İsrail, hayatını alt-üst etti!

  • Giriş : 22.07.2006 / 00:00:00

İsrail'in Filistin'in Gazze şehrine saldırması, acı savaş hikayelerinden birinin de Türkiye'de yaşanmasına sebeb oldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Nidal Halef, Filistinli. 24 yaşında ve İsrail'in bombardımanlar ile yerle bir ettiği Gazze doğumlu. Ruşdi ve Dibe'nin 10 çocuğundan dokuzuncusu olan Nidal, beş sene önce Polis Akademisi'nde okumak üzere Türkiye'ye gelmiş. Türkiye'ye büyük bir istek ve sevinçle geldiğini belirten Nidal'in, Polis Akademisi'ndeki öğrencilik yıllarında da Filistin'e gidiş gelişleri hep sorun olmuş. İsrail, her adımlarını takip ettiği gibi, sürekli sorun çıkarmış.

Nidal, belki de hayatının en mutlu günlerinden biri olan mezuniyet töreninde, aslında en hüzünlü günlerinden birini yaşamış. Gölbaşı Polis Akademisi'nde düzenlenen törende Nidal'in Türk arkadaşlarının aileleri tribünleri doldurmuştur. Yıllardır hayali kurulan mezuniyet gününde ailelerin gözlerinde mutluluk, genç komiser yardımcılarının bakışlarında ise gurur vardır. Silahın ve bayrağın üzerine ellerini koyup yemin edenler arasında Nidal de vardır. Yemin edildiği ana kadar arkadaşları ile birliktedir. Yemin töreni bitip, şapkalar havaya atıldığında genç komiser yardımcılarının anneleri, babaları, kızkardeşleri ve dostları tören alanına girerek, oğullarını sinelerine basarlar. Alanın dört bir köşesi bir komiser yardımcısının etrafını saran mutluluk yumakları ile doludur. Nidal, işte o an yanlızlığı daha bir derinden hisseder. Türk arkadaşları ile sarılıp tokalaşarak yanlızlığını bastırsa da sonuçta yanlızdır. Bu durumu şöyle dile getiriyor: "Türkiye'de çok sıcak dostluklar kurdum. Kendimi yalnız hissettiğim anlar olsa da, arkadaşlarım ve aileleri bana bu çok hissettirmediler. Ama tören günü ilk kez bu kadar yoğun bir şekilde yabancı olduğumu ve yanlız olduğumu hissettim."

"Biz acılarımızı abartmamayı öğrendik. Bu tür yanlızlıklara, zorluklara tüm Filistinliler gibi ben de alışığım. Benim ne olduğum değil, ülkemin ne olacağı önemli" diyen Nidal için mezuniyet yeni bir hayata açılan bir kapı olmaktan çok uzaktır. Mezuniyetini tek başına kutlayan Nidal, doğum yeri olan Gazze'yi İsrail'in yerle bir etmesi sonucu ülkesine de gidemez. İsrail'in Gazze'ye giriş çıkışları kapaması üzerine Nidal, Türkiye'de kalır. Nidal'in devre arkadaşı olan Filistinli Muhammed Habikulu ise mezuniyet töreni öncesi Gazze'ye ailesini ziyarete gitmiştir. Muhammed, sınırların kapalı olmasından dolayı mezuniyet törenine katılmak için Ankara'ya gelemez.

"FİLİSTİN DAVASI YANINDA KENDİ YALNIZLIĞIM VE SORUNLARIMIN ÖNEMİ YOK"

Nidal'e yaşadıklarını sorduğumuzda o kendisinin sorunlarını değil, Filistin davasını konuşmak istediğini söyledi. Nidal, "Biz bu tür acılara alışığız. Ülkemiz işgal altında. Anne ve babalarımız bizi bu tür zorluklar için doğduğumuz günden beri hazırlıyor. Ülkesi işgal edilen bir insan için zaten bundan büyük bir acı yoktur. Kendi yalnızlığım ve sorunlarımın önemi olduğunu düşünmüyorum" diye konuştu.

Üzgün ve yıkılmış görünmek istemediğini belirten Nidal, "Ben ve tüm Filistinliler, her türlü zorluğa rağmen ayakta dimdik durmak zorundayız. İsraili sevindirmemek için yıkılmamalı ve güçlü olmalıyız. Düşmanlarımızı sevindirmektense, acımı içime gömmeyi tercih ederim. Savaşmaya, direnmeye ve moralimizi yüksek tutmaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu.

Yıllarca aynı sıralarda birlikte okuduğu Türk arkadaşları, Türkiye'nin dört bir köşesine komiser yardımcısı olarak tayin edilir. O ise yakasında Türk Polis Akademisi arması ve göğsünde Filistin bayrağı olan üniforması, omuzunda yıldızı ile şimdilik ülkesine hizmet edeceği günü bekliyor. Ülkesine gidemeyen, okul bittiği için de akademiden ayrılmak zorunda kalan Nidal'e en büyük desteği tayinleri Ankara'ya çıkan komiser yardımcısı arkadaşları verir. Türk devre arkadaşları ona evlerinin ve yüreklerinin kapılarını ardına kadar açarlar.

Nidal'in en büyük isteklerinden biri de ağustos ayında açılması gündemde olan Özel Harekat Kursu'na katılabilmek. Bu kursa katılacak olan 34 Filistinli polisin sınırlar kapalı olduğu için Türkiye'ye gelememesinin kursun açılmasını tehlikeye sokması Nidal'in en büyük korkusu. Çünkü Türk Polis Özel Hareket Kursuna katılmak en büyük hayallerinden biri.

"TEK HAYALİMİZ BAĞIMSIZ BİR FİLİSTİN DEVLETİ"

Nidal, hayattan ne beklediğine ilişkin sorumuz üzerine, "Benim ve tüm Filistinlilerin tek hayali bağımsız bir Filistin Devleti'dir. O günü görmek için ne gerekiyorsa yapacağız." cevabını verdi.

Nidal, İsrail'e karşı verdikleri haklı mücadelede başta İslam dünyası olmak üzere, özgür dünyadan destek alamamaktan oldukça mustarip. Amerika ve Batı'nın İsrail'e verdiği desteği ise ikiyüzlülük olarak nitelendiriyor. İsrail'in dünya medyasını çok iyi yönlendirdiğini belirten Nidal, şu sitemleri dile getiriyor: "Evlerimizi başımıza yıkan İsrail. Kadın, çocuk, hasta demeden katliam yapan İsrail. İsrail askerleri birer kasap gibi davranıyorlar ama gelin görün ki kendilerini dünyaya masum bir bebek gibi takdim ediyorlar. Batılılar ise İsrail'e kendi öz evlatları muamelesi yapıyorlar. Vatanını savunan bizlere ise terörist gözüyle bakıyorlar."

İsrail'in elindeki büyük askeri gücün farkında olduğunu belirten Nidal, dikkat çekici şu cümleleri kullanıyor: "İsrail'in elindeki büyük güç ve silahlar bizde olsa, inan ki biz aynısını yapmazdık. Biz Müslümanlar, masumlara kıyamayız. O uçaklar biz de olsa idi masumların üzerine bomba yağdıramazdık. Çocuklara kurşun sıkamazdık. Biz bu topraklarda en güçlü olduğumuz dönemlerde bile Yahudilere zulüm yapmadık. İsrail'in silah üstünlüğü varsa, bizim de maneviyat üstünlüğümüz var. Bu maneviyatımız sürdüğü müddetçe İsrail bizim direnişimizi kıramayacak."

Nidal Halef şimdi Filistinli genç bir komiser yardımcısı olarak Ankara'da belirsizlikler içerisinde günlerini geçiriyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious