İşte Danıştay'ın yayın yasağını reddetmesinin gerekçesi

İşte Danıştay'ın yayın yasağını reddetmesinin gerekçesi.10525
  • Giriş : 06.11.2007 / 17:00:00
  • Güncelleme : 01.09.2016 / 02:06:12

Danıştay'ın, Dağlıca'daki terör saldırısına ilişkin yayın yasağı talebini reddetmesinin gerekçesi belli oldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun, dava konusu işlemin, durdurulan yayınların hangi tür yayınlar olduğu hususunu açıkça ortaya koymadığı, işlemin, yasağın kapsamı ve sınırları konusunda bir belirsizlik içerdiğine işaret etti.

Gerekçede, "Anayasa ve yasaya göre yürütme organına istisnai olarak kullanılmak üzere tanınan 'yayınların yasaklanması' konusundaki yetkinin sınırlarının aşıldığı, böylece halkın bir olay hakkında bilgi edinme hakkının tüm yollarının kapatıldığı ve 'ölçülülük' ilkesinin ihlaledildiği sonucuna varılmıştır" denildi.

Kanaltürk televizyonu olarak bilinen Yaşam TV, Hakkari'nin Dağlıca bölgesinde meydana gelen terörist saldırılarla ilgili yayınların durdurulmasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek imzalı 23 Ekim 2007 tarihli kararın iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay'da dava açmıştı.

Danıştay 13'üncü Dairesi, söz konusu kararın yürütmesini oybirliğiyle durdurmuştu.

Davalı Başbakanlık, Danıştay 13'üncü Dairesi'nin kararına itiraz ederek, kararının kaldırılmasını istemişti. Genel Kurul, bu istemi 1 Kasım'da 1'e karşı 28 üyenin oyuyla reddetmişti.

Genel Kurul'un itirazın reddine ilişkin gerekçeli kararı belli oldu. Gerekçeli kararda, itiraz dilekçesinde ileri sürülen hususların 13'üncü Daire'ce verilen kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtildi.

Dava konusu işlemle getirilen yayın yasağının Anayasa ile güvenceye bağlanan düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü ile basın özgürlüğüyle bağlantısı nedeniyle öncelikle bu yönüyle değerlendirilmesi gerektiği belirtilen kararda, Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa'nın 2'nci maddesinde belirtilen "hukuk devleti" tanımlamasına yer verildi.

Anayasa'nın düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü, basının hür olduğu, sansür edilemeyeceği ve basın özgürlüğünün sınırlanmasında uygulanacak kurallara ilişkin hükümlerinin anımsatıldığı kararda, Anayasa'nın 13'üncü maddesinde ise temel hak ve hürriyetlerin özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunda sınırlanabileceğinin öngörüldüğü belirtildi.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ:
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (ECHR) "ifade özgürlüğünü" düzenleyen 10'uncu maddesine de atıfta bulunulan kararda, bu çerçevede, Anayasa'nın ECHR'nin hükümleriyle AİHM kararlarının birlikte değerlendirilmesinden düşünceyi açıklama özgürlüğüne getirilecek sınırlamanın yasa tarafından öngörülmesi, meşru bir amaç taşıması demokratik toplum için zorunla olması ve ölçülü kullanılması gerektiğinin anlaşıldığı vurgulandı.

Kararda, "Basın özgürlüğü, düşünce ve kanaat özgürlüğünü tamamlayan ve onun kullanılmasını sağlayan bir özgürlüktür. Düşünce özgürlüğü düşüncelerin özgürce açıklanması yanında bunların yayılması ve öğrenilmesi özgürlüğünü de içerir" denildi.

Kararda, dava konusu olayda Başbakan'a verilen ve Daire kararında da belirtildiği gibi "istisnai" nitelikte bulunan radyo ve televizyon yayınlarını durdurma yetkisinin Anayasa'nın 13, 26, 28. maddelerine ve AİHS'in 10'uncu maddesine uygun olarak yasayla düzenlendiği, yasada bu yetkinin ancak Anayasa ve ECHR'de düzenlenen ve meşru bir müdahale olarak kabul edilen kamu düzeni ve kamu güvenliğine dayanılarak kullanılabileceğinin öngörüldüğünün anlaşıldığı kaydedildi.

KAMU DÜZENİ:
Yayın yasağını öngören idari işlemlerin de yasaya dayalı olması, yasada öngörülen amacı taşıması, amaç ile bu amaca varmak için öngörülen araç arasında makul bir dengenin bulunmasının zorunlu olduğu kaydedilen kararda, "Bu bağlamda 21 Ekim 2007 tarihinde Hakkari'nin Dağlıca bölgesinde meydana gelen terörist saldırının kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına neden olacak bir olay olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır" denildi.

Karada ayrıca şu ifadeler yer aldı:

"Ancak, yukarıda da değinildiği üzere yayın yasağına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunun kabul edilebilmesi için yürütme organının bu konuda yasayla yetkilendirilmesi ve olayda yasada öngörülennedenlerin gerçekleşmiş olması yeterli olmamakta, getirilen yasağın aynı zamanda demokratik toplumun gereklerine ve ölçülülük ilkelerine uygun kullanılması gerekmektedir.

Radyo ve televizyon yayıncılığında 'yayın' kavramı, radyo ve televizyondan yayınlanan (haber, yorum, bilgilendirme, drama, reklam, karikatür, ses, fotoğraf v.b.) ürünleri kapsamaktadır. Bu kapsamın genişliği dikkate alındığında yayın yasağına ilişkin işlemlerde yasaklamanın hangi tür yayınları kapsadığı ve sınırlarının açıkça belirtilmesi ve buna bağlı olarak da radyo ve televizyon kuruluşlarının yasağın kapsamını öngörebilmelerinin sağlanması zorunludur.

Oysa dava konusu işlemde, durdurulan yayınların hangi tür yayınlar olduğu hususu açıkça ortaya konulmamakta, işlem, yasağın kapsamı ve sınırları konusunda bir belirsizlik içermektedir. Bu itibarla, Anayasa ve yasaya göre yürütme organına istisnai olarak kullanılmak üzere tanınan 'yayınların yasaklanması' konusundaki yetkinin sınırlarının aşıldığı, böylece halkın bir olay hakkında bilgi edinme hakkının tüm yollarının kapatıldığı ve 'ölçülülük' ilkesinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır."

Karar katılmayan 11'inci Daire Üyesi Selçuk Hondu, yayın yasağının yasayla öngörüldüğü, bu yasaya dayanılarak tesis edilen işlemin, olay, yer ve tarih itibarıyla sınırlarının belli olduğunun anlaşıldığını, itirazın kabul edilmesi gerektiğini savundu.

Danıştay 13'üncü Dairesi, dava konusu kararın iptal istemini daha sonra esastan karara bağlayacak.

HAKKARİ'DE ÇİFTE PUSU: 12 ŞEHİT

Hakkari'nin Yüksekova ilçesi Dağlıca beldesinde 21 Ekim saat 00.20'de bir askeri bölük terör örgütü PKK tarafından pusuya düşürüldü. Ağır silahlarla düzenlenen saldırıda 12 asker şehit oldu, 16 asker yaralandı. Çıkan çatışmada, 34 terörist de öldürüldü.

Öğle saatlerinde de, aynı bölgede bir düğün konvoyundaki sivil minibüse mayınlı saldırı düzenlendi. Mayının patlaması sonucu 6'sı ağır 17 kişi yaralandı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious