İSO Başkanının önlem paketi üzüntüsü

İSO Başkanının önlem paketi üzüntüsü.10740
  • Giriş : 29.04.2009 / 15:16:00

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, krize önlem almakta yavaş kalındığını belirterek, şu açıklamayı yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, krize önlem almakta yavaş kalındığını belirterek, ''Hükümetimizin bir dönem memnuniyetle karşıladığımız önlem alma yönündeki çabalarının tekrar yavaşlamasının üzüntüsü ve şaşkınlığı içindeyiz'' dedi.

Küçük, ''Krizden Çıkışta KOBİ-Finans Sektörü İşbirliği'' panelinde krizin, Batı'da finans, Türkiye'de ise daha çok reel sektörü, özellikle de sanayiyi etkilediğini anlattı.

2008 Ağustosundan bu yana Türk sanayinin ''adeta bir çöküş'' yaşamakta olduğunu, sanayi üretiminin, ağustos ayından bu yana yedi aydır aralıksız olarak ve giderek artan oranlarda küçüldüğünü, ağustos ayında, yüzde 3,6 ile başlayan küçülme oranının, ocak ayında, yüzde 21,3'e ulaştığını belirten Küçük, şubat ayında ise yüzde 23,7 gibi ''rekor'' düzeyde bir düşüşle karşılaşıldığını, bu yüzde 23,7'nin sanayi üretiminde, 1980 sonrasındaki en yüksek düşüş oranı olduğunu ifade etti.

Tanıl Küçük, üretimdeki düşüşün, daha önceki aylarda olduğu gibi istihdamı olumsuz etkilemeye devam ettiğini, en son işsizlik verilerine göre, sanayi sektöründe istihdam edilenlerin sayısının son bir yılda 316 bin kişi azaldığını, bu verinin istihdamda da en ağır çöküntünün sanayi sektöründe yaşandığını açıkça ortaya koyduğunu bildirdi.

KOBİ'lerin toplam imalat sanayi istihdamındaki payının yüzde 62,7 olduğunu, işsizlik sorunu karşısında, KOBİ'lerin istihdamdaki yüksek payına dikkati çeken Küçük, KOBİ'lerin finansman imkanlarına ulaşmakta hep sıkıntı içinde olduğunu, kriz nedeniyle ''bankaların kredi vermekte isteksiz davranması veya kredi koşullarını ağırlaştırmalarının'' özellikle KOBİ'leri çok zor durumda bıraktığını kaydetti.

İşletmelerin yüzde 99'unun KOBİ niteliğinde olduğu göz önüne alınırsa, sorunun boyutu ve kitleselliğinin daha iyi anlaşılacağını belirten İSO Başkanı Küçük, şunları kaydetti:

''Pek çok kesimin kabul ettiği üzere Türkiye, krize karşı önlem almakta yavaş kalmıştır. Krizin şiddetlenmesinden altı ay sonra da olsa Mart ayı içinde, dördüncü ve beşinci paketlerin ard arda açıklanmasıyla ümitlenmiştik.

Şimdilerde ise hükümetimizin bir dönem memnuniyetle karşıladığımız önlem alma yönündeki çabalarının tekrar yavaşlamasının üzüntüsü ve şaşkınlığı içindeyiz. Beşinci paket, 25 mart tarihinde açıklanmıştı. Beklentimiz, beşinci paketin, ticaretten çok, üretim ağırlıklı olması yönünde idi. Üretimi canlandırmak üzere, Kredi Garanti Fonunu çok önemli bulduğumuzu özellikle belirtmiştik. Kredi Garanti Fonu ile ilgili çalışmaların kısa sürede tamamlanacağı beklentisi içindeydik. Ancak, aradan bir aydan fazla zaman geçmesine rağmen, Kredi Garanti Fonu ile ilgili somut bir gelişme hala yok. Oysa, sanayicilerimizle, özellikle de KOBİ'lerimizle temaslarımızda, hep, (Bizim için finansman önemli, finansman bulabilsek, ne yapar eder, her koşulda, üretimi ve istihdamı sürdürürüz) ifadesini duymaktayız.

Evet, ilaç belli ama, gelin görün ki, üretim ve istihdamın devamının kritik önem taşıdığı böyle bir dönemde, o ilacı bir türlü hastaya ulaştıramıyoruz.

Bizler, krizin başından itibaren, koşullar ne olursa olsun, üretimi ve istihdamı korumalıyız demiştik.

Bu çerçevede, reel sektörün hayat suyu diyebileceğimiz kredi musluklarının açık kalmasının önemine dikkati çekmiştik. Ama, ne yazık ki, sıkıntıları engelleyemedik.''

Krizin hiç olmazsa bundan sonrasının en az hasarla atlatılması için önlemlerin hayata geçirilmesinde en büyük görevin hükümet ve ekonomi yönetimine düştüğünü ifade eden Küçük, üretim ve istihdamdaki sıkıntı kalıcı hale geldiği takdirde, bundan, bankacılık da dahil olmak üzere, tüm ekonominin olumsuz etkileneceğini belirterek, ''Türkiye daha önce de ağır ekonomik krizler yaşadı. Daha önceki krizlerde reel sektör olarak, hükümetlerin ve finans sektörünün desteğini arkamızda bulamadık. Bunca kriz deneyiminden sonra bu defa farklı olmasını bekliyorduk. Olmadı. Şimdiye kadarki kısmı bir kenara bırakalım'' şeklinde konuştu.

İki sektör arasında ortak bir paydanın, işbirliği zemininin oluşturulmasında hükümete görev düştüğünü, Kredi Garanti Fonunun, bu ortak payda olabileceğini belirten Küçük, fonun, bu iki sektörü buluşturacak, yaraların sarılmasına imkan tanıyacak bir köprü işlevi göreceğini söyledi.

''Bizler, Türk sanayi olarak, krize karşı mücadelemize, var gücümüzle devam ediyoruz, edeceğiz'' diyen Tanıl Küçük, beklentilerinin, hükümetin ve bankacılık sektörünün bu mücadeleye destek vermesi olduğunu ifade etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*