İstanbul sancısı! Külünk mü Babuşçu mu?

İstanbul sancısı! Külünk mü Babuşçu mu?.11400
  • Giriş : 27.06.2009 / 10:47:00
  • Güncelleme : 27.06.2009 / 10:48:30

AKP İstanbul İl Teşkilatı’nın yarın yapılacak kongresinde başkanlık için iki aday çekişecek...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AKP İstanbul İl Teşkilatı'nın yarın yapılacak kongresinde başkanlık için iki aday çekişecek. Biri Metin Külünk, diğeri mevcut başkan Aziz Babuşçu. Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın da bulunduğu 26 belediye ve ilçe başkanı Aziz Babuşçu'ya desteklerini açıkladılar. Külünk “Topbaş'ın adil davranması gerekirdi” dedi. Külünk'e sorduğumuz sorular ve yanıtları şöyle:

AKP ilçe başkanı ve belediye başkanlarının toplanıp Topbaş'ın Aziz Babuşçu'yu desteklediklerini açıklamasına ne diyorsunuz?

Ben Kadir Topbaş'ın ve belediye başkanlarının bu açıklamalarını saygıyla karşılıyorum. Tabii burada Topbaş'ın sözlerini de sürçü lisan olarak kabul ediyorum. Çünkü Büyükşehir Belediye Başkanı şehrin ağabeyidir. Bu şehrin her şeyinden sorumlu olan insan demektir. Ben onun adaletinden ve demokrasi anlayışından hiç şüphe etmedim. Oradaki açıklamalarını da bir sürçü lisan olarak kabul ediyorum. Ancak partimizin yönetim biçimi bellidir. Tüzüğümüzde partiye üye olan herkes kongrelerde aday olabilir deniliyor. Ayrıca tüzükte birden fazla adayın olduğu kongrelerde genel merkezin tarafsız olması gerektiği belirtilir. Genel Merkez demek adalet demektir. Topbaş bir başka üyenin il başkan adayı olması nedeniyle adil bir şekilde davranıp, birini sağına birini de soluna almalıydı. Tıpkı bir ağabey gibi. Belediye başkanı olarak değil bir ağabey olarak davranmak ona daha çok yakışır. Ancak ben yine de onun öyle olduğuna inanıyorum.
Başbakan sizin adaylığınıza ne diyor?

Adaylığımı açıklamamın üzerinden 15 gün geçti. Şu ana kadar Başbakanımız'dan bana 'dur' veya 'çekil' gibi bir cümle gelmedi. Ben başkalarının ne dediğine bakmıyorum. Konuşanların şahsi kanaatleridir. Ben Başbakan'ın adaletinden hiçbir şekilde şüphe etmiyorum. Onun bu zamana kadar yaşadıklarına bakarak, adalet ve demokrasi anlayışının en güzel onun üzerinde şekillendiğini görürsünüz. Ben onun adalet ve demokrasi anlayışından hiç şüphe etmedim.

Seçilirseniz neler yapacaksınız?

Öncelikle partimizin İstanbul İl Teşkilatı'nın kapısı yediden yetmişe bütün İstanbululara açık olacak. Bütün İstanbullular şunu bilecek ki, partimize oy vermemelerine rağmen bize ulaşanların uğradığı haksızlıkları çözmeye çalışacağız. Yaşayışı, inanışı ve siyasal düşüncesiyle kimseyi ayırmayacağız. AKP'nin il yönetimi bir değer üretim merkezi olacak. İl yönetimimizde İstanbul'un sağlık sorunları konuşulacak. Eğitim problemleri konuşulacak. Hayvan hakları ile ilgili meseleler konuşulacak. Kadına şiddetin bu kadar zirveye çıktığı bir zaman diliminde kadınlarımızın problemlerini konuşacağız. Diğer yandan teşkilatın tavanı ve tabanı arasındaki bütün engeller kalkacak. İstanbul il başkanı bir ağabey olacak. İstanbul'da siyaseti yerelleştireceğiz. Bine yakın mahalle var. Öyle mahalleler var ki nüfusu 200 bin, 300 bin. Anadolu'daki birçok ilin iki katı büyüklüğünde. Mahalle yönetimlerini daha fazla güçlendireceğiz. Siyaseti mahallelere yönlendireceğiz. Yani siyaset yerelleşecek.

Mevcut yönetimin eksikleri olduğu için mi aday oldunuz?

Bizim tarzımız çok farklı. Biz bu süreci mevcut yönetimin eksiklikleri üzerinden yönetmiyoruz. Biz şunu söylüyoruz 'Biz bu işi daha iyi yaparız' diyoruz. Biz kadromuzla beraber partimizi İstanbul'da daha iyi ifade ederiz diyoruz. Çünkü siyaset çok yorucu bir iştir. İnsanlar sürekli olarak siyaset yapınca kimi zaman yorulurlar. Yorulan arkadaşlara diyoruz ki siz heyecanı daha güçlü olan arkadaşlarınıza bu bayrağı devredin ki bu bayrak daha yükseğe çıksın.

KADİR TOPBAŞ NE DEMİŞTİ?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş, Babuşçu'yu desteklediğini şu sözlerde açıklamıştı: “Duruşu, tavrı, tarzı, güvenilirliği, samimiyeti ve özverisiyle beyefendi bir insan olan Aziz Babuşcu görevini başarıyla yürüttü. Böyle bir kişiliğe sahip olan bir insan kolay bulunmaz. Özellikle söylediğinin arkasında duran, adam gibi adam olduğu için parti örgütümüz kendisine bu dönemde il başkanımız olarak devam etmesi konusunda destek veriyor.”

Gözler AKP İstanbul Kongresi'nde

AKP'de gözler, yarın Abdi İpekçi Spor Salonu'nda yapılacak olan İstanbul İl Kongresi'ne çevrilmiş durumda. Şu ana kadar iki partili adaylığını açıkladı: Halen görevdeki İl Başkanı Aziz Babuşçu ile AKP'nin kuruluşunda il teşkilat başkanlığı yapmış olan Metin Külünk. Bu yarışı ilginç kılan AKP Genel Merkezi'nin tercihini alenen Babuşçu lehine yapmış olması. Şöyle ki, geçtiğimiz günlerde AKP'nin teşklitlanmadan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Haluk İpek, yanında Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve bazı İstanbul milletvekilleri varken, “Başbakanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Genel Merkezimiz 1,5 ay öncesinden İstanbul'da Aziz Babuşcu ile yola devam kararı almıştır” dedi.

Bir diğer ilginç ayrıntı da şu: Külünk daha önce de, Genel Merkez'in tercih ettiği Mehmet Müezzinoğlu'na karşı il başkanlığına talip olmuş, Erdoğan'ın son dakikada devreye girmesiyle adaylığını çekmişti. Dolayısıyla öncelikle merak edilen husus, kongreyi kimin kazanacağı değil, Külünk'ün bu sefer adaylığında sonuna kadar ısrarlı olup olmayacağı. Bu soruyu doğrudan Külünk'e sordum, bana bu kez Erdoğan'ın devreye girmesini beklemediğini, girse bile adaylıktan vazgeçmesinin asla söz konusu olmadığını söyledi. Nitekim Külünk'ün web sayfasına girdiğinizde karşınıza ilk olarak AKP Tüzüğü'nün 46/4. maddesi çıkıyor: “Seçilme yeterliliğine sahip her üye yer kaydı aranmaksızın, kongrede yapılacak seçimlerde aday olabilir veya aday gösterilebilir. Genel merkez ve Divan tarafsızdır.”

RP ve FP gibi

Bu yaşananlar insanın aklına ister istemez Refah ve Fazilet Partili yılları getiriyor. 1990'ların ortalarından itibaren RP'de, genel merkezin tek aday dayatmalarına rağmen birçok il kongresinde çok adaylı seçimler olmuş, kazanan muhaliflerin çoğu daha sonra genel merkez tarafından görevden alınmıştı. Daha sonra AKP'yi kuracak olan yenilikçi hareketin ilk tohumları da bu sıralarda atılmıştı. Fakat bu sefer yaşananlar daha çok 1999 sonunda, yine Abdi İpekçi'de yapılan FP İstanbul Kongresi'ni anımsatıyor. O tarihte yenilikçiler, gelenekçilerin adayı Numan Kurtulmuş'un karşısına Mehmet Müezzinoğlu'nu çıkarmış, kongre nafile ikna çabaları nedeniyle saatlerce geç başlamıştı. İl başkan adaylığını “AK Parti'nin kuruluş felsefesine sahip çıkma” iddiasıyla temellendiren Külünk, tarihteki bu örneklerden da cesaret alarak, bu sefer Genel Başkanı Erdoğan'ın tarafsız davranacağını söylüyor.

Ciddi bir sınav

Diyelim ki Külünk seçimlere girdi, şansı ne olur? Bunu kestirebilmek çok güç, fakat benim gibi AKP'yi yakından izlemeye çalışanların çok iyi bildiği gibi, kendisi birkaç yıldır siyasete ve il başkanlığına çok ciddi bir şekilde yatırım yapıyor. Erdoğan gibi Rizeli olan Külünk geniş ve etkili bir aileye sahip olmanın avantajlarını da kullanıyor. Buna parti tabanını çok iyi tanıması da eklenince 10 Haziran'da Cevahir Otel'de binlerce kişinin katıldığı gövde gösterisi gibi organizasyonlara imza atabiliyor.

Külünk'ün bir diğer avantajı, rakibi Babuşçu'nun yönetimindeki AKP teşkilatının 29 Mart seçimlerinde hiç de iyi bir sınav verememiş olması. Kaybedilen ve kazanılamayan ilçelerde Babuşçu'nun sorumluluğu ne derecedir, tartışılır, ancak seçimin ardından AKP İstanbul örgütünün belli bir moralsizlik içinde olduğu da kesin.

Yarına kadar, hatta esas yarından sonra bu kongreyi daha çok konuşup tartışacağa benzeriz zira AKP ne zamandan beri bu denli önemli bir “parti içi demokrasi” sınavına girmemişti.

VATAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*