İstanbul'un trafiğini 15 milyar dolar açar

  • Giriş : 02.01.2007 / 00:00:00

Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul'un trafik sorununu çözmek için 2012 yılına kadar 15 milyar dolarlık (22.6 milyar YTL) yatırım yapmak zorunda olduklarını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başlayan ve plan aşamasında olan projeler için gerekli olan bu kaynağı bulmak için bazı belediye yatırımlarını satacaklarını belirten Topbaş, "İGDAŞ'ı satacağız, İETT'yi bölüm bölüm özelleştiriyoruz, KİPTAŞ'ı halka açacağız" dedi.

Topbaş, İstanbul'un trafik sorununu çözmeye yönelik projelerini anlattı.

Topbaş, yurtdışında yerel yöneticilerin emniyetten trafiğe birçok konudan sorumlu olduğunu ve kendilerinin de Büyükşehir Belediyesi olarak bu yetkilere talip olduklarını söyledi. Merkezi yönetimden yatırımlar için destek beklediklerini belirten Topbaş, şunları söyledi:

Dört yıllık plan
"Bizim 2011 sonuna kadarki programımızda 22.6 katrilyon yatırım yapmamız gerek. Bu yaklaşık 15 milyar dolara denk geliyor. Bu rakam aşağı düşmez yukarı çıkar. Yatırımlara başladık ve 'Nereden bulacağız' demedik. İGDAŞ'ı satacağız, İETT'yi bölüm bölüm özelleştiriyoruz, KİPTAŞ'ı halka açacağız. Moskova Belediyesi'nin 34 milyar dolar bütçesi var. Nüfusu 10 milyon, İstanbul'un beşte biri oranında yüzölçümüne sahip. Şimdi orada yeni bir kent kuruyorlar, kimse itiraz etmiyor.

Bilet başına 40 kuruş zarar
Biz de yürütmeyi durdurma kararlarından fırsat bulursak iş yapacağız. Toplu taşımanın halk tarafından finanse edildiği tek ülke Türkiye. Çoğu kişiye dedik ki, 'Şunu alın, yapın, işletin'. Kimse gelmiyor. Kâr edemeyeceklerini düşünüyorlar. Bilet entegrasyonu yüzünden yılda 60 trilyon giderimiz var. Bilet başına 40 kuruş zarar ediyoruz. Trafik denetimi konusunda da yetki istiyoruz. Üç şeritli bir yol yaptıysam onu da denetlemem gerek.

En iyisi metro ama pahalı
İstanbul'daki 53 kilometrelik raylı sistem ağı komik. Banliyö hatları revize edildikten sonra Büyükşehir Belediyesi'ne devredilecek. 14.5 kilometrelik Sultançiftliği hattı haziran sonunda açılacak. Yüzeyden giden raylı sistem projelerine karşıyım. Doğru olan metro yapmak ama çok pahalı. Kilometresi 40-50 milyon dolara mal oluyor. Sultançiftliği'nde bizden önce raylı sistem tercih edilmiş. Biz de devam ettik. Ama birkaç noktada yol çok daralıyor bunları yeraltına alalım dedik. Hattın 5.5 kilometresini yeraltına aldık. Bu da inşaat süresini uzattı.

İki sıkıntılı nokta var
Bizim İstanbul'da iki sıkıntılı noktamızdan birisi Sultançiftliği birisi de İstiklal Caddesi. Hiç hoşuma gitmeyen iyi netice alamadığım yerler bunlar. Sultançiftliği hattı önemli yolculuk talebi olan bir hat onun devamını Vezneciler'e kadar gelmesi düşünülmüş. Ancak tarihi yarımadaya girmesi için kurul izni alınmadı, biz de hattı Edirnekapı'ya kadar götürdük. Onu da yeni diğer hatta entegre etmek için Topkapı'ya kadar uzattık. Bu sayede yolcuların raylı sistemi kullanarak Kabataş'a kadar gidebilmesini sağlayacağız.
İstanbul'da kesintisiz ulaşımı belki sağlayamayız ama istasyonlarda aktarmaları sağlayabiliriz. Biz bu kopuk halkaları tamamlamaya çalışıyoruz. 1870'lerde İstanbul'da dünyanın ikinci metrosu sayılan 'Tünel' yapılmış ancak devamı gelmemiş.

New York örneği
Raylı ulaşım artık vazgeçilmez. New York metrosu 800 km. artık yeni hat yapmak yerine sefer aralıklarını daha kısaya indirmeye çalışıyorlar. Bir diğer derdimiz de Zeytinburnu-Ambarlar girişindeki tramvay geçişi. Orada tramvayı yerin altına alacağız. Çünkü araçlarla birlikte ciddi bir karışıklık yaşanıyor.
Raylı sistem bittiğinde Bakırköy Marmaray İstasyonu'ndan binince Gebze'ye kadar gidebileceksiniz.
"Türkiye'nin ticaret merkezi İstanbul'da düzgün bir liman yok. Kaldırılacak olan Haydarpaşa Limanı dünya ölçeği açısından hiçbir şey ifade etmiyor. Dev bir liman hazırlığı içindeyiz. Türkiye'nin ihracatının yüzde 60'ını üstlenen İstanbul'da liman yoksunluğu var. Tüm taşımacılık karayoluyla yapılıyor. İstanbul'da Denizyolunu kullanmamız gerek. Haydarpaşa Limanı'nın çok çok üstünde bir liman projesi düşündük. Silivri'nin ötesinde bir nokta. Ambarlı'yı birkaç misili daha genişleterek Ro-Ro seferleri yapacak konuma getirecez. Oradaki TIR yoğunluğunu azaltmak için de limanı Hadımköy'e raylı sistemle bağlayacağız.
İstanbul'un en büyük iki sorunu. Göç ve plansız yapılaşma var. İstanbul'a her yıl 350 bin kişi geliyor, 200 bin araç trafiğe çıkıyor. Bütün yerleşim alanlarından kentin merkezine gelme çabası var. Gittiği-miz her beldede Eminönü ve Taksim'e otobüs istiyorlar. Bu tip yerlerden herkesi Taksim'e getirmeye çalışsak Taksim'e 10 kilometre kala tıkanırsınız. Bunların hepsi tek merkezlilikten kaynaklanıyor. İstanbul'da üç-dört noktada ciddi merkezler oluşturmayı düşünüyoruz. Birincisi Kartal 'Alt Bölge' dediğimiz yer. Orası önemli bir yönetim merkezi haline gelecek. 550 hektarlık bir alanda proje çalışması sürüyor. Anadolu yakasında sistemin dengesini kuracak bir merkez olacak. Maslak'tan daha planlı gelişmiş bir nokta olacak. İkitelli'de 1 mil-yon nüfuslu bir bölge hazırlıyoruz. Ama kendi yolları kendi raylı sistemi olacak şekilde. Hem deprem riskindeki sıkıntılı bölgeleri taşıma hem de yeni merkez oluşturma adına çabamız var. Olimpiyat Stadı'nın arka tarafına yapacağız. Bahçeşehir'in ön bölümünde de TOKİ'ye ait olan bir arazi üzerinde bir merkez planlıyoruz. İstanbul'un yeni dengelerini oluşturacağız. Gebze'de bir eşik oluşturup Çorlu'daki sanayinin kapasitesini değerlendireceğiz.
Orada var olan boy kapasiteyi doldurarak buradaki sanayiyi oraya yollamayı düşünüyoruz. Banliyö hattının Kocaeli'nden Çorlu'ya kadar uzanabilmesini istiyoruz. Beş sene sonra Kocaeli'nden binen biri bir buçuk saat içinde Çorlu'ya gidebilecek.

'Dubai Towers'da yokuz
"Kulelerin isminin 'Dubai Towers' olması gayet doğal. Siz Dubai'ye gidip 'İstanbul Kuleleri' kurabilirsiniz. Bir yatırımcı dünyanın herhangi bir yerinde yatırımına istediği ismi koyar. Siz bir kanun koyarsınız. Dersiniz ki burda Türk isimleri konulacak. O zaman oraya 'Dubai Towers' koydurtmazsınız. Biz arazisinin satışını hazırladık. Bir yasal düzenleme istedik. Biz ihalelerimizi kapalı zarf usulü yapıyoruz. Biz başka bir düzenleme istiyoruz. Bu proje beş milyar dolarlık bir yatırım. Bunu genel olarak düşünmek lazım. Biz burayı açık ihaleyle kapalı zarf usulü satacağız. Madem satıyorum iyi bir para almam gerek. Zarflar açıldıktan sonra en iyi teklifi veren üç kişiyle basının önünde pazarlık edebilme yetkisi istedim. Özelleştirmede olanla aynı tarzda. Biz sadece bu araziyi satacağız projenin içinde olmayacağız.

Sirkeci Garı müze olacak
Sirkeci Garı'nı bir şehir müzesi haline getirmeyi düşünüyoruz. Tarih Vakfı da projeye dahil olmak istiyor. Sütlüce'deki kongre merkezi projesi kangren halini aldı. Yüklenici firma geçen yılbaşında teslim sözü vermesine rağmen bu proje hâlâ bitmedi. TRT'nin binasının da müze olması gerek. Pera Müzesi'nin bu konuda projesi var. Harekete geçmek için TRT'ye genel müdür atanmasını bekliyoruz. TRT binasında bir konser salonu düşünüyoruz. Los Angeles'ta kent oskestrası çökmek üzereyken bu konuda hassas olan bir aile 30 milyon dolar yardımda bulunmuş.

200 milyona harika salon
Daha sonra birtakım kampanyalarla bu rakam 200 milyon dolara kadar çıkmış ve harika bir konser salonu yapmışlar. Bu sayede Los Angeles Kent Orkestrası, Amerika'nın sayılı orkestraları arasına girmiş. Burada da aynısını hedefliyoruz. Eski Dram Tiyatrosu'nun maketleri var. İç görüntüsü olarak Dram Tiyatrosu'nun aynısı olan bir yapı istedim. Bunu da İnan Kıraç beyefendi kabul etti. Projesi hazırlandı. Bu tip sanatsal yapılar bir para getirmiyor ama kente prestij kazandırıyor.

Bilimle siyaseti birleştirdik
Yaptığım en önemli işlerden biri İstanbul Metropolitan Planlama Merkezi'ni (İMP) kurmaktı. Burada bilim dünyasıyla siyaseti birleştirmeyi başardık. Biz dokuz üniversite üyesinin katılımıyla 500 kişilik bir çalışma grubu kurduk. Gelip ne söylediniz de sözleriniz dikkate alınmadı? Çağrılmadınız mı? Niye gelmediniz? Pusuda bekleyeceksin sonuca itiraz edeceksin. Bu ancak ayak bağı olmaktır. Bun da farklı niyetler aranır. Bu tip meslek odaları siyaset yapma yeri değildir."

İstanbul, Paris gibi olmalı
Topbaş, İstanbul'un turizm hedeflerine ilişkinse şunları söyledi: "İstanbul'daki Cumhuriyet Bayramı etkinliklerine Paris'teki kadar turist gelmesini hayal ediyorum. Eminönü'nü turizm merkezi haline getirmek istiyoruz. Atölyelerin olduğu yerler boşaldığında sıkıntı çıkabilir. Bu atölyeleri boşaltıyoruz. Kendilerine süreler verilecek. Kendi imkânlarınızla şu işleri mi yapmak istersiniz yoksa biz size yatırımcı mı bulalım diyoruz. Oradaki hanları turizm yatırımına çevireceğiz. İstanbul yüzde 38'lere varan sanayi kenti konumundan kurtulmalı. Artık Türkiye'de başka bölgeler tercih edilmeli. İstanbul daha nitelikli işgücünün bulunduğu, dünyaya farklı yaklaşan bir kent olmalı. Sanayisi yine olsun ama belirli bir oranı geçmesin. İstanbul bundan sonra, finans merkezi, kültür merkezi, kongre merkezi gibi fonksiyonları yüklenmeli. Bunun için çevre illerde birtakım eşikler oluşturulmalı. Göçü tutacak unsurlar oluşturulmalı. Marmara ölçeğinde bir çevre düzeni planı yapılması konusunda anlaştık."

Gökkafes'in eksilmesi gerekli
Kendisi de mimar olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, kentteki çirkin yapılaşmaya ilişkin olarak ise şu değerlendirmeyi yaptı:
"Belirli boyutlardaki yapıların görünüşleriyle ilgili kararları verecek bir estetik kurul kuruldu. Artık isteyen kafasına göre devasa bir yapı yapamayacak. Türkiye'de maalesef mimarlara ciddi fırsatlar verilmiyor. Mimarlar formatlanmış kalıplar içinde proje yapmak zorunda kalıyor. Çirkinlik Odakule'den başlıyor. Tepebaşı'ndaki o otel, Gezi Parkı'nın bir parçasını alan oteller bunların sorgulanması gerek. Gökkafes'in belirli bir oranda eksilmesi gerekir. Bu yapı bir ayıp olarak oradan her geçenin gözü önünde duruyor. Herhalde yapanlar güzel bir kente 'güzel' bir iz bıraktıkları için memnun olmalı. Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO'nun yetkilileriyle görüştüğümde bana özellikle Maslak'ı sordular. O bölgede üç emsali geçen çok sayıda yapı var."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious