İsrail'in bilinmeyen Çin ilişkisi

  • Giriş : 11.01.2007 / 00:00:00

ABD ile yakın ilişkileri olan İsrail, bir yandan da Çin'le sıcak ilişkilere giriyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İsrail-Çin ilişkileri

İsrail'in süper güç Amerika ile ilişkileri malum: Çok yakın, sıkı, güçlü ve stratejik. Diğer taraftan İsrail dünyanın diğer büyük ve önemli güçlerini de ihmal etmiyor, bunlarla da şartlar ve imkânlar çerçevesinde yakın, sıkı, güçlü ilişkiler için çok gayret gösteriyor.

Rusya, Hindistan ve Çin bu bapta akla ilk gelen güçler. İsrail bu güçlerle en üst düzeyde ilişkileri başarıyla yürütüyor. Başbakan Ehud Olmert mesela geçen ekim ayında Rusya'yı ziyaret etmişti; bugünlerde de Çin'i resmen ziyaret ediyor.

Geçen pazartesi gününden bu yana Çin'de bulunan Olmert için Çin birçok bakımlardan ihmal edilmemesi, ikili ilişkilerin daha da güçlendirilmesi, çeşitlendirilmesi gereken bir güç.

Olmert, Çin'i iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 'normalleşmesi'nin, ilişkilerin resmi-diplomatik mahiyet kazanmasının 15. yılı dolayısıyla ziyaret ediyor. Esasen İsrail-Çin ilişkileri resmiyet kazandığı yıl olan 1992 yılından çok öncelere kadar gidiyor. Tam olarak bütün ayrıntılarıyla bilinmemekle birlikte ilişkilerin 1960'ların sonları, 1970'lerin başlarında gizli yollardan başladığı söylenebilir. Bu ilişkilerin özü de şüphesiz askerî mahiyetteydi. Bu çerçevede İsrail'in Çin'e 1970-1992 yılları arasında 3-4 milyar dolar tutarında askerî malzeme, silah ve teknoloji sattığı çeşitli kaynaklarda belirtiliyor.

Bugün ikili ilişkilerin önemli bir kısmı yine askeri mahiyette şüphesiz devam ediyor. İsrail Çin'e silah ve askeri teknoloji satıyor ve bu arada zaman zaman en güçlü müttefiki Amerika ile ihtilafa bile düşüyor. Nitekim hatırlanacağı üzere, İsrail'in en önemli havacılık şirketlerinden olan İsrail Havacılık Sanayi (IAI) 2000 yılında Çin'e 250 milyon dolar değerinde Phalcon denen erken uyarı uçağı satmaya kalkışmış; ama Amerikan baskısı sonucu bundan vazgeçmiş, İsrail-Çin ilişkileri de bundan zarar görmüştü. Benzer bir olay da geçen yıl İsrail'in Çin'e sattığı DRONE denen pilotsuz gözlem uçaklarının modernizasyon anlaşmasından yine Amerika'nın baskısı sonucu vazgeçmesiyle yaşanmıştı.

Ne var ki, bu olaylara rağmen ilişkiler fazla zarar görmeden gelişmeye de devam ediyor. Özellikle askeri alanın dışında, tarım, sanayi ve ticari sektörlerde ilişkiler hem artıyor ve hem de çeşitleniyor. Bunların sonucu olarak da ikili ticaret hacmi artıp duruyor. Geçen yıl 3 milyar dolar civarında gerçekleşen ticaret hacminin 2008 yılına kadar en az 8 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Esasen Çin'in, İsrail'in Amerika ve Almanya'dan sonraki üçüncü büyük ticaret ortağı olduğu hatırlanırsa ticaret hacminin önemi kendiliğinden de anlaşılıyor.

İsrail, Çin'e silah, askeri ve sivil teknoloji, çeşitli tıbbi, optik aletler, tarım teknolojisi, metal ve plastik ürünleri satarken Çin'den tekstil, bazı hammaddeleri alıyor. Kısacası, ikili ticaret gittikçe gelişiyor. Ayrıca, iki ülke çeşitli yatırım imkânlarını da görüşüyor. Nitekim bu yüzden Olmert, Çin ile yeni bir ticaret ve yatırım anlaşması imzalamış bulunuyor.

Çin, Olmert için bunların dışında da anlamı olan bir ülke. Büyükbabası, büyükannesi Rus 1917 Devrimi'nden sonra Çin'e iltica edip bu ülkenin Harbin şehrinde yaşamış, burada eğitim görmüşler. Olmert'in babası da Harbin'de doğmuş, Çince bilen, 1930'da Filistin'e göç eden birisi. Dedesinin mezarı da Harbin'de.

Olmert, bu son ziyaretiyle Çin'i ziyaret eden üçüncü başbakan oluyor. Rabin 1993'te, Netanyahu da 1998'de Çin'i ziyaret etmişlerdi. Bu ziyaretler bize İsrail'in Çin'e ne kadar önem verdiğini zaten gösteriyor. Kaldı ki, BM Güvenlik Konseyi'nin vetoya sahip daimi üyesi olması ve bunun başta İran'ın nükleer programı ile ilişkisi de İsrail'in Çin ile mutlaka yakın ilişkilere sahip olmasını gerektiriyor.

İsrail-Çin ilişkileri bilinen ve bilinmeyen yönleriyle çok önemi ilişkiler velhasıl...


Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious