İsrail, nereye kadar?

  • Giriş : 25.07.2006 / 00:00:00

İsrail, Lübnan’daki saldırılarını arttırmayı planlıyor

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İsrail, Hizbullah güçleri ile girdiği savaşın 14. gününde Lübnan’ı havadan ve karadan vurmaya devam ediyor.

Güney Lübnan’ın neredeyse tamamının harabeye döndüğü şu günlerde 600 bin kişi de mülteci konumuna düştü. Evlerini terk etmek zorunda kalan güney Lübnan halkı yollara döküldü. Daha güvenli bölgelere göç etmeye çalışan halk, yanlarına sadece çok gerekli çok acil olan ihtiyaçlarını alıyor. Çok kültürlü bir toplum yapısına sahip Lübnan’da Müslüman’dan Hıristiyan’a, Marunîlerden Dürzilere, Şiilerden ve Sünnilere her gruptan insan var.

Güney Lübnan sınırında askerî yığınağa devam eden İsrail son 3 gündür Lübnan topraklarına karadan girmiş durumda. Çatışmalarda her iki taraf da kayıp veriyor. İsrail özel kuvvetlerinin oluşturduğu koridoru kullanan silahlı güçler sınırın birkaç kilometre içerisinde Hizbullah güçlerini püskürtmeye çalışıyor. İsrail Ordusu, Marun El Ras köyünden sonra Bint Cibeyl’de de kontrolü sağladığını öne sürdü.

Görüntü almak için bölgeye giden basın mensuplarının sınırdaki Moşev Avivim’den kuzeye gitmesine izin verilmiyor. Bölgedeki askerî yığınak, Lübnan’ın güneyinde sınırı bir kara operasyonu yapılacağına işaret ediyor. İsrailli yetkililer operasyonun maksadının Lübnan’ı işgal etmek değil, Hizbullah’a ait füze rampaları ile tünellerin yok olduğunu ileri sürüyor. Bölgeyi çok iyi bilen Hizbullah güçleri de kara savaşında oldukça başarılı ve bir anlamda İsrail askerini kuzeye doğru çekmeye çalışıyor.

Açıkça ateşkes çağrısı yapmayan ABD’nin desteğini arkasına alan Ehud Olmert hükümeti, Lübnan’a saldırılarının devam edeceğini vurguladı. İsrail nüfusunun yüzde 15’inin Hizbullah’ın ’gaddarca saldırıları’ nedeniyle sığınaklarda yaşamak zorunda kaldığını söyleyen Olmert, "Hizbullah’a karşı saldırılarımız sürecek" dedi. Olmert; hem İsrail’in hem de Lübnan’ın ’terörist’ olarak nitelendirdiği Hizbullah’ın kurbanı olduğunu öne sürdü. İki tarafın da geri adım atmadığı savaşta asıl bedeli ödeyen siviller oluyor. Mülteci sayısı Lübnan tarafında 600 bini bulurken, İsrail’in kuzeyinde Lübnan sınırı boyunca bütün şehirler boşalmış durumda. 250 -300 bin civarında kişinin bölgeyi terk ettiği tahmin ediliyor.

İsrail, ateşkesi için Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını ve iki ülke arasındaki sınıra Lübnan askerlerinin yerleştirilmesini istiyor. İsrail, bölgese uluslararası barış gücünün görev yapmasına da sıcak bakıyor. 28 yıldır Lübnan da var olan BM barış gücü ise sembolik bir birlikten ileriye gitmiyor. Lübnan hükümeti ise, müzakerlereden önce şartsız ateşkes talebinde bulunuyor.

İSRAİL’İN LÜBNAN’DAKİ İŞGALİ YALNIZCA 6 YIL ÖNCE SONA ERMİŞTİ

1948 ve 1967 Arap - İsrail savaşlarının ardından yüz binlerce Filistinli ülkelerinden ayrılıp Lübnan’a yerleşmişlerdi. Yaser Arafat liderliğindeki Filistin kurtuluş Örgütü de İsrail’e karşı özgürlük mücadelesini bu topraklarda yürütüyordu. İsrail, Filistinli direnişçilerin Lübnan’dan çıkarılması için 14 Mart 1978 tarihinde bu ülkeye yönelik ilk askeri harekatına başladı. 6 Haziran 1982’de genişletilerek devam edilen ikinci işgal sonrası Lübnan bir anlamda birçok silahlı grubun yetiştirme kampı haline geldi. 2000 yılında dönemin İsrail Başbakanı Ehud Barak, Lübnan’daki askerleri geri çekti. Böylece Lübnan’daki 21 yıllık İsrail işgali sona ermişti.

Hizbullah güçlerinin Şebaa Mezra köyünden geçerek 2 İsrail askerini kaçırması ile Ortadoğu’da sular tekrar ısındı ve İsrail, 10 Temmuz’da Lübnan’ havadan, karadan ve denizden vurmaya başladı. İsrail, iki haftadır devam eden saldırılarda Hizbullah güçlerini hedef aldığını öne sürüyor. İsrail saldırılarında hayatını kaybeden 400’e yakın kişinin büyük çoğunluğunu ise siviller oluşturuyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious