İstanbu finans merkezi olma yolunda

İstanbu finans merkezi olma yolunda.13424
  • Giriş : 15.02.2009 / 11:00:00

Müsteşar Vekili Halil İbrahim Akça, İstanbul Finans Merkezinin (İFM) kurulma tarihine ilişkin açıklamada bulundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşar Vekili Halil İbrahim Akça, İstanbul Finans Merkezinin (İFM) kurulma tarihine ilişkin, ''İFM Strateji Eylem Planında yer alan hususlar yerine getirildikçe, merkezin oluşumu da adım adım hayata geçirilmiş olacak'' dedi.

Akça, 9. Kalkınma Planı içerisinde yer alan İstanbul'un Finans Merkezi olması projesiyle ilgili AA muhabirlerine açıklamalarda bulundu.

İstanbul Finans Merkezi projesinin, hükümetin 2013 plan hedefinin en önemli ayaklarından biri olduğunu anımsatan Akça, projenin hayata geçirilmesi için çalışmalara hız verildiğini bildirdi.

Akça, bu çerçevede İFM Strateji Belgesinin hazırlanması, uygulanabilir olması ve tarafların sahiplenmesi amacıyla DPT'nin koordinasyonunda kamu ve özel sektör temsilcilerinin de bulunduğu, ''Hukuk, Finansal Ürün ve Hizmet, Vergi, Düzenleyici ve Denetleyici Çerçeve, Altyapı, İFM Organizasyon, Tanıtım ve İmaj, İnsan Kaynakları ile Mevcut Durum Analizi'' olmak üzere, 9 ayrı çalışma grubu oluşturulduğunu ve çalışma takviminin belirlendiğini bildirdi.

Bu çalışma gruplarının, alanlarında hazırlayacakları ve Strateji Belgesinin temel girdi dokümanlarını oluşturacak raporları, 15 Mayıs 2009 tarihinde sunacaklarını belirten Akça, bu tarihi takip eden dönemde de çalışma grubu başkanları ve raportörlerinden oluşan bir kurulun, İFM Strateji Belgesi ve Eylem Planı raporunu hazırlayacağını ifade etti.

Rapor için yoğun bir görüş alış verişi sürecinin yaşanacağını belirten Akça, ''Tarafların raporla ilgili görüşlerini, katkılarını netleştirmek için Haziran, Temmuz ve özellikle Ağustos ayında yoğun bir görüş alışverişi dönemi yaşayacağız'' dedi.

Akça, 15 Eylül'de basıma hazır hale getirilecek İFM Strateji Belgesi ve Eylem Planına ilişkin raporun, 6-7 Ekim tarihlerinde IMF ve Dünya Bankasının yapacağı bölgesel toplantıda tanıtımının yapılacağını bildirdi.

-İLK 10 YILDA BÖLGESEL, 30 YILDA KÜRESEL FİNANS MERKEZİ OLACAK-

Halil İbrahim Akça, İFM'nin ''ilk 10 yılda bölgesel, 30 yılda küresel finans merkezi olmak'' gibi bir vizyonu bulunduğuna işaret ederek, bunun çalışma gruplarına geçici vizyon olarak verildiğini söyledi.

Akça, çalışmanın sonunda bir vizyon değişikliği ihtiyacının ortaya çıkması halinde ise vizyonun ''İFM Strateji ve Eylem Planında'' yenileneceğine dikkati çekti.

-''MEKANSAL BİR OLAY OLARAK ELE ALMIYORUZ''-

Akça, İstanbul Finans Merkezi'nin kurulma tarihine ilişkin olarak ise, ''Hangi tarihte İFM kuruldu denilebilir? İFM Strateji Eylem Planında yer alan hususlar yerine getirildikçe adım adım merkezin oluşumu da hayata geçirilmiş olacak'' dedi.

İstanbul'un şu anda zaten Türkiye'nin bir finans merkezi olduğunu belirten Akça, şunları söyledi:

''Biz olayı mekansal bir olay olarak ele almıyoruz. Olayı, 'İstanbul'da spesifik bir mekanda, spesifik binalar oluşacak ve bunun bağlantıları şu şekilde kurulacak' olarak ele almıyoruz. İstanbul olarak ele alıyoruz. Zaten şu aşamada gerek Altyapı Çalışma Grubu olsun ve gerekse Organizasyon Çalışma Grubu olsun finans merkezinin ne anlama geldiğini şekillendirmeye çalışıyorlar. Baştan tanımlı bir merkez organizasyon yapısı yok.''

İstanbul'un finans merkezi olması halinde Merkez Bankası ve diğer bankaların merkezlerinin İstanbul'a gidip, gitmeyeceği yönünde spesifik bir değerlendirmeleri olmadığına işaret eden Akça, ''İFM çok geniş kapsamlı bir tanım, konu. Bunu spesifik olarak, 'bazı kamu birimlerinin burada yeniden yerleşmesi' şeklinde bir şeye indirgemek istemiyoruz'' diye konuştu.

Akça, İstanbul'un finans merkezi olmasının Türkiye ekonomisine çok ciddi bir katma değer ve istihdam sağlamasının beklendiğini kaydederek, ihtiyaç duyulan finansmanın da en iyi şartlarda elde edilme imkanının söz konusu olacağını söyledi.

-''GEREKLİ MEVZUAT DÜZENLEMELERİNİ YAPACAĞIZ''-

İstanbul Finans Merkezinin kurulması için gerekli mevzuat düzenlemesini yapmayı planladıklarını da vurgulayan Akça, bunun bir kanun veya Bakanlar Kurulu kararı olabileceğini söyledi.

Ekim ayında Strateji ve Eylem planı yayımlandıktan sonra işleri hızlandırmak için bir yasa paketi oluşturmayı da düşündüklerini belirten Akça, şöyle devam etti:

''Bu belki içerisinde çok sayıda kanunda değişiklik öngören bir yasa paketi olacak. Ama bu, 9 çalışma grubunun raporlarının ardından netleşecek. Çünkü bu raporlarda hangi yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği netleşecek.

İki yasadan bahsediyorum. Birincisi Organizasyon Çerçeve Yasası. Bu yasa mı olur, ondan çok emin değiliz. Bu belki başka bir alt mevzuatta da mümkün olur. Bunu eylem planı bitmeden çıkarabilirsek, ilave bir adım atmış olarak kamuoyuna açıklarız. Ama asıl bahsettiğim çerçeve, asıl bahsettiğim paket eylem planı bittikten sonra, eylem planındaki yasa değişikliklerini bütün olarak ele alıp, bir pakete dönüştürüp hızlandırmak amacıyla düşünülen bir çalışma.''

-İFM NEDEN GEREKLİ?-

DPT Müsteşar Vekili Akça, İFM projesinin gerekliliğine değinirken de bunun, milli geliri kişi başına 10 bin dolar seviyesine gelmiş Türkiye için kaçınılmaz olduğuna işaret etti. Akça, ''Türkiye'nin bölgesel bir ekonomik bağa, hatta ilerleyen dönemde uluslararası bir ekonomik yapıya geçmesi kaçınılmazdı. Böyle bir ekonominin oturduğu temellerin, bölgesel ve uluslararası boyutlu bir anlayışı yansıtması gerekiyor'' diye konuştu.

Türkiye'nin ekonomik büyüme ve gelişmesinin sağlanması için çok ciddi bir finans sistemine ihtiyacı bulunduğuna işaret eden Akça, İstanbul'un finans merkezi olabilme potansiyeline sahip olup olmadığına yönelik çalışmaları anlattı.

Bu kapsamda OECD ile yapılan ''İstanbul Metropolitan Alan Çalışması''na değinen Akça, bu çalışmada İstanbul'un finans merkezi olması gereğinin ortaya çıktığını kaydetti.

Akça, Türkiye Bankalar Birliği'nin de bunu biraz daha detaylandıran ve İstanbul'u çevre şehir ve ülkelerle kıyaslayan çalışmalar yaptığını ifade etti. Akça, çalışmada Londra, Moskova, Varşova, Dublin ve Dubai ile kıyaslanan İstanbul'un, özellikle ''nitelikli iş gücü, gelir yaratma potansiyeli, hayat tarzı ve iş yapma maliyeti'' konularında, bu merkezlerden ileride olduğunun görüldüğünü söyledi.

Çalışmada, ancak İstanbul'un bu potansiyelini daha ileriye götürebilmesi için yapılması gereken ilave hususların da ortaya çıktığına dikkat çeken Akça, bunları ''politik ve ekonomik istikrar, iş yapma kolaylığı, yasal ortam ve imaj'' olarak sıraladı.

Çalışmaların sonucunda ''İstanbul'un önce bölgesel, sonra küresel bir finans merkezi olabileceği'' sonucuna ulaşıldığının altını çizen Akça, ''Bu kanaate ulaştıktan sonra şu anda İstanbul'un zayıf olduğu konuları, 'nasıl daha iyi hale getirir, iyi olduğu konuları da dünyaya daha iyi nasıl tanıtabiliriz' çalışmasının içerisine girdik'' dedi.

-İFM'NİN KATKISI NE OLACAK?-

Öte yandan, Bankalar Birliği'nin ''İstanbul'un Uluslararası Finans Merkezi Olma Potansiyelinin Değerlendirilmesi'' konulu raporunda ise, İstanbul Finans Merkezi'nin oluşturulması için gereken programın ölçeğinin 5 yıllık süre sonunda 2 milyar avro civarında olacağı belirtiliyor.

Raporda, böyle bir projenin, İstanbul'u dünyanın önde gelen finans merkezlerinden biri yapmanın yanı sıra 150 bin nitelikli iş gücü yaratacağı ve GSMH'ye yüzde 4 oranında bir katkı sağlayacağı ifade ediliyor.

Finansal hizmetler sektörünün GSMH'ye katkısının ise 2025 yılından itibaren GSMH içindeki payını yüzde 8'e yükseltecek şekilde, yıllık 20 milyar dolar düzeyinde olacağı öngörülüyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*