İstanbul'da kömüre dönüş mümkün değil

İstanbul'da kömüre dönüş mümkün değil.9796
  • Giriş : 20.11.2008 / 20:26:00

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş: İgdaş’ın kendi verilerine göre böyle bir sıkıntı yok.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İTO ve Büyükşehir Belediyesi alışverişi teşvik kampanyası başlatıyor dediniz ve biz de bu önemli kampanyayı duyurmak için buraya geldik. Nasıl geçti toplantı, ne sonuca vardınız? Sivil toplum kuruluşları da oldukça destek veriyor nedir son durum?

Niyetimizi açıkladık, tabi olay şu İstanbul, Türküye ekonomisinin yüzde 43'nü teşekkül ediyor. Lokomotif bir şehir, bu şehir Türkiye'yi taşıyor. Ekonomik hayatta bir durağanlık olduğu zaman bunun yansıması çok daha farklı olur çünkü dünya ile tanışan dünya ile yarışan bir şehirdeyiz. Burada bizim sadece belediye olarak fen ve imar değil bunun dışında sosyal hayatla ekonomik hayatla ilgili adımlar atmamız gerekiyor. Bu global krizle ilgili ne yapabiliriz diye konuştuk ve sayın İTO başkanının bu konudaki ciddi adımlarıyla bu iş başladı ve dedik ki artık bir lira bin lira neyse herkes bir şeyler alsın. Sular yükselirse bütün gemiler yüzer diye bir söz var. Bu bakımdan işin psikolojik yönünü bir tarafa öteleyebilmek için, tedirginliği ortadan kaldırabilmek için bu adımların atılması gerekiyor ve üretenler gereken tedbiri alıp daha az maaşla bu işi satışa sunacaklar, tüketenler de normal yaşamlarına devam edecek tedirgin olmadan bu da tabi sosyal vakalara sebep olmaması için gerekli bir adımdır.

Ne kadarlık bir indirim söz konusu olacak?

Onu sektördekiler kendi boyutlarına göre değerlendirecektir. Hatırlarsanız biz suya yüzde dört gibi bir zammı bile geri çektirdik. İETT on kuruşluk bir zam yapıyordu bunu durdurduk yapmadık. Dedik ki bunların bir geçmesi lazım. Çünkü psikolojisi var, aman her şey pahalanacak denildiği zaman insan piyasaya girmez, harcamaz. İşçi maaşını alamazsa veya işçi işyerinden çıkartılırsa sistem birden bozulur ve kaosu çok daha büyük olur. Bu bakımdan bu sıkıntıyı gidermek için hepimizin birlikte olması gerekiyor. Gemisini kurtaran kaptan gibi kendimi kurtarayım değil. Reel sektör, kamu kuruluşları ve halk el ele vererek bu ciddi kampanyada birlikte olmalıyız ve Türkiye ekonomisinin bundan minimum etkilenmesini sağlamalıyız.

Gerçekten proaktif bir yaklaşım, bunun için tebrik etmek istiyorum. Biz de Habertürk olarak duyunca hemen destek vermek istedik. Çünkü krize karşı hep hasar tespitleri yapılıyor ama proaktif yaklaşımlar gerekli diyor uzmanlar ve burada proaktif bir yaklaşım var.

Biz burada bütün mecralarımızı, köprü üstleri, tanıtım ortamları vs. kampanya için destekte her türlü şeye hazır olduğumuzu İBB olarak söyledik.

Peki İstanbul krizden ne kadar etkilendi biraz onu konuşalım. Çünkü krizin Türkiye'ye etkilerini masaya yatırmaya devam ediyoruz ekonomi yayınlarımızda. İstanbul Türkiye ekonomisi için önemli bir merkez . İstanbul bundan ne kadar etkilendi?

Tabi insanların tedirginliği, ne olur ne olmaz endişesi var bundan dolayı harcamaları durduruyor ve daha ekonomik davranmak zorunda kalıyor. Biz diyoruz ki günlük yaşamlarına normal bir şekilde devam etsin. Bu sirkülasyon sürsün. Tabi bunu bir nebze işyerleri hissetti bazı yerler çok daha fazla hissetti bazıları yeni yeni hissediyor İstanbul boyutunda. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak dün 18 milyar ytl lik bütçemizi meclisimizden geçirdik . Biz kendi yatırımlarımızı durdurmayacağız. Piyasaya olan arzımız, piyasaya olan çalışmamız devam edecek. Biz de çok büyük yatırımlara girdik. Maalesef İETT arazisinden 156 milyar ytl alamadığımızdan bir sıkıntımız var. Bu noktada müteahhitlere ödeme sıkıntısı çekiyoruz, oradan kaynaklanan bir sıkıntı bu. Ama benim arkadaşlarıma söylediğim şu: Büyükşehir olarak biz yatırımlarımıza devam etmeliyiz, piyasaya para sürmeliyiz, elimizdekini devamlı harcamalıyız ki İstanbul ekonomisinde devamlı hareketlilik sürsün ve devam etsin.

Yatırımlarımız etkilenmedi diyorsunuz.

Tabii ki bir şey var eğer İstanbul'daki toplanan vergide bir düşüş olursa bize gelen paylar da düşer. Bu bakımdan sistem bir bütün her yönden bir taraf etkileniyor. Bu bakımdan ekonomik canlılık dolayısıyla bizim de bütçemizi ve yatırımlarımızı etkiler onun için biz de bu yatırımlarda geri adım atamayacağız.
Peki doğalgaz zammından dolayı kömüre dönüş var mı? Herkesin merak ettiği sorulardan bir tanesi.

Bizim kendi tüketimimize baktığımız zaman yok. Yani İgdaş'ın kendi verilerine göre böyle bir sıkıntı yok. Tabii ki kömür çok dargelirli insanlara yardım olarak yapılıyor. Bu biraz daha kentin çeperlerinde, dış çeperlerine doğru noktalara henüz doğalgazı götüremediğimizden. Şu anda yüzde 95 doğalgaz kullanımı var. O noktalardaki diğer insanların bu geçmişten beri yapılan bir sosyal yardım şeklinde onlar da devam ediyor tabii. Ama bizim kaynaklarımızda öyle bir etkileşim yok

Şimdi kömür dağıtma işlemleri nasıl yapılıyor diye bir seyirci sorusu gelmiş. Kimlere kömür dağıtılıyor diye merak ediyor seyircilerimiz. Dar gelirli kesime dağıtıyoruz dediniz ama biraz açabilir misiniz?

Kömürü biz dağıtmıyoruz. Valilik ve kaymakamlıklar ilgileniyor ama şunu ben yurttaşlarıma söyleyeyim, hak etmediği halde alanlar varsa bunu ihbar etsinler çünkü binlerce insana yardım yapılıyorsa Büyükşehir belediyesinin yaptığı yardım da böyle, bunları gelen birtakım bilgiler doğrultusunda bu yardımlar veriliyor ama hak etmediği halde alanlar varsa buna mutlaka müdahale edilsin ve ihbar edilsin ki yanlış yere gitmesin.

Bir diğer seyirci sorumuz da İstanbul'da trafiğin durumu ne olacak?

Trafiği çözeceğiz ve bu konuda çok ciddi mesafe aldık. Göreve geldiğimde günlük İstanbul'daki hareketlilik 11 milyon civarındaydı şimdi 23 milyonlarda. Modern şehirlerde şehir nüfusunun üç misli. Artık İstanbul'da yaşayan medeni bir insan mutlaka şehrin trafik durumunu önceden kontrol ederek -cep telefonundan veya internetten ya da 44 44 154'e sormak suretiyle- trafiğe öyle çıkması gerekiyor. Toplu taşımada günde 3 milyon 950 bin'den 6 milyon'a geçtik. Metrobüs 530 bin insan taşıyor. Toplu taşıma geliştikçe toplu taşıma geliştikçe İstanbul rahatlayacak.

Özellikle yağışlı günlerde İstanbul'da trafiğin felç olduğunu biliyoruz. Biz de özel yayınlarla burada seyircileri aydınlatmaya çalışıyoruz. Bundan en kötü etkilenen de iki yaka arasındaki ulaşım. İkinci köprüde de birinci köprüde de yoğun trafik oluyor. Bu arada üçüncü köprü çalışmalarında son durum , son notlar neler?

Bu hükümetimizin yaptığı bir çalışma, bize bununla ilgili bilgilendirme yapılıyor. Bunun entegrasyona yönelik çalışma yapıyoruz. Yalnız ben medyamızdan şöyle bir talepte bulunuyorum. En yoğun saatlerde İstanbul trafiğini gösterirken bir köşede de Brüksel'i , Paris'i, veya New York'u da göstersin. Aynı saatleri, yoğun trafiği yalnız İstanbul değil bütün şehirler yaşıyor. Bu trafik sıkıntı tabii ama onların ne şansı var? Metroları var. Trafikte sıkıntı çekmek istemeyen metroya ulaşıyor. Biz şu anda 73 km'ye 44'ten çıktık, 60 km inşaat devam ediyor, 74 km ihale aşamasına geldik. Bunlar yapıldıkça toplu taşıma yoğunluğu daha da artacak, insanlar buna yönelecek. Vapurda geçen sene 98 milyon insan taşıdık. Bu daha da 100 milyon 150 milyon -yılda- doğru ulaştığı zaman, şehir ulaşımında toplu taşıma kullanıldığı zaman erişme problemi olmayacak. Şimdi metrobüste Etiler'den gelen bir insan bu hattı taksiye binip kısa bir mesafeden sonra taksiye binip çok daha kısa bir sürede istediği yere gidebiliyor. Artık metrobüs&taksi veya toplu taşıma&taksi gibi –kısa mesafelerde taksi- olmak üzere böyle bir sisteme doğru insanların kent kullanımına geçmesi gerekiyor.

Krizden trafik etkilenmiyor maalesef. Bazen soruyorduk krizden trafik etkilenir mi, azalır mı, araç sayısı azalır mı böyle bir şey yok. Biz de İBB olarak trafik sorununu çözmekte iddialıyız diyorsunuz.

Tabii trafikte krizden etkilenme olmaz değil olur ama minimum olmasını arzu ediyoruz. Bütün doğal kaynaklar petrol, enerji, doğalgaz ve su tükenmez değil. Artık insanoğlu çok daha dikkatli ve hassas olmak durumunda, tüketime dikkat etmek durumunda.

HABERTÜRK

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*