İşte Dündar'ın eşiyle ilgili iddia!

İşte Dündar'ın eşiyle ilgili iddia!.16813
  • Giriş : 25.03.2009 / 22:08:00
  • Güncelleme : 25.03.2009 / 22:11:24

İddiaya göre eşi sürekli Brezilya'ya gidiyordu ve...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


'Ergenekon'' soruşturmasının ikinci iddianamesinde, sanıklardan Tuncay Özkan'ın, ''AK Parti, MHP ve CHP'nin mevcut yönetimlerine yönelik dezenformasyon faaliyetleri yaptığı, CHP yönetimini ele geçirmeye çalıştığı, fakat tüm çalışmalarına rağmen başarılı olamayınca, bu kez de yeni bir siyasi parti kurma çalışmalarına girdiği'' ileri sürüldü.

İddianamede, örgütün temel belgelerinden ''Ergenekon'' dokümanında, kendi medya kuruluşlarını oluşturma ve diğer medya kuruluşlarını kontrol altına almak gerektiğinin belirtildiği kaydedildi.

Bugüne kadar yapılan soruşturmada da örgütün bu yöntemi çok iyi bir şekilde kullandığı, bu yöntemi hayata geçirmek için ayrıca örgütsel dokümanlar hazırladığı ve bu dokümanlar doğrultusunda faaliyetlerini gerçekleştirdiğinin görüldüğü anlatılan iddianamede, şöyle denildi:

''Bu çerçevede şüpheli Tuncay Özkan'ın örgütün amaçları doğrultusunda kullanabileceği televizyon kanalı kurulması, satın alınması konularında yoğun çaba sarf ettiği, pek çok görüşme yaptığı, başka kişilerin televizyon kurması ve satın alması konusunda yardımcı olduğu, yöneticisi olduğu dönemde Kanaltürk televizyonunun yayın politikasını örgütün amaçları doğrultusunda yönlendirme gayreti içerisinde bulunduğu, bir kısmı idari yargıda yargılama konusu olmakla birlikte, televizyonunu ayakta tutabilmek için izah etmekte zorlandığı para ilişkileri içerisine girdiği tespit edilmiştir.''

İddianamede, Tuncay Özkan'a yönelik yapılan teknik takip çalışmalarında, kendisinin telefonlarının dinlendiği yönünde endişeler taşıdığı, dinlemelere karşı tedbirler geliştirdiği ve çevresini bu konuda uyardığı kaydedildi.

-''SİYASET DÜNYASINA YÖN VERİLMESİ''-

''Ergenekon terör örgütü''nün hedefine ulaşmak için kullandığı yöntemlerden birinin, siyaset dünyasına yön verilmesi olduğu ve bu çerçevede, kendileri gibi düşünmeyen ve istedikleri yönde hareket etmeyen siyasileri etkisizleştirmek, siyasi faaliyet alanının dışına çıkarmak için dezenformasyon yöntemlerini uygulamayı kararlaştırdıkları ileri sürülen iddianamede, ''Tuncay Özkan'ın, AK Parti, MHP ve CHP'nin mevcut yönetimlerine yönelik dezenformasyon faaliyetleri yaptığı, hatta CHP yönetimini ele geçirmeye çalıştığı, fakat yaptığı tüm çalışmalara rağmen başarılı olamayınca, bu kez de yeni bir siyasi parti kurma çalışmalarına girdiği görülmüştür'' denildi.

İddianamede, Özkan'ın, ''Ergenekon silahlı terör örgütü''nün faaliyeti çerçevesinde diğer örgüt mensupları ile sık sık görüşmeler yaptığı, bunlardan Levent Ersöz ile yaptığı görüşmeye ait ''gizli'' ibareli yazı metninin ADD'de yapılan aramada ele geçirildiği ifade edilerek, şöyle devam edildi:

''Bu belgeye göre Tuncay Özkan'ın, görüştüğü Levent Ersöz'e, o tarihteki siyasi ve ekonomik gelişmelerle, medya organlarının yapısı ve kadroları ile ilgili ayrıntılı açıklamalarda bulunduğu, Ersöz'ü, bir üst makama brifing sunar şekilde bilgilendirdiği, bu görüşmede örgütün amaçları doğrultusunda yayın yapması için yöneticisi olduğu yayın grubu içerisindeki faaliyetleri, medya grupları hakkındaki çalışmaları hakkında bilgi sunduğu, elde ettiği istihbari bilgileri aktardığı, bu bilgileri aktarırken Ersöz ile ortak bir strateji belirleme, diğer medya gruplarını örgütün amaçları doğrultusunda yönlendirme gayreti içerisinde bulunduğu, bu görüşme içeriğinden de Tuncay Özkan'ın, Ergenekon terör örgütünün amaçları doğrultusunda siyaset ve medya dünyasına yön verme gayreti içerisinde olduğu, örgüt paralelinde düşünmeyen ve hareket etmeyen siyasilere karşı hukuk dışı yöntemlerle mücadele yolunu seçtiği kanaatine ulaşılmıştır.''

İddianamede, uzun yıllar Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde üst düzey görevlerde bulunmuş, Ordu komutanlığı yapmış Hurşit Tolon'un 13 Mart 2008'de Tuncay Özkan ile yaptığı görüşmede, ''Efendim...., bu konu emirlerinize intizar eder, bunun kararı alındı, müsaadesi de çıktı... Ben ayrıntıları size bilahare vereceğim, sadece lütfederseniz hem o gün için hem öncesi çok önemli'' şeklinde ifadelerle, konumundan çok farklı bir üslup ile şüpheliye hitap ettiği belirtilerek, ''Şüphelinin, örgüt yöneticilerinden olan Hurşit Tolon ile aralarında gazeteci-emekli komutan ilişkisinden çok farklı bir tarzda ilişki bulunduğu görülmektedir'' denildi.

-''DİĞER ÖRGÜT MENSUPLARI İLE İRTİBATLI''-

İddianamede, Tuncay Özkan'ın, ''Ergenekon silahlı terör örgütü''nün üyesi olduğu ve diğer örgüt mensupları ile irtibatı bulunduğu kanaatine varıldığı belirtilerek, ''Şüphelinin, örgüt içindeki konumu ve üstlendiği görevler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, cebir ve şiddet kullanarak yürütme organını ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, cebir ve şiddet kullanarak TBMM'yi ortadan kaldırmaya, kısmen veya tamamen görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs suçunu da işlediği, ülkede kaos ve siyasal istikrarsızlık oluşmasını sağlayarak askeri bir müdahaleye zemin hazırlamak için örgütün kendisine görev verdiği alanda faaliyette bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır'' ifadesine yer verildi.

Tuncay Özkan'ın Halkalı'daki deposunda ''çok gizli'' ibareli, önceki yıllarda gerçekleşen birden fazla Milli Güvenlik Kurulu toplantısına ait tutanak suretlerinin, Başbakanlığa, MİT Müsteşarlığına, Genelkurmay Başkanlığına ait önemli belgelerin ve değişik bakanlık ve kamu kuruluşlarına ait ''gizli'' ibareli evrak ve raporların ele geçirildiği kaydedilen iddianamede, birden fazla sayıda bulunan bu evrakları bulundurmak suretiyle Özkan'ın, ''devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme'' ve ''yasaklanan bilgileri temin etme'' suçlarını işlediğinin tespit edildiği bildirildi.

İddianamede, 25 Eylül 2008'de Emniyet Müdürlüğüne yapılan ihbar sonucu şüpheliye ait depoda bulunan el bombası, el bombası kapsülleri ile mermilerle ilgili olarak Özkan'ın, ''6136 sayılı Yasaya muhalefet'' suçunu işlediği kanaatine varıldığı da kaydedildi.

-SANIK İLKER GÜVEN-

İddianamede, sanık İlker Güven'in Atatürkçü Düşünce Derneğinin (ADD) üyesi ve Danışma Kurulu üyesi olduğu, Şener Eruygur'un tüm derneksel faaliyetlerini organize ettiği, Mason locasının üyesi olduğu, Yeniden Müdafaa Hukuk Hareketine katıldığı ifade edildi.

İddianamede ayrıca Güven'in, örgüt üyelerinden Şener Eruygur, Tuncay Özkan, Turan Çömez, Birol Başaran, Yavuz Işıklar ile irtibatlarının bulunduğu, tapelere göre Şener Eruygur ile Tuncay Özkan arasındaki ilişkilerde köprü olarak görev yaptığı, yine üniversite yapılanması içindeki örgütsel faaliyetleri organize ettiği, örgütün birçok miting ve paneline katıldığı, Birol Başaran tarafından verilen panelde hazır bulunduğu kaydedildi.

Sanık Birol Başaran'ın, devlete olan vergi borçlarını rüşvet vermek suretiyle azalttığı, birçok dernek ve vakıfa örgütün faaliyetleri doğrultusunda aylık düzenli maddi yardımlar yaptığı savunulan iddianamede, şu ifadelere yer verildi:

''Sanık Birol Başaran'ın, bir dönem CHP genel başkanlığına adaylığını koyduğu ve hali hazırda CHP'de söz sahibi olabilmek için faaliyetlerde bulunduğu, siyasi partileri yönlendirme ve siyasi portreleri önceden belirleme amacıyla örgütsel çalışma yaptığı, alındığında Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği (USİAD) ve ADD içinde 'Ergenekon' silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda yer aldığı anlaşılmaktadır.

Sanık Başaran'ın ''Ergenekon silahlı terör örgütü''nün sivil toplum kuruluşlarının sevk ve organizesi içinde etkin görevlerde bulunduğu, ticari şirketi vasıtasıyla 'Ergenekon' tarafından desteklenen gazete ve derneklere maddi yardımlarda bulunduğu, örgüte finansal olarak da katkı sağladığı, darbeye teşvik amaçlı olarak ADD tarafından düzenlenen toplantılarda yürütme organını devirmeye teşebbüs amaçlı eylem ve fiillerde bulunduğu anlaşılmıştır.''

-SANIK EROL MÜTERCİMLER-

İddianamede, sanık Erol Mütercimler'e ait olan ve ele geçirilen notlar içinde ''AKP nasıl devrilir?'' başlıklı stratejik çalışmaların bulunduğu, yine 1997 yılına ait ajandasının 22 Mayıs tarihli sayfasında ''Darbe Olacak'' şeklinde el yazısı ile not aldığının görüldüğü kaydedildi.

Mütercimlerin, ''Ergenekon silahlı terör örgütü''nün gizli yapılanmasını en iyi bilen ve Türkiye'de bu örgütün adını deşifre eden kişi olmasına rağmen, beyanlarında özellikle örgütün tarihe karıştığını ısrarla vurguladığı belirtildi. İddianamede, Mütercimler'in, ''Ergenekon silahlı terör örgütü''nün üst yapılanmasının varlığını bildiği ve bu yapılanma içinde yer alan sanıklardan Veli Küçük, Şener Eruygur, Kemal Yalçın Alemdaroğlu ve örgütün askeri yapılanmasından medya yapılanmasına kadar, üniversite yapılanmasından sivil toplum kuruluşları yapılanması içinde yer alan birçok şüpheli ve sanık ile irtibatlarının bulunduğu belirtildi.

İddianamede, Mütercimler'in, hangi kanalda program yapacağı hususlarını Sinan Aydın Aygün'ün takip ettiğinin mevcut telefon görüşmelerinden anlaşıldığı, yazdığı senaryonun bile ''Ergenekon'' yapılanmasını anlattığı kaydedilerek, Erol Mütercimler'in bilgisayarında yer alan yazılarda sanığın ''Ergenekon silahlı terör örgütü''nün hali hazırdaki faaliyetlerini bilerek bu konuda kamuoyu oluşturmaya çalıştığının anlaşıldığı savunuldu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*