İstanbul depreminde sevindirici haberler

İstanbul depreminde sevindirici haberler.9744
  • Giriş : 05.07.2009 / 09:20:00

"Sonuç olarak, araştırma gemilerinin yaklaşık altı yıl süren incelemeleri bitti. Çıkan sonuçlar şaşırtıcıydı."

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


1999 yılında gerçekleşen 17 Ağustos depreminin ardından pek çok bilim adamı Türkiye'nin depremselliği ve Marmara'da beklenen yeni depreme ilişkin yorumlar yaptı. Genel olarak söylemler hiç de iç açıcı değildi. Kimileri, Marmara'yı boydan boya kat eden 180 kilometrelik bir faydan söz ediyor ve bunun bir kerede enerjisini boşaltacağını söylüyordu; kimileri de depremin büyüklüğünün 8'e kadar ulaşacağını iddia ediyordu. Hatta İstanbul'da birçok bölgenin boşaltılarak yeni yapılanma bölgelerinin yaratılması gerektiğini söyleyenler vardı. Sonuç olarak, 'beklenen istanbul depremi' ile ilgili pek çok araştırma yapıldı. Marmara Denizi'nin tabanında inceleme yapmak üzere, yurtdışından araştırma gemileri getirildi.

İstanbul Üniversitesi Jeoloji endisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise diğerlerinden farklı konuşuyordu. Ona göre, Marmara Bölgesi'nde İstanbul'u da etkileyecek çok büyük bir deprem olmayacaktı, bu iddiaları ortaya atanlar rant peşindeydi. Üşümezsoy basına yaptığı açıklamalarda şunları söylüyordu: "Emlak fiyatları 600 bin dolar olunca, 'Bağdat Caddesi'nde binalar yıkılacak, insanlar ölecek' dediler. İnsanları, büyük evlerden çıkıp küçük, sağlam evlere razı olmaya yönlendirdiler. Bu, arsa teminiydi. 'Adalar batacak' denince Adalar'da ve kıyılarda fiyatlar düştü. Bağdat Caddesi, Bağdat Caddesi olmaktan çıktı. Dükkanlar, evler boşalmıştı; ama ormanın kuzeyindeki Beykoz'da ve devamı olan Kurtköy'e doğru bir şehir gelişimi oldu."

Sonuç olarak, araştırma gemilerinin yaklaşık altı yıl süren incelemeleri bitti. Ortaya çıkan sonuçlar şaşırtıcıydı. Şaşalı bir şekilde başlayan araştırmaların sonuçları, aynı şekilde duyulmadı kamuoyunda. Son günlerde Türkiye'de meydana gelen küçük depremler ise İstanbullular'a o büyük korkuyu yeniden hatırlattı. Biz de Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ile araştırma gemilerinin ulaştığı sonuçları ve Marmara'daki deprem tehlikesini konuştuk...

Marmara Denizi'ndeki araştırmaların sonuçları yayınlanmadan önce, Marmara için sunulan tablo neyi anlatıyordu?
1999 depreminin ardından medyada çıkan başlıklara bakınca görüyorduk ki, durum çok vahim. Fay. İzmit Körfezi'nden çıkıyor. Gaziköy'e kadar gidiyor ve 7.8'lik deprem üretiyordu. "180 km'lik fay. bir seferde enerjisini boşaltacak"
boya Marmara yı Kesen un ıay yoktu. Sonra araştırma gemileri geldi; Marmara'nın tabanında inceleme yaptılar. Araştırma öncesindeki bilgilere göre, Marmara'da iki fay vardı. Biri 60, diğeri 120 kilometreydi. Bu tablo, fayın Yeşilköy'den Gaziköy'e kadar kırılacağını işaret ediyordu. Bu da 7.5'lik deprem üretecekti. "O fay 248 yıl önce 1766'da kırılmış olduğuna göre, burada eli kulağında deprem bekleniyor" deniyordu. Bu görüşe itirazımız vardı. Ben "Hayır, Adalar'da fay zaten düşey. Yalova ve Büyükçekmece arasında risk yok. Büyükçekmece ile Yeşilköy arasındaki bölgede ise iki parçalı fay var, burada en kötümser tahminle ancak 7'lik deprem olabilir" diyordum.

Sonuçta, Prof. Dr. Kolanda Armijo ve ekibi deniz tabanına görüntü almak için indiler...
Evet. O zamanlar Naci Görür, "120 kilometrelik fayın Tekirdağ ve Silivri'deki 60 kilometrelik bölümü kırılmış. Dolayısıyla 50 kilometrelik bölüm kalıyor" demişti. Biz de demiştik ki, "60-70 kilometre kaldığı varsayılan Yeşilköy ile Silivri arasındaki Kumburgaz fayının büyük kesimi düşey fay. Diğeri 30 kilometrelik fay ve bu ancak 6.5 deprem üretir."

Sonra yapılan açıklamalarda, "1912'de Tekirdağ fayı kırılmış mı, kırılmamış mı bilemiyoruz" dendi.
Evet. Fakat çalışmalar tamamlandı ve 2008'de yayınlandı. Ne yazık ki, çalışma başlarken yapılan şaşaalı açıklamalar, araştırma bitince olmadı. Armijo ve ekibi, deniz tabanını inceledikten sonra çıkan sonuç, benim açıklamalarıma çok benziyordu. Şimdi bu açıklamanın altı çizilerek duyurulması gerekir.

7'LİK deprem OLMAYACAK

Yani şimdi Marmara için tablo gerçekte nedir?
1894 depreminde Çınarcık Çukuru boydan boya. Büyükçekmece açıklarına kadar 50 kilometre yırtılmış. Enerjisi boşalmış. deprem saati 250 yüda bir çalıyorsa, burada 100 yıl önce çalmıştı: bir daha çalması için vakit var. Armijo ve ekibinin çıkardığı sonuç önemli. Yalova'dan Büyükçekmece'ye kadar olan kesim kırılmış ve Çınarcık Çukuru'ndaki stres boşalmış. Ama bugüne kadar yapılan spekülasyonlara göre Yalova'dan çıkacak olan enerji Adalar'a kadar gelecekti. deprem Adalar fayında bekleniyordu.

Ama Marmara Denizi tabanında yapılan çalışmadan sonra araştırmacılar farklı söylemlerde bulundu...
Evet. Marmara Denizi'nde 180 kilometrelik fay, ne tarihte kırılmış, ne gelecekte kırılacaktır. Marmara Denizi'ndeki Batı Marmara ve Doğu Marmara'daki fay hatları kırılmış ve stresleri boşalmış. Bu yüzyılda bu anlamda bir depremi oluşturmazlar. Marmara'da her an büyüklüğü 7'nin üzerinde iki deprem olacak" savını ortaya atanlar, ne fayların yerini biliyordu ne de depremleri. Bunların hepsi spekülasyondu. Yani "17 Ağustos'tan sonra stres birikti" diyenlerin savı boşa çıktı. deprem olması beklenen ve stres biriktirdiği düşünülen Büyükçekmece ile Pendik- Yalova arasında fay, stres biriktirmiyor. Orta kesimde Yeşilköy-Büyükçekmece arasındaki fay, sığ olarak kalıyor. "Marmara'nın dibi fokur fokur kaynıyor" deniyordu. Evet, su sızıntısı bu görüntüyü veriyor, bu da fayın enerjisinin boşaldığını gösteriyor. Bir fay kırılırsa içindeki su sızar. Bu risk değildir. Eğer gerçekten riskten bahsedecekseki bu kilitlenen fayda olur.

RİSK ÇINARCIK'IN GÜNEYİNDE

■ Yani bugüne kadar yapılan açıklamaları çöpe mi atalım?
Evet. Araştırma sonuçları bunu gösteriyor. "120 kilometrelik fay kırılacak ve 7.5'lik deprem olacak" söylemi de çöpe atılıyor. Çünkü yine çıkan sonuçlar gösteriyor ki, 1912'de Saroz Körfezi'nde depremdeki başlayan yırtılma, Tekirdağ Çukuru'ndan başlayıp Silivri çukurundan Kumburgaz'a kadar gelmiş ve 60 kilometrelik kesim de kırılmıştı. Stres kalmamıştı. Le Pichon ve Celal Sengör, 1999 depreminden sonrasında ısrarla "Marmara boydan boya yıkılacak" dediler, ama bu söylemi destekleyen bir şey görmedik. Bu depremler tarihte de olmamış. Grelecekte böyle bir depremin olma şansı yok. Marmara'da 100 yıl evvel 1894'de Çınarcık Çukuru, 1912'de Tekirdağ Çukuru
enerjilerini boşaltmış. Bir yerde 7.8'lik fay kırılınca, yer şekilleri değişiyor. Her 100-250 yılda bir deprem olsa, ne Ayasofya ne de diğer tarihi yapılar ayakta kalırdı. Dolayısıyla Marmara için böyle bir risk hiçbir zaman yoktu.

■ Şimdi riskli olduğunu söylediğiniz bölge hangisi?
Çınarcık'tan güneye doğru, Esenköy'den İmralı'ya giden fayda risk var. 17 Ağustos tarihinde gerçekleşen depremde, Sapanca Gölü'nden başlayan fay, batıya doğru Çınarcık ucuna kadar kırıldı. Doğuya doğru da Eftani Gölü'ne kadar kırıldı. Bundan sonra risk ya Düzce'de ya da Çınarcık'ın güneyinde Mudanya'ya doğru giden fayda. Güney'e giden fay, Marmara'da riskli yegane bölge.

Buradaki risk nedir?
17 Ağustos'un hemen sonrasında bir kol Düzce'de bir kol Çınarcık Çukuru'nda yırtıldı. Bu durum 1719'da aynen 17 Ağustos depremindeki gibi olmuştu. Demek ki 280 yıl sonra fay bir daha kırılmıştı. sonrasında, 1766'da ise Çınarcık'tan Mudanya'ya doğru giden kol kırılmıştı. Bu bir daha kırılırsa, 30-50 yıl sonra olabilir. Bir başka sav daha düşünebiliriz. Buna göre, 1894 depremi çok önemliydi. Yalnızca Çınarcık Çukuru'nu değil, güneye doğru olan kolu da kırmışsa iki stresi de boşaltmıştır. Ama o stresi boşaltmadığını varsayalım. İmralı'nın güneyinden Mudanya'ya hatta Bandırma'ya doğru giden 50-60 kilometrelik bir fay enerji biriktirmiş olabilir; bunun kırıldığı durumda 7'lik deprem oluşur. Bunun merkezdeki şiddeti 9'dur. İstanbul'da ise yansıması 5-6 olur. Deniz tabanındaki yarıklar bu bölgede araştırılmadı. Marmara Denizi'nde incelenen yarıkların hepsinin üzerindeki örtü ise 100 yıldan gençti.

HT

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*