İşte Merrill Lynch Türkiye Raporu

  • Giriş : 12.02.2007 / 00:00:00

Merrill Lynch EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) Bölgesi Sabit Getirili Yatırımlar Stratejisti ve Makro Ekonomik Araştırmalar Bölümü Türkiye raporunu açıkladı

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Merrill Lynch EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) Bölgesi Sabit Getirili Yatırımlar Stratejisti ve Makro Ekonomik Araştırmalar Bölümü Başkanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı seçiminin genel hatlarıyla pürüzsüz geçeceğini, siyasi kriz yaratacağı kaygısının yerinde olmadığını belirterek, ''Yaptırdığımız kamuoyu yoklamalarına göre, genel seçimlerde yüzde 65 olasılıkla AK Parti ikinci bir dönemi kazanacak. Tek başına iktidar olma ve küçük bir parti ile koalisyon kurma ihtimali toplamı, yani iktidar olma ihtimali yüzde 90 civarında...'' dedi.

Şimşek, düzenlenen basın toplantısında, Merrill Lynch tarafından hazırlanan 2007 raporunu açıklandı.

Konuşmasına global piyasalara ilişkin değerlendirmelerle başlayan Şimşek, Avrupa bölgesi ve Japonya'da faiz artışının devam edeceğini, bunun likidite büyümesinde yavaşlama anlamına geldiğini belirtti.

''Global faiz oranları uzun süredir özellikle ABD ve İngiltere'de yükseliyordu. Avrupa henüz faiz yükselme sürecini tamamlamadı, yıl sonuna kadar yükselmeye devam edecek. 2007'de global likidite şartları daha ağır hale gelse de likidite şoku beklemiyoruz, sadece daha az elverişli hale gelecek'' diyen Mehmet Şimşek, böyle bir ortamda yatırımcıların varlıklarını daha defansif sektörlere kaydırmaları önerisinde bulundu.

Global anlamda ekonomideki büyümenin yavaşlayacağını, emtia piyasalarında fiyat artışının duraklama olasılığının yüksek olduğunu vurgulayan Şimşek, ABD Doları'nın diğer para birimlerinden ortalama yüzde 7 daha değerli olduğu için değer kaybetmeye devam edeceğini, Amerikan hisse senetlerinin durumunun ise düzelmeye devam edeceğini söyledi.

Şimşek, Asya'daki para birimlerinin ise olması gereken değerin altında olduğunu, özellikle Japon Yeninin yüzde 20 civarında daha düşük seviyede bulunduğunu söyledi.

''Bu noktada iki tavsiyede bulunulabilir. Birincisi, hisse senetleri tahvillere oranla daha yüksek getiri sağlayacak. İkincisi de yatırımcılar global olarak daha kaliteli, borsa değeri yüksek şirketlere yönelmeli'' diyen Şimşek, raitingi yüksek şirketlerin performansının global olarak daha iyi olacağını dile getirdi.

-GELİŞMEKTE OLAN PİYASALAR-

Mehmet Şimşek, gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerindeki kırılganlığın azaldığını, Türkiye dahil esaslı bir değişim yaşandığını kaydederek, son birkaç yıldır borsa ve tahvil fiyatlarında yükseliş yaşandığını, uzun dönemde bu piyasalar açısından olumlu olduklarını aktardı.

Dünyadaki büyüme beklentilerinin ve likidite şartlarının kısa sürede fiyatları belirleyeceğine dikkati çeken Şimşek, gelişmekte olan ekonomilerin dış borçlarının yüzde 70'ini ödeme kapasitesine sahip olduğunu, 2002'den bu yana kredi derecelendirmelerinde ciddi artış olduğunu ifade etti.

Şimşek, risk alma iştahının fazla olduğu bir dönemden geçildiğini, önümüzdeki dönem bu iştahın bir miktar azalacağını belirterek, ''Para Asya'ya gidiyor. Geçen sene Asya'ya net 17 milyar dolar girdi. Bizim bölgemizde ise para çıkışı oldu. Bu sene Asya'ya tercih devam ediyor. Yılbaşından bu yana ise Türkiye'ye de giriş var'' diye konuştu.

Gelişmekte olan ekonomiler konusunda olumlu olduklarını, ABD'de faizlerin ne olacağının, emtia fiyatlarının ve büyüme beklentilerinin çok önemli olduğunu dile getiren Şimşek, ''Cari açığı yüksek olan ve pahalı piyasalardan uzak durun. Cari açığı yüksek ama nispi olarak ucuz piyasalara yönelebilirsiniz'' dedi.

-TÜRKİYE-

Türkiye piyasasına bakıldığında risk diliminin yüksek olduğunun görüleceğini, Borsanın gelişmekte olan borsaların ortalamalarına oranla yüzde 20-25 civarında ucuz olduğunu belirten Şimşek, Türkiye'nin sürekli raitingi artacakmış gibi bir işlem gördüğünü anlattı.

Şimşek, bütçe performansının çok iyi olduğunu, hisse senetleri ve tahvillerin ucuz, faizlerin yüksek olduğunu, çünkü cari açığın yüksek olduğunu, bunun da enflasyon beklentisinde belirsizlik yarattığını söyledi.

2007'de iki seçim yapılacağına dikkati çeken Şimşek, şöyle devam etti:

''Cumhurbaşkanlığı seçimi genel hatlarıyla pürüzsüz geçecek. Siyasi kriz yaratacağı kaygısı yerinde değil. Türkiye, piyasalar anlamında iyi yönetiliyor. Türkiye muz cumhuriyeti değil, sistemiyle oturmuş bir ülke.

Yaptırdığımız kamuoyu yoklamalarına göre, genel seçimlerde ise yüzde 65 olasılıkla AK Parti ikinci bir dönemi kazanacak. DYP, MHP yüzde 10 barajı civarlarında bulunuyor, kalıcı olarak barajın üzerine çıkmış değil. Çıksalar ve meclise 4 parti girse de AK Parti tek başına kazanır görünüyor. Tek başına iktidar olma ve küçük bir parti ile koalisyon kurma ihtimali toplamı, yani iktidar olma ihtimali yüzde 90 civarında...''

AK Parti hükümeti döneminde piyasaların isteklerinin büyük kısmının yerine getirildiğini, özelleştirme, bütçe açığı, kamunun borçlanması, vergi reformu, AB süreci gibi alanlarda son 4-5 yılda esaslı bir değişim yaşandığını belirterek ''Bunlar önemli ölçüde AK Parti'ye atfedildiği için, piyasalar (AK Parti iktidara gelirse rahatız) diyor. Piyasaların bu kanısı artarsa, değerleme farkları azalacak, reel faizler inecek, hisse senetlerinde ve tahvillerdeki iskonto oranları nispi olarak azalacak'' değerlendirmesinde bulundu.

-CARİ AÇIK-

Mehmet Şimşek, finanse edilsin ya da edilmesin yüzde 8 cari açığın son derece yüksek olduğunu, bunun da Türkiye'yi kırılgan hale getirdiğini belirterek, ''Geçen seneki türbülansın nedeni önemli ölçüde bu. Cari açık Türkiye'de yapısal bir problem. Ekonomi büyüdüğünde ve enerji fiyatlarına bağlı olarak cari açık yükseliyor. Liranın güçlü olması da bir miktar da olsa yerli üreticilerin yabancı ham maddeyi tercih etmesi nedeniyle etkili oluyor'' dedi.

-ÖNGÖRÜLER-

Cari açığın önümüzdeki dönemde daralacağını öngördüklerini, çünkü petrol fiyatlarının ortalama 60 dolar seviyesinde olacağını, büyümenin yavaşlayacağını, turizm gelirlerinin yüzde 10 civarında artacağını anlatan Şimşek, ''Cari açığın yüzde 6,5'e ineceğini düşünüyoruz. Bu, hala yüksek bir oran, fakat kriz yaratacak türden değil. Yumuşak iniş olup olmayacağı, uzun dönemde siyasete ve reformlara, yakın dönemde yabancı doğrudan yatırıma ve risk iştahına bağlı'' şeklinde konuştu.

Şimşek, özelleştirmelerin hızının artacağını, yabancı şirketlerin alımlar yapacağını, yabancıların özellikle gayrimenkul piyasasına girişlerin yüksek olacağını, 2008'den itibaren de imalat sanayine girişlerin artacağını ifade etti.

Türkiye'nin satın alma paritesi olarak Avrupa'da 6'ncı olduğunu, imalat sanayi ücretlerinin düşük, nüfus dinamikleri bakımından potansiyeli yüksek bir ülke olduğunu belirterek ''Türkiye, orta dönemde yabancı doğrudan yatırımı çekme potansiyeli yüksek bir ülke ama bu AB sürecinin canlı tutulmasına ve reformlara bağlı. Seçimlerden reformcu, güçlü bir ülke çıkarsa, Türkiye'nin geleceği çok parlaktır, para kazanırsınız'' dedi.

-SORULAR-

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şimşek, enflasyon beklentisine ilişkin soruya, ''Enflasyon hedefi tutturulmayacak, çünkü çok iddialı bir hedeftir. Bu sene enflasyonun yüzde 7,2 olacağını tahmin ediyoruz'' karşılığını verdi.

Şimşek, iki seçime rağmen Türkiye beklentilerinin olumlu olmasının nedenlerinin sorulması üzerine, ''Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanı olsa da olmasa da AK Parti'nin seçimler sonucunda alacağı oyun çok değişmeyeceğini düşünüyoruz. Erdoğan Cumhurbaşkanı olsa, piyasaların beklentisi Sayın Gül'ün başbakan olacağı yönünde. Bu, oy kaybına yol açmaz. AK Parti'ye oy verecek seçmenler, Erdoğan'ın 200 metre aşağıda ya da yukarıda oturduğuna bakmaz ve oy vermeye devam eder'' dedi.

''Türkiye türbülans yaşayabilir, siyasi anlamda ciddi bir kriz olmazsa yumuşak inişi başarabilir'' diyen Şimşek, orta dönemde Türkiye önerilerinin pozitif olduğunu, çünkü siyasi senaryolarının olumlu olduğunu söyledi.

Türkiye'nin Kuzey Irak konusunda bir sorun yaşaması ya da ABD-İran gerginliği ihtimaline ilişkin bir soru üzerine Şimşek, ''Jeopolitik risklerden sakınmak istiyorsanız, portföyde yüzde 5-10 civarında altın bulundurun'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious