İstanbul Emniyeti'ne şok inceleme

  • Giriş : 31.01.2007 / 00:00:00

Hrant Dink suikastıyla ilgili ihmal soruşturması, Trabzon'dan İstanbul Emniyeti'ne yöneldi. Cinayetle ilgili İstanbul polisinin ihmali olup olmadığı araştırılacak.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dink suikastı önceden ihbar edildiği halde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün herhangi bir önlem almadığı öne sürülüyor.

Bu arada, Hrant Dink'in katil zanlısı Ogün Samast'ın Türk Bayrağı önünde fotoğrafının çekilmesi ve bu fotoğrafın basında yer almasını soruşturmak üzere görevlendirilen üç müfettiş de Samsun'da çalışmalarına başladı.

Cerrah döneminde çıkan olaylar

Celalettin Cerrah döneminde, İstanbul'un yakın tarihinde yaşanan en kanlı olaylar meydana geldi. İki sinagog, İngiliz Başkonsolosluğu ve HSBC Bank'a düzenlenen bombalı saldırılar, bir grup üniversite öğrencisine linç girişimi ve son olarak Hrant Dink suikastı bu olaylardan birkaçı...

15 KASIM 2003:
Şişli ve Tophane'deki sinagoglar bombalandı
20 kişinin öldüğü, 250'den fazla kişinin yaralandığı sinagog saldırılarının ardından, emniyetin istihbarat eksikliği gündeme geldi. Sinagoglara saldırı düzenlendiği saatlerde Celalettin Cerrah maç izlemek üzere Letonya'daydı.

20 KASIM 2003:
İngiliz Başkonsolosluğu ve HSBC bombalandı
Sinagogların dumanı sönmeden daha büyük saldırı geldi. Türkiye'nin 11 Eylül'ü olarak tarihe geçti. İngiliz Başkonsolosluğu ve HSBC Bank'a bomba yüklü araçla intihar saldırısı düzenlendi. Olayda 31 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

İstanbul Emniyet Müdürü Cerrah suçluyu açıkladı, "Sorun medyada" dedi:

"Eğer sorumsuzluk olmasaydı, şu anda bu şehitlerimiz burada yatmıyordu, şehit vermeyecektik, 27 vatandaşımız ölmeyecekti. Ancak sorumsuz yapılan bu yayınlar, özgür basın adına, maalesef 27 vatandaşımızın şehit olmasına sebep olmuştur. Yakalamak üzereydik, takip etmek üzereydik. Şu anda buradaki şehitlerimize tören yapmıyor olacaktık."

Cerrah'a göre ölen insanları istihbarat eksikliği değil, medya öldürmüştü. Cerrah görevinde kaldı.

30 AĞUSTOS 2006:
Öğrencileri linç girişimi
Adnan Menderes Bulvarı'nda yapılan tören esnasında bir öğrenci grubu, Lübnan'a asker gönderilmemesini isteyerek "İsrail'e asker olmayacağız" yazılı döviz açtı. Töreni izleyen vatandaşlar grubu linç etmeye çalıştı, polis müdahale etmedi.

Cerrah olayı, "Vatandaşlarımızın güzel bir tepkisi" sözleriyle değerlendirdi.

19 OCAK 2007:
Hrant Dink öldürüldü
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink öldürüldü. "Dink koruma talep etmemişti" denildi.

Celalettin Cerrah'ın Savaş Ay'la yaptığı 28 Kasım 2005 tarihli söyleşisinde anlattıkları çarpıcı:

"Eşim de, kızlarım da iyi silah kullanır. İlkokuldan beri ateş etmeyi öğretirim çocuklarıma. Ateş etmek rahatlatır insanı. Patlayan tabanca sesi huzur bizim gibilere. Stresini alır."

Dink suikastı ve basına yansıyanlar...

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, 19 Ocak'ta öldürüldü. Dink'in katil zanlısı Ogün Samast 24 saatte yakalandı. Ancak suikastla ilgili soruşturma ilerledikçe, bazı çarpıcı gerçekler gözler önüne serildi.

Olayın ardından yapılan ilk soruşturmada, Samast'ı cinayete azmettirenin, 24 Ekim 2004'te Trabzon'da Mc Donald's'ı bombalayan Yasin Hayal olduğu tespit edildi.

Bu olay soruşturulurken, Dink suikastı nedeniyle tutuklanan Erhan Tuncel de polisin ulaştığı isimler arasındaydı. Tuncel, Trabzon Emniyeti'nin muhbiri olması karşılığında, Mc Donald's bombalamasında sanık sandalyesine oturtulmadı.

Erhan Tuncel'i muhbir yapan o dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek'ti.

Erhan Tuncel'in polisle çalışmaya başlamasıyla birlikte, Mc Donald's'ı bombalayan ve Dink suikastını planlayan Yasin Hayal'in çevresinde artık bir polis muhbiri vardı.

Hayal'in attığı her adım polisin gözetimi altındaydı. Şubat 2006'da Tuncel polise önemli bir bilgi verdi; "Dink öldürülecek" dedi.

Bu dönemde Trabzon Emniyeti'nin başında Akyürek görevine devam ediyordu. Sabri Uzun da istihbaratın Ankara'daki patronuydu.

Bu önemli bilgiyi alan Trabzon Emniyeti, İstanbul'u ve Ankara'yı uyardı ve Yasin Hayal'in çevresinde bir muhbiri olduğunu belirtti. Hatta, İstanbul'da kalacağı yerin adresini de ilgililere iletti.

Hayal'in kontrol altında tutulduğunu, İstanbul'a hareket ettiğinde ayrıca bilgi verileceğini de yazısına ekledi.

İstanbul Emniyeti, bildirilen adrese gitti ancak eli boş döndü. Artık Trabzon Emniyeti'nden "Hayal yola çıktı" bilgisi beklenmeye başlandı. Bu sırada istihbaratın başında görev değişimi oldu ve Sabri Uzun görevden alındı.

Trabzon Emniyet Müdürü Akyürek, 8 Mayıs 2006'da istihbaratın başına getirildi.

Akyürek, Ankara'ya atandıktan kısa bir süre sonra Yasin Hayal'in çevresinde yer alan emniyet muhbiri Erhan Tuncel'in emniyetle ilişkisi kesildi. Polis, Hayal'den, en azından muhbir vasıtasıyla, haber alamamaya başladı.

Emniyet yetkililerine göre, kritik süreç burada başladı. Zira, Yasin Hayal ile bağlantı kopunca, durumdan haberdar olan Ankara İstihbarat Daire Başkanlığı'nın İstanbul'u uyarması ve hedef konumundaki Hrant Dink'in çevresinde fiziki önlem alınmasını istemesi gerekiyordu.

İddiaya göre bu yapılmadı ve Hayal ile ekibi 'hafife alındı'. Hayal ise suikastten vazgeçmedi. Altı ay sonra tetiği kendisi çekmedi ama Ogün Samast'ı İstanbul'a gönderdi ve Dink'e suikast gerçekleştirildi.

'Geliyorum' diyen bu olay, şimdi Emniyet ve İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin gündeminde. Tarihler, muhbirle yapılan haberleşmeler ve iç yazışmalar tek tek gözden geçiriliyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious