İsrail sınırı aştı!

  • Giriş : 14.07.2006 / 00:00:00

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu; “İsrail makul sayılabilecek misilleme sınırlarını aştı” dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Mumcu, İsrail'in bu tutumu sonrası uluslar arası düzeyde ve İslam dünyasında oluşabilecek tepkilerin reaksiyona dönüşme ihtimalinin de bulunduğunu kaydetti.
Nevşehir'in Mustafapaşa beldesindeki festivallere katılmak için uçakla Kayseri'ye gelen Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, partisinin il binasında bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda İsrail'in Filistin ve Lübnan'a yönelik uyguladığı şiddeti eleştiren Erkan Mumcu, İsrail'in bir askerinin kaçırılmasına karşılık başlattığı silahlı operasyonların bir misilleme girişiminin ötesine geçerek sindirme politikasına dönüştüğünü belirtti.

Mumcu şöyle devam etti: "İsrail'in Filistin ve Lübnan üzerindeki tutumu makul sayılabilecek bir misilleme girişiminin çok ötesine geçmiştir. Ve kendi güvenliğini korumaya odaklı bir girişim olmaktan öteye. Terörü caydıracak bir girişim olmaktan öteye topyekün bir ülkeyi sindirme çabası görüntüsü vermektedir. Bu tutumun topyekün İslam dünyasında ve barışı isteyen uluslararası kamuoyunda tepki doğurduğunu göz ardı etmemek gerekir. Bu tepkinin bugünden öngörülemeyen duygusal reaksiyonlara dönüşmesi ihtimali vardır. Türkiye her zaman İsrail'in güvenliği konusunda kendisinin beklediği saygıyı göstermiştir. İnsanların barış yerine savaşla yaşamak zorunda kalması bizim kabul edeceğimiz bir durum olamaz. Türkiye büyük bir devlet olmanın gereğini yerine getirmelidir. Hem başbakanın, cumhurbaşkanının, dışişleri bakanının çaba sarf etmesi gerektiğini düşünüyorum. Türkiye'nin girişimlerinin iyi niyetli girişimler olacağından İsrail devletinin kuşkusu olacağını zannetmiyorum. Bu bakımdan Türkiye'nin inisiyatif alması gerektiğini düşünüyorum. Birleşmiş Milletlerin karar almada geç kalması benim kaygılarımı artırıyor. Bu bakımdan bu meselenin bir an önce bir çözüme kavuşturulması gereğini altını çiziyorum."

Türkiye'nin bölgeye yönelik nasıl bir tedbir alabileceğine ilişkin bir soruyu yanıtlayan Erkan Mumcu, "Doğrusunu isterseniz bir çırpıda sayılabilecek birçok önlem var. Özellilikle uluslararası örgütlerin harekete geçirilmesi gerekir. Telefon trafiği ile kamuoyu tepkilerinin iletilmesi gerekir. Türkiye'nin tutumunu ortaya koyan, Türkiye'nin kaygı duyduğunu anlatan iletişimlerin hemen ortaya konmasının yarar sağlayacağını umuyorum. Ortadoğu'da giderek yayılan ateşin Türkiye'yi dışarıda bırakmayacağını hatırlatmak istiyorum. Türkiye adına hükümetin söylemesi gereken Türk milletinin tepkisini açık seçik anlatmaktır. Bunun dışında hükümetle bir duyarlılığı paylaşmak istiyorum. Arzu edilirse iktidar muhalefet, hatta parlamento dışındaki partilerinde katıldığı bir ortak çalışmanın yarar sağlayacağını düşünüyorum. Ve herkesin aynı görüşte olduğu çözüme katkı sağlar diye düşünüyorum." diye konuştu.

'HÜKÜMET BORÇ PARAYLA HOVARDALIK YAPIYOR'

Ekonomiye ilişkin soruları da cevaplandıran Mumcu, bir gazetecinin 'Hükümet iç ve dış politikada nereye koşuyor' şeklindeki sorusuna şu yanıtı verdi: "Hükümet bence hiçbir yere koşmuyor. Son iki ay içinde Türk lirası yüzde 30 değer kaybederken nominal faizlerde yüzde 100'ün üzerinde artış gerçekleşti. Ancak hükümet olanların farkında değil. 4 yıldır borç parayla hovardalık yapılmasının faturası yavaş yavaş çıkmaktadır. Önümüzdeki sonbahar ve Kış başının Türk ekonomisi için çok ciddi sorunlara gebe olduğunu görüyoruz. Biz burada eleştiri yapmıyoruz. Sadece uyarıyoruz."

'TELEFON DİNLEMENİN HUKUK DIŞILIĞI TARTIŞILMALI'

Anavatan Partisi Genel Başkanı Mumcu, emekli Tümgeneral Reha Taşkesen'in telefonunun dinlenmesi konusunda ise "Hükümete karşı bir komplonun olduğuna inanmıyorum. Yani bugünlerde böyle bir şey var. Yani bir evde tencere yuvarlansa hükümete karşı komplo olduğu ileriye sürülüyor. Sonuç itibariyle harp okulları komutanının istifa etmesini zorunlu kılan neden her kim tarafından yapılmışsa bunu ortaya çıkarmak hükümetin görevi. Memlekette bir olay olsa hükümet bunu kendisini karşı bir komplo olarak okuyor. O zaman bu devletin vatandaşı ne yapsın. Vatandaş derdini kime şikayet edecek. Sonuç itibariyle ortada hukuk dışı bir telefon dinleme var. Bu ister Harp Okulları komutanına yönelik olsun ister bir muhtara yönelik olsun. İşin özünde hukuk dışı bir telefon dinleme vardır, özel hayatın gizliliği ilkesinin ihlali vardır. Bu hükümete karşı bir komplo olamaz. Bu hükümet adına da devlet adına da millet adına da ayıptır. Burada mağdurun komutan olmasıyla muhtar olması fark etmez. Benim kimin dinlediği konusunda hiçbir fikrim yok. Hükümet yaptı diyenlerde her halde belgesini ortaya koyacaklardır. " cümlelerini kullandı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious