İSO: "Ekonomiyi zor günler bekliyor"

İSO:
  • Giriş : 24.01.2009 / 22:15:00

Tanıl Küçük, sanayi üretimindeki azalmanın gelecek aylarda daha da artarak süreceğini savundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İSO Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, sanayi üretimindeki azalmanın gelecek aylarda da benzer oranlarda ve hatta daha da artarak süreceğini savundu.

Kültür Ocağı Vakfı'nca Süleymaniye'de düzenlenen ''Küresel Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Etkileri'' konulu konferansta konuşan Tanıl Küçük, bugün tüm dünyanın, yüzyılın en ağır ekonomik kriziyle karşı karşıya olduğunu, hatta Batı ekonomilerinden birçoğunun resesyona girdiğini söyledi.

Küresel ekonominin bir parçası olan Türkiye'nin de doğal olarak bu krizden etkilendiğini anlatan Küçük, krizin olumsuz etkilerinin giderek daha fazla hissedildiğini, göstergelerin de ekonomideki olumsuz gidişi açıkça ortaya koyduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

''2005 yılı baz alınarak, güncellenmiş yeni aylık sanayi üretim endeksine göre, sanayi üretiminde ağustos ayında yüzde 3,5, eylül ayında yüzde 4,2, ekim ayında yüzde 7,2 ve kasım ayında ise yüzde 13,9'luk bir küçülme karşımıza çıktı. Bu küçülme, 2001 sonrası dönemde sanayi üretimindeki en yüksek oranlı küçülmedir.

Araştırma şubemizin hesaplarına göre, 2008 yılının 11 ayı sonunda, sanayi üretimindeki ortalama artış yüzde 0,5 olmuştur. 2007 yılındaki artış oranının yüzde 7,7 olduğunu hatırlarsak, yüzde 7,7'den yüzde 0,5'e. 1 yıl içinde sanayimizde ne kadar büyük bir kan kaybı olduğu görülmektedir.''

2008 yılının kötü kapandığını vurgulayan Küçük, 2009 yılı için, ''Sanayi üretimindeki azalma, büyük olasılıkla, önümüzdeki aylarda da benzer oranlarda ve hatta daha da artarak devam edecektir. Bu düşüşün önümüzdeki aylarda devam etmesi, Türkiye ekonomisinin özellikle, istihdam yönüyle, büyük bir dar boğaz içine girmesi demektir'' diye konuştu.

Küçük, sanayideki sorunların geçmişinin küresel krizden öncesine dayandığını, kan kaybının daha önce başladığını vurguladı. Özellikle 2005 yılından itibaren sanayide tıkanmanın başladığını, üretim artış hızının yavaşladığını belirten Küçük, emek yoğun ve daha çok iç pazara dönük sektörlerde çok ciddi sorunların varolduğunu anlattı.

Otomotiv başta olmak üzere, dış pazara ve ihracata dönük sektörlerde yüksek ivmenin etkisiyle sanayi üretimi ve ihracatın arttığını dile getiren Küçük, sanayinin asimetrik bir gelişme ortaya koyduğunu, kimi sektörler yükselirken kimilerinin ise yerinde saydığını söyledi.

Toplamda üretim ve ihracatın artıyor olmasının, sorunların tam anlamıyla görülmesini engellediğini dile getiren Küçük, hükümete sanayideki zaafiyetleri anlatma çabası içinde olduklarını, ancak sonuç alamadıklarını savundu.

Bu zaafiyetlerin yol açabileceği tehlikeleri dikkat çekmeye çalıştıklarını aktaran Küçük, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Küresel ekonomide ılımlı hava devam ettiği, ekonomide çarklar bir şekilde döndüğü, artış hızı giderek yavaşlasa da üretim ve ihracat bir şekilde arttığı için söylediklerimize kulak verilmedi. Ve sanayimiz küresel krize, direnci ve rekabet gücü son derece zayıflamış, adeta pamuk ipliğine bağlı dengeler üzerinde üretim ve ihracat mücadelesi verirken yakalandı. Kriz, varolan sorunlarımızı daha da derinleştirdi.

Sıkıntıları dile getirmemize karşın sonuç alamamamızı anlamakta zorlanıyoruz. Zaman zaman 'Sanayiciler zaten böyledir. Hep şikayet ederler, kasalarında paraları vardır, zamanı gelince çıkarırlar' gibi yorumlara maruz kalmamızdan hareketle inandırıcılıkla ilgili sorunumuz var diye düşünüyoruz. Belki hükümet ve ekonomi yönetimi bizim gördüğümüzden farklı bir resim görüyor. Belki bildiğimizden farklı şeyler biliyor. O nedenle çözüm üretilemiyor.''

Küresel krizden dolayı tüm ülkelerin peşpeşe kapsamlı kurtarma paketleri hazırladıklarını anlatan Küçük, ''Biz ise hem krizin derinliğini kestirmekte hem de önlem almakta yavaş bir görüntü ortaya koyduk'' dedi.

Tek tek kimi önlemler alındığını, ancak bütünlüğü olan kapsamlı bir paketin hazırlanmadığını ileri süren Küçük, acilen kapsamlı bir paket hazırlanmadığı takdirde gelecek günlerde ortaya çıkabilecek ekonomik ve toplumsal maliyetlerin bedelinin çok ağır olacağını söyledi.

Kriz ve sıkıntıların ardından önlem alınması gerekirken, tam tersine zamların yapıldığını ifade eden Küçük, ''Sanayide kullanılan elektriğe yılbaşından bu yana toplamda yüzde 60, doğalgaza ise yüzde 80'in üzerinde zam yapılmıştır. Bu da yetmezmiş gibi doğalgazda bir de teminat mektubu sorunu gündeme gelmiştir. Enerji yoğun sektörlerimiz bu gelişmelerden son derece olumsuz etkilenmiştir'' diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*