İşte Mardin Katliamının asıl nedeni..

İşte Mardin Katliamının asıl nedeni...18067
  • Giriş : 17.05.2009 / 13:24:00

Mardin katliamını araştırmak için Bilge köyüne giden İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Üskül'den önemli açıklamalar...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sevilay Yükselir/Sabah

İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Üskül'e göre katliam töre ya da namus işi değil. Söylenmeyen başka bir nedeni var. O da ham petrol hırsızlığı mı?
Mardin katliamı. Bu hafta, günlerdir tartışılan ve nedenleri, niçinleri henüz aydınlanamayan olayları incelemek üzere Bilge köyüne giden TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nun Başkanı Zafer Üskül'le konuştuk. İşte, Türkiye'nin gündemini günlerdir meşgul eden katliama ilişkin ayrıntılar...

- Neler anlattılar sizlere?
Köyde kalanlar çok büyük bir üzüntü içindeler. Çok fazla konuşmuyor. Hiç birşey söylemiyorlar aslında. "Biz de nedenini bilmiyoruz" deyip susuyorlar.

- Neden suskunlar sizce?
Çünkü bu basına ilk yansıdığı gibi bir töre ya da namus cinayeti değil de ondan. Bu katliamın başka bir nedeni var. Bildikleri kesin ama konuşmak istemiyorlar. Sadece," Lütfen devletimiz biran önce şu an Mazı Dağı'nda olan aileyi uzak yerlere yerleştirsin. Çünkü biz gençlerimizi tutmakta zorlanırız, yeni katliamlar ve saldırılar olmasın" diyorlar.

- Nedir sebep? Rant mı?
Ne söylense biraz spekülasyon olacak. O nedenle çok dikkatli konuşmak lazım. Basında çok sayıda haber çıktı. Bu haberlerin doğruyu yansıtmadığını bize ilgililer söylüyorlar. Doğrunun ne olduğu çok net değil ama tabi soruşturmayı gizlilik içerisinde yürüten kişilerin bildikleri şeyler var. Ancak kanaatimiz burada bir rant kavgası olduğu yönünde. Lokal bir durum yani.

- Peki hangi rantın kavgası?
Bunu kesin bir dille yanıtlamak yanlış olabilir ama Botaş'ın borusu o köyden geçiyor. Zaman zaman o boru hattından hırsızlık yapılmaya çalışılmış ve yapılmış. 2003 yılında çok büyük bir hırsızlık var. O dönem, hem saldırdığı iddia edilen, hem de saldırıya uğrayan Çelebi soyadlı kişilerden oluşan 27 kişi hakkında soruşturma açılmış. Sonucunu öğrenemedik ve nasıl bir karar verildiğini bilemiyoruz. 2008'de yine Bilge köyünün sınırlarında değil biraz daha ana yola yakın bir yerde bir vana takılmış ama hırsızlık yapılamamış. Teşebbüs halinde kalmış.

BOTAŞ'TAN SORULACAK
- Bilge köyüne o vana ne kadar yakın?
Hemen yanından geçiyor.

- 2003'te yapılan soruşturmanın akıbetinin belli olmaması ilginç değil mi?
İlginç tabii ama bilemiyoruz. Soruşturma sırasında bu konunun gündeme gelip gelmediğini bilmiyoruz. Biz her iki başsavcı ile görüşürken böyle iddiaların olduğunu, soruşturmada olayların açığa çıkması bakımından çok önemli olacağını belirttik. Onlar da olayı bütün boyutları ile soruşturduklarını söylemekle yetindiler. Benim de dikkatimi çekti. Buradaki bazı konularda BOTAŞ'dan sorulacaktır. Küçük hırsızlıkları belirleyemebilirler fakat tankerlerle yapılan bir hırsızlığı saptanmaması ihtimalinin olmadığı iddia ediliyor.
- Ham petrolü ne yapmış olabilirler ki?
Bölgede irili ufaklı rafineriler varmış. Duyduğumuza göre o çalınan petrol rafinerilere satılabiliyormuş.

- Karakol çok yakınmış köye. Petrol çalındığını görmemiş olmaları imkânsız. Acaba başka bir durum mu söz konusu?
Bu ihtimaller elbette araştırılmalıdır ama şu anda bu araştırmalar yapılmadan ve maddi gerçeğe ulaşmadan, "Böyle bir şey yapılmıştır" denmesi yanlış olur. Ama böyle bir ihtimalin basın da yer aldığını, soruşturmanın da bu açıdan da önemli olduğunu biz komisyon olarak cumhuriyet savcılarına belirttik.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*