İSO Başkanı'ndan kriz reçetesi

İSO Başkanı'ndan kriz reçetesi.10740
  • Giriş : 26.11.2008 / 18:28:00

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, krize karşı somut önlemlerin artık bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini bildirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İSO kasım ayı meclis toplantısında konuşan Küçük, kasım ayı itibariyle, küresel krizin olumsuz etkilerinin Türkiye ekonomisinde daha çok hissedilmeye başlandığını belirterek, üretime ara veren sanayi kuruluşları ve işsizlik haberlerinin arttığını, ihracat ve sanayi üretiminin gerilediğini kaydetti.

Küçük, "2007 yılına kayıp derken, 2008, 2007;yi de aratacak derecede olumsuz bir şekilde seyretmiş ve sanayi üretiminin artış hızında yüzde 50'nin üzerinde bir yavaşlama ortaya çıkmıştır. Rakamlar revize edilmez ise 2008;in üçüncü çeyreği itibari ile, GSYİH;da, 26 çeyrek sonra ilk defa negatif büyüme ile karşılaşacağımız anlaşılmaktadır" diye konuştu.

Sanayideki bu olumsuz gelişmeleri tümüyle küresel kriz ile ilişkilendirmenin doğru olmayacağını kaydeden Küçük, sanayideki sıkıntıların çok daha önce başladığını belirtti.

Türkiye ekonomisinin, 2006 mayıs ayındaki dalgalanmayı takiben zaten yavaşlamaya başladığını ifade eden Küçük, sanayinin rekabet gücüne destek olacak önlemlerin zamanında hayata geçirilmediğine işaret etti.

Küçük, "Sanayimiz, direnci ve rekabet gücü çok zayıflamışken, adeta pamuk ipliğine bağlı dengeler üzerinde üretim ve ihracat mücadelesi verirken küresel krizle karşı karşıya kalmıştır. Sanayimiz böyle kritik bir durumdayken, destek yerine maalesef, elektrik ve doğal gaz zamları ile karşılaşmıştır. Bu zamların yanında, finansman maliyetleri de yükselmiştir" diye konuştu.

Dünyada küresel krize karşı paketler hazırlanırken, Türkiye'nin önce, krizin boyutunu değerlendirmekte, sonra da tedbir almakta oldukça yavaş bir görüntü sergilediğini dile getiren Küçük, "Krize karşı somut önlemler artık bir an önce hayata geçirilmelidir" dedi.

Birkaç gün içinde açıklanacağı söylenen önlem paketiyle ilgili beklentilerin yüksek olduğunu ifade eden Küçük, "Ümit ediyoruz ki, açıklanacak paket, bu beklentilere cevap veren, ekonomiye güven aşılayan ve netice alıcı bir paket olacaktır. İhtiyaçları tam kavramayan, parçalı bulutlu bir paket sorunları çözemeyecektir. Dahası, hayal kırıklığı yaratarak, psikolojinin ve psikolojimizin daha da bozulmasına yol açabilecektir" şeklinde konuştu.

Küresel boyuttaki bu krize karşı toplumun tüm kesimlerinin beraberce mücadele vermesinin önemine işaret eden Küçük, aksi takdirde işsizlik başta olmak üzere, krizin etkilerinin giderek derinleşeceğini söyledi.

-"KREDİ MUSLUKLARI KAPANMAMALI"-

Küçük, hükümetin, paketi tasarlarken, "ne yapalım kaynaklarımız sınırlı, imkanlarımız bu kadar" mantığıyla hareket etmemesi gerektiğini, krizle mücadelede, beklenti ve güvenin iyileştirilmesinin son derece önemli olduğunu ifade ederek, "Ümit ediyoruz ki, paket, tüketicinin de, üreticinin de moralini ve geleceğe duyduğu güveni biraz olsun yükseltecektir" dedi.

Reel sektör olarak, işçi çıkarmanın son çözüm olarak görülmesi gerektiği yönündeki görüşlerini baştan beri ifade ettiklerini söyleyen Küçük, hükümetin, hızla gerçekleştireceği bazı yasal düzenlemelerle, esnek çalışma imkanlarını daha etkin hale getirerek, işverene, hem işçisini hem de işletmesini koruma şansını vermesi gerektiğini dile getirdi.

Küçük, bankacılık sektörüne de büyük sorumluk düştüğünü belirterek, şunları kaydetti:

"Unutulmasın ki, reel sektör darboğaza girerek, üretimi ve istihdamı durdurmak zorunda kalırsa, bundan, finans sektörü de dahil olmak üzere, tüm ülke ekonomisi olumsuz etkilenecektir. Bankacılık sektörü, uygulamalarının ekonomik ve toplumsal maliyetlerini, muhtemel sonuçlarını mutlaka göz önüne almak zorundadır. Telaşa kapılmamalı, fırsatçılık yapmamalıdır. Kredi muslukları reel sektöre kapanmamalıdır."

-"YARAYA PANSUMAN YAPARAK DEĞİL..."-

IMF anlaşması konusuna da değinen Küçük, birkaç ay önce yapılacak bir IMF anlaşmasının çok daha kolay olabileceğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Küresel krizin ülkemizi de etkisi altına aldığı bu dönemde IMF ile anlaşma, bir sigorta işlevi görmesi ve kaynak temini açısından önemlidir. IMF;den gelecek kaynak, mutlaka, öncelikli olarak, üretimi ve istihdamı korumak, devam ettirmek amacıyla kullanılmalıdır. KOBİ;lere finansal destek için, mutlaka, özel bir fon oluşturulmalı ve Eximbank;ın kaynakları yasa da değiştirilerek artırılmalıdır."

IMF programının, başarıların yanında, bazı kırılganlıklara da yol açtığına işaret eden Tanıl Küçük, IMF ile bundan sonra yapılacak anlaşmalarda, üretim, istihdam, rekabet gücü ve yatırım ekseninin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

"Türkiye, yaraya pansuman yaparak değil, yapısal sorunlarına kalıcı çözümler ürettiği takdirde krizi fırsata çevirebilir" diyen Küçük, kriz dönemlerinin, sistemin zafiyetlerinin görülmesine ve iyileştirici düzenlemelere gidilmesine imkan tanıdığını kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*