İşte dünyanın en zayıf halkaları

İşte dünyanın en zayıf halkaları.16487
  • Giriş : 02.04.2008 / 17:14:00

2007 başarısız devletler indeksinde şiddet, baskı, yoksulluğun boyutları ve Türkiye...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Fund for Peace (Barış Vakfı) ve Amerika menşeli Foreign Policy Dergisi tarafından hazırlanan 2007 Başarısız Devletler İndeksi'ne (Failed States Index) göre dünyanın en başarısız ülkesi Sudan. 177 ülkenin en zayıftan en başarılıya doğruya sıralandığı indekse göre ikinci sıradaki Irak'ta "yeniden inşa" sürecinin sonuç vermemesi güvenilir bir hükümetin ve gerçekçi planların eksikliğinden kaynaklanıyor. Türkiye ise indekste başarı grafiği yükselen ülkelerden. Zira 2005 indeksinde 48., 2006 indeksindeyse 82. sırada yeralan Türkiye 2007 indeksinde 93. sırada bulunuyor.

Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle birlikte Balkanlar'dan Kafkaslar'a oradan da Ortadoğu, Orta Asya ve Güney Afrika'ya kadar uzanan bölgede pek çok başarısız ve zayıf devlet ortaya çıktı. Devletin çöküşü ya da zayıflığı, 90'lı yıllar boyunca Somali, Haiti, Kamboçya, Bosna, Kosova ve Doğu Timor'da insan hakları ihlalleri ve insanlık suçlarının yaşanmasına yolaçtı." Bu sözler Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra kapitalizmin egemenliğini "Tarihin Sonu" adlı eseriyle ilan eden ünlü Amerikalı düşünür Francis Fukuyama'nın 2005'te yazdığı "Devlet İnşası" adlı kitaptan... Fukuyama'nın bahsettiği ülkelerde yaşanan karışıklıklar bundan yedi-sekiz sene önce sadece bölgesel nitelikli sorunlar olarak görülüyordu; ta ki 11 Eylül 2001'e kadar. Fukuyama'nın deyişiyle "Radikal İslamcı terörizmin kitle imha silahlarının erişilebilirliğiyle biraraya gelmesi zayıf yönetimlerin yarattığı sorunlar yüküne ciddi bir güvenlik boyutu ekledi". Böylece zayıf devletler hem ulusal hem uluslararası boyutlarıyla dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri halini aldı.

En zayıf ülke Sudan

Merkezi Washington'da bulunan bağımsız araştırma örgütü Fund for Peace (Barış Vakfı) ve Amerika menşeli Foreign Policy Dergisi tarafından hazırlanan 2007 Başarısız Devletler İndeksi'ne (Failed States Index) göre dünyanın en başarısız ve zayıf ülkesi Sudan. Listenin ikinci sırasında bulunan Irak'ı Somali, Zimbabwe, Çad, Fildişi Sahili Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Afganistan, Gine Cumhuriyeti ve Orta Afrika Cumhuriyeti izliyor. En zayıf ülkelerin alarm veren ülkeler anlamına geldiği indekste, turuncu renkli ülkeler alarm sınırındaki, sarılar makul seviyedeki ve yeşiller de istikrarlı ülkeleri temsil ediyor. 177 ülkenin yer aldığı indeks şu göstergelerde baz alınıyor: Nüfus yapılarındaki baskılar, ülkelerin baskı sonucu kitlesel göç vermesi, grup mağduriyetleri, beyin göçü, gruplar arası eşitsizlik, ekonomik koşullar, kamu hizmetleri, insan hakları, güvenlik aygıtları, devletlerin meşruluğunu yitirmesi, seçkinler arası zıtlaşma ve dış müdahaleler.

Sudan'ın indeksin birinci sırasında yeralmasının en önemli nedeni ülkenin batısındaki 6 milyon nüfuslu Darfur bölgesinde beş yıldır süren iç savaş. 2003'te "Sudan Kurtuluş Ordusu" ile "Adalet ve Eşitlik Hareketi" adlı iki örgüt eşit haklara sahip olmadıkları gerekçesiyle isyan başlatınca Sudan hükümeti isyanı bastırmak için denetimi altındaki "Cancevid" milislerini devreye soktu. Ancak Cancevid'ler isyanı bastırmaya çalışırken köyleri yaktı, kadınlara tecavüz etti ve binlerce kişiyi öldürdü. Sudan'da bugüne kadar 400 bin kişinin öldürüldüğü, 2-3 milyondan fazla insanın da yerinden edildiği tahmin ediliyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre Türkiye'de 9 bin Darfurlu mülteci yaşıyor. Bölgede barışı sağlamak için konuşlanmaya başlayan ve 26 bin kişiden oluşması öngörülen dünyanın en büyük BM Barış Gücü'nün tam kapasitesine ulaşmasıysa 2008 sonunu bulacak.

Başarısız devletlerle ilgili rapordaki önemli tespitlerinden biri de bir ülkede yaşanan başarısızlık ve şiddetin o ülke hudutlarıyla sınırlı kalmaması. Zira Darfur'da yaşanan şiddetin komşu ülkeler Çad ve Orta Afrika Cumhuriyeti'ne sıçraması bunun göstergelerinden. 2003'ten önce nispeten istikrarlı sayılan bu ülkeler Darfur'daki şiddetten kaçan sığınmacılar ve isyancıların akınına uğradı, dolayısıyla da Darfur'da yaşananlara arka çıkan ülkeler arasında anılmaya başladılar. Sorunların çözümüne yönelik önemli adımlardan biriyse geçen günlerde Senegal'de gerçekleştirilen İslam Konferansı Örgütü zirvesinde atıldı. 13 Mart 2008'de Çad lideri İdris Debi ile Sudan lideri Ömer El-Beşir, iki ülke arasındaki husumeti ve karşılıklı olarak isyancılara verilen askeri ve lojistik desteği sona erdirmeyi amaçlayan Dakar Anlaşması'na imza attı. Belirlenen Afrika ülkelerinin dışişleri bakanlarından oluşacak bir komite tarafından takip edilecek sürecin istikrar getirip getirmeyeceğiyse önümüzdeki günlerde belli olacak. Zira uzmanlara göre sürecin iyi işlememesi durumunda Çad ve Sudan'daki sorunların Orta Afrika Cumhuriyeti'ne de sirayet ederek bölgesel bir krize dönüşmesi yüksek bir ihtimal olarak görülüyor.

Yolsuzluk en fazla Myanmar ve Haiti'de

Başarısız Devletler İndeksi'nin tepelerinde bulunan ülkelerin ortak dertleri arasında önlenemeyen yolsuzluk, ülke yönetimini yıllardır tekelinde bulunduran liderler, hukuk devleti ilkesinin olmaması ve şiddetli etnik veya dinsel ayrılıklar yeralıyor. Dünyanın "güçlü" ülkeleriyse "yeniden inşa" adına zayıf ülkelere askeri müdahalede bulunmakta bir beis görmüyor. Özellikle 11 Eylül saldırılarıyla meşru bir zemine oturan "terörizmle savaş"ın fiiliyata geçirildiği ilk ülke Irak oldu. Ne var ki, Irak ve ABD öncülüğündeki güçlerin "terörle mücadele ettiği" Afganistan'da "yeniden inşa" sürecinin sonuç vermemesinin nedenleri raporda şöyle sıralanıyor: Kalkınma ve güvenlik yardımları için milyarlarca dolar harcanmasına rağmen işleyen ve halkın güvendiği bir hükümetin olmaması; barışı korumak ve ekonomiyi geliştirmek için gerçekçi planlar yapılmaması...

Zayıf devletler arasında yolsuzluğun en fazla kol gezdiği ülkeler, Başarısız Devletler İndeksi'nin 11. sırasında yeralan Haiti ve 14. sırasındaki Myanmar. En son cunta karşıtı gösteriler düzenleyen Budist rahiplerin gözaltında öldürülmesiyle gündeme gelen Myanmar 1962'den beri askeri rejimle yönetiliyor. Zayıf ülke kategorisine giren pek çok ülke gibi Myanmar da doğal kaynaklar bakımından zengin olsa da, halkı yoksulluk içinde yaşıyor. Indeksin 41. sırasındaki Ekvator Ginesi, Afrika ülkeleri içinde son 10 yıldır en hızlı büyüyen ekonomiye sahip. Ne var ki, bu büyüme sadece küçük seçkin zümrenin banka hesaplarını şişirmeye yaradığından ülke halkı hâlâ fakirlikten kırılıyor. Nükleer silahlara sahip Pakistan ve Kuzey Kore ise indeksin ilk 15 ülkesi arasında. Ülkelerin profilleriyse birbirinden oldukça farklı özellikler gösteriyor. Kuzey Kore'de yaşanan büyük ekonomik çöküşü ciddi bir beyin göçü izlemişti. Nispeten daha istikrarlı bir ekonomiye sahip Pakistan'ı en zayıf ülkeler arasına sokan en önemli sebeplerden biriyse radikal İslamcı hareketler...

Başarısız Devletler İndeksi sadece zayıf devletlerin ne kadar zayıf olduklarını değil önceki yıllara göre ne kadar güçlendiklerini de gözler önüne seriyor. Mesela 2006 indeksinde 43. sırada yer alan Rusya, 2007 indeksinde 63. sırada yeralıyor. Her ne kadar ülkede demokrasinin geleceğiyle ilgili kaygılar geçerliliğini korusa da Rusya'yı 63. sıraya taşıyan nedenlerin başında ekonominin iyileşmesi, Çeçenistan'da yaşanan şiddetin sükûn bulması ve ülkenin önceki yıla oranla daha az göç vermesi bulunuyor. 2006 indeksinde 57. sırada yer alan Çin ise 2007 indeksinde 65. sırada. Çin bu yükselişini ürettiği malların neredeyse tüm dünyaya hâkim olmasına borçlu. Ne var ki, ülkenin sürekli karışıklıklara sahne olması ve hükümetin sansürcü tutumu Çin'in indeksin daha alt sıralarına inmesine engel oluyor.

İskandinavlar başarılı ve mutlu

İndeksin alt sıralarında yeralan, yani başarıya ve istikrara daha yakın ülkelerin durumundaysa önceki yıllara göre pek fazla bir değişiklik yok. Listenin en son sırasında yani 177. sırada Norveç, 176. sırada Finlandiya ve 175. sırada İsveç, 160. sırada ABD ve 157. sırada İngiltere yer alıyor. Listenin son sıralarını paylaşan İskandinav ülkelerinin bir ortak özelliği daha var. Daha önce Yeni Aktüel'in sayfalarına taşıdığı Dünya Değerleri Anketi'ne göre dünyanın en mutlu insanları bu ülkelerde yaşıyor. Nedeni de bu ülkelerdeki hükümetlerin ve kamu kuruluşlarının büyük oranda şeffaf ve güvenilir olması! Anket sonuçları ayrıca İskandinav ülkelerindeki tolerans ve sorumluluk bilincinin hiçbir ülkede olmadığı kadar yüksek olduğunu söylüyor. Yani ortaya çıkan tabloya göre İskandinav ülkeleri dünyanın hem en başarılı hem de en mutlu ülkeleri. Ne var ki, bu ülkeler her geçen gün başarılarını ne kadar perçinliyorlarsa, iç savaş ve yoksullukla boğuşan zayıf ülkelerdeki durum da bir o kadar kötüye gidiyor. Kimi ülkelerin seyirci kaldığı bu duruma kimi ülkelerin "istikrar" vaadiyle askeri ve sosyal müdahalelerde bulunmasıysa "zayıflar" ve "güçlüler" arasındaki uçurumu her geçen gün biraz daha derinleştiriyor. Zayıf ülkelerin sahip olduğu zengin doğal kaynaklar da düşünüldüğünde, bu ülkelerin kendi kendilerine idare edebilecekleri bir istikrara kavuşturulmaları çok da gerçekçi bir gelecek tahmini gibi görünmüyor.

YENİAKTUEL

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious