devam etmek istiyor .Geri dönenlerin Çin ve Hindistan üzerinde olumlu sonuçlar doğurduğu görünüyor.

Son ve önemli bir soru da; demokrasiye direnen toplumların akılcı tartışmalarla, icat ve gelişmelerin beşiği olup olamayacağıdır. Pakistan'ın önde gelen bilimadamlarından Pervez Hoodbhoy'un "Fizik Bugün" de yayınlanan son makalesinde dediği gibi: " Bilim içinde daha çok yer alabilme mücadelesi, katı ortodoks çizgisini bir tarafa atıp, daha geniş katılımlı bir kampanya ve modern düşüncelerin, sanatın, felsefenin, demokrasi ve çoğulculuğun yer almasıyla olacaktır."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious