İşte kaçak şekerin 3 yıllık bilançosu!

  • Giriş : 13.02.2006 / 00:00:00

Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun ile Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, şeker sektörüne darbe vuran kaçakçılık sorununa el attı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bakan Coşkun, şeker kaçakçılığında adresi Suriye olarak gösterirken, en çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki sınır kapılarında kaçak şeker girişi olduğunu vurguladı. Coşkun, "Kaçak şeker ambalaj değişikliğiyle yurt içi ambalajlara konularak ucuz fiyatla ve faturasız olarak satılıyor. Şeker kaçakçılığı, dünya fiyatlarıyla yurt içi şeker satış fiyatı arasındaki farktan kaynaklanıyor" dedi. Tüzmen ve Coşkun, uygulamada yaşanan sorunların aşılması için yeni yasal düzenleme yapılacağının da sinyalini verdi.

AK Parti Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün'ün Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun hakkında verdiği soru önergesi yüksek boyutlardaki şeker kaçakçılığıyla ilgili tüm gerçekleri ortaya koydu. Sanayi Bakanı Coşkun, en fazla şekerin kaçak yollarla Doğu ve Güneydoğu sınırlarından geldiğini açıkladı. Kaçak şekerin sınırdan katırlarla, yolcu beraberinde toplu taşıt araçlarıyla, gümrük kapılarından değişik adlarla yurda sokulduğunu belirten Coşkun, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan sınır kapılarından yurda kaçak olarak getirilen şekerin, ambalajının değiştirilerek KDV hariç 1.57 YTL olan fabrika tesliminin, yurt içi satış fiyatının çok altında fiyatlarla ülkede satıldığını ifade etti.

Coşkun, bu ihbarlar alındığında İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü, Sanayi Bakanlığı, Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı ve ilgili valiliklerin bilgilendirildiğini ve gerekli tedbirlerin alınmasını istediklerini vurguladı. Coşkun, sınır bölgelerine yakın fabrikalar tarafından yapılan araştırmalarda da kaçak şekerin genellikle ambalaj değişikliğiyle yurt içi ambalajlara konularak ucuz fiyatlar ve faturasız satıldığı, bu fabrikalar tarafından İl Koordinasyon Kurulu toplantılarında konunun gündeme getirilmesine rağmen güvenlik kuvvetlerince yakalanan miktarın çok üzerinde kaçak şekerin girişi olduğunu bildirdi. Bakan Coşkun, yurt içi şeker satışlarını arttırmak için yapılan vadeli ve iskontolu satışlara rağmen yurt içi satış miktarının beklenen seviyede artmaması ve kişi başına şeker tüketiminin nüfus artışına paralel olarak artması gerektiği halde aksine düşmesinin bu tespitleri doğruladığını dile getirdi.

"Ülkemize yasal olmayan yollardan girerek pazarımızı daraltan kaçak şekerle ilgili olarak alınan duyumlar yıllardır ve özellikle 1996 yılından beri ilgili birimlere önlemleri almaları için iletilmektedir" diyen Coşkun, yakalanan kaçak şekerlerin analiz, ambalaj, menşe ve değer tespitlerinde adli makamlar ile kolluk kuvvetlerine talepleri halinde yardımcı olunduğunu ifade etti. Coşkun, yakalanarak devlet malı haline gelmiş kaçak şekerlerin Maliye Bakanlığı Tasfiye İşleri Döner Sermaye İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı Tasfiye İşletme Şube Müdürlükleri tarafından ihale suretiyle perakende satış yoluyla tasfiye edildiğini de açıkladı.


COŞKUN: YILDA 200-250 BİN TON KAÇAK ŞEKER TÜKETİLDİĞİ TAHMİN EDİLMEKTE

Sanayi Bakanı Coşkun, kaçak şeker girişlerinin mali yapıya büyük oranda zarar vermesine ve stok sorununa neden olmasına rağmen bu zararın çiftçilere yansıtılmadığını dile getirdi. Türkşeker bünyesindeki şeker fabrikalarının ekim alanlarında 64 ile bağlı 5 bin 233 köyde 303 bin 411 üretici ailesi tarafından üretilen pancarın tamamının satın alınarak tek bir çiftçinin bile mağdur edilmesine meydan verilmediğini açıklayan Coşkun, Türkşeker bünyesinde bulunan fabrikalara ait 25 fabrika toplamı pancar üretim miktarlarında herhangi bir azalma meydana gelmediğini kaydetti. Coşkun, son 3 yıllık üretim miktarlarını şöyle açıkladı: "2003 yılında 9 milyon 131 bin 202 ton, 2004 yılında 9 milyon 527 bin 961 ton, 2005 yılında 9 milyon 848 bin 11 ton."

Stok fazlası yıllık 110-150 bin ton şekerin Dahilde İşletme İzin Belgesi kapsamı satışlarla değerlendirildiğini ifade eden Coşkun, "Her yıl 4634 sayılı Şeker Kanunu gereği arttırılan NBŞ kotasının pazarı yurt içinde 117 bin ton daralttığı dikkati alınırsa ve özel şeker fabrikalarının müteakip pazarlama yılına stok fazlası devretmediği gerçeğinden hareketle yılda 200-250 bin ton kaçak şeker tüketildiği tahmin edilmektedir" dedi.

Şeker kaçakçılığının dünya fiyatlarıyla yurt içi şeker satış fiyatı arasındaki farktan kaynaklandığına işaret eden Bakan Coşkun, 26 Ocak 2006 tarihli Londra Borsası'nda oluşan bir ton şekerin Avrupa limanları teslim fiyatının 440.50 dolar/ton olmasına rağmen şeker pancarından kristal şeker üretilen Türkiye'de şeker satış fiyatının 1.192,10 dolar/ton, İtalya'da 1.220 dolar-ton, Almanya'da 1.200 dolar/ton iken şeker ithal eden Suriye'de ise bu rakamın 380 dolar/ton olduğunu açıkladı. Coşkun, "Yurt içi şeker fiyatımızın üçte bir oranında oluşan Dünya Beyaz Şeker Borsa fiyatlarına paralel fiyatlarla şeker ithal eden komşu ülkelerden, yolcu beraberinde ya da başka yasal olmayan yollardan ülkemize şeker getirilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Emniyet Müdürlüafiyatlar ve faturasız satıldığı, bu fabrikalar tarafındanğü'nün bakanlığımıza muhatap yazısında gümrük kapılarından yolcu giriş ve çıkışlarında uyulması gereken yasam sınırlara riayet edilmediği, yasa dışı yollardan ülkemize getirilen şekerlerin ambalajlarını değiştirmek suretiyle iç piyasada satıldığı, söz konusu kaçak şekerlere kesilen bir fatura veya irsaliyeyle defalarca taşıma yapıldığı, dolayısıyla yapılan uygulamalarda ve yakalamalarda ibraz edilen faturalarla mücadeleci birimlerin suçun ispatında zorlandıkları belirtilmiştir" ifadesini kullandı.


COŞKUN: YASAL DÜZENLEME ŞART

Sanayi Bakanı Ali Coşkun, şekerin stratejik bir ürün ve temel gıda maddesi olmasının pancar tarımı, şeker üretimi ve pazarlama faaliyetlerinin paralellik içinde yönlendirilmesi gereğini ortaya çıkardığını vurguladı. Türkiye ve dünya şeker sektöründe önemli gelişmeler yaşandığını, iç ve dış pazarlarda rekabet koşullarının her geçen gün daha da sertleştiğine dikkati çeken Coşkun, bu şartlar altında pancardan şeker üreten bir ülke olarak gerek yurt içi üretimin korunması, gerekse lojistik açıdan avantajlı olunan dış pazarların gereği gibi değerlendirilmesinin daha da önem kazandığını vurguladı.

Coşkun, karlılık ve verimlilik ilkeleri yanında sosyal amaçları da bulunan Türkşeker bünyesindeki şeker fabrikalarının faaliyetlerini sürdürebilmelerinin stok sorununun giderilmesi ve en önemlisi de pancar tarımının devamlılığı için Türkiye'nin ihracat potansiyelinin kullanılması hususunda yasal düzenlemelerin yapılmasının gerekli görüldüğünü ifade etti. Coşkun, "İhracat desteğinin daha önce devletten alınan ve 4634 sayılı Şeker Kanunu ile son verilen ihracat için yapılan görev zararı şeklindeki devlet ödemeleri yerine şirketlerden alınacak katkı paylarından oluşturulacak bir fon aracılığıyla karşılanması, ülkemizin mevcut pazar üretim ve ihracat potansiyelini devlete yük olmadan değerlendirmesine imkan sağlayacaktır. 4634 sayılı Şeker Kanunu ile ülkemizde şeker sektörünün düzenlenmesi, denetlenmesi ve sektöre yönelik uygulamaların gerçekleştirilmesi görevleri verilen Şeker Kurumu ve hizmet birimlerinin görevlerinin gereği gibi yerine getirmesine imkan sağlayacak yeni ve tatminkar bir düzenlemenin yürürlüğe girmesi gerekli görülmektedir. Bu nedenle global politikaların ülke politikalarıyla uyumu büyük önem arz etmektedir" değerlendirmesini yaptı.


TÜZMEN: KAÇAKÇILIKLA İLGİLİ CEZALAR CAYDIRICI, UYGULAMADA SORUN VAR

Akgün'ün aynı konuyla ilgili soru önergesini cevaplandıran Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ise, kaçakçılıkla ilgili cezaların caydırıcı olduğunu; ancak uygulamaya ilişkin bazı sorunlar bulunduğunu vurguladı. Bakanlığının tüm önerileri dikkate alarak bir kanun tasarısı hazırlığı içinde olduğunu anlatan Tüzmen, şöyle dedi:

"Özel şahıslar ve Şeker Kurumu kanalıyla alınan ihbarlar Gümrük Kontrolörleri Başkanlığı'nca soruşturulmakta olup Gürbulak, Hopa, Gaziantep, İskenderun, Habur, Hakkari, Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlükleri yasal olmayan yollardan şeker girişine ilişkin gerekli tedbirlerin alınması ve sonuç alınması durumunda bakanlığımıza bilgi verilmesi konusunda talimatlandırılmışlardır."

Tüzmen, cevabında ayrıca, şeker kaçakçılığıyla ilgili olarak Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüklerince 2003-2005 döneminde el konulan şeker miktar ve değerlerini de açıkladı. Tüzmen, 2003, 2004 ve 2005 yıllarında toplam 1 milyon 207 bin 631 ton kaçak şeker ele geçirildiğini, bunun değerinin de 2 trilyon 45 milyar 438 milyon 490 bin lira olduğunu bildirdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious