İşte Türkiye'deki depremin 100 yıllık bilançosu!

  • Giriş : 08.02.2006 / 00:00:00

Türkiye'de son 100 yılda meydana gelen depremlerde 100 bin kişinin hayatını kaybettiği, ülke ekonomisine ise 19 milyar Dolar zarara neden olduğu açıklandı!

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bursa Büyükşehir Belediyesi, "Hizmet İçi Eğitim Seminerleri" kapsamında belediye personeline sivil savunma uzmanları tarafından deprem eğitimi verildi. BUSKİ Genel Müdürlüğü Toplantı Salonu'nda verilen eğitimde, 'afet nedir?', 'dünyanın yapısı', 'depremler', 'depremden önce alınacak önlemler', 'deprem sonrasında yapılması gerekenler' konularında bilgiler verildi. Toplantının açılışında gösterilen 17 Ağustos 1999 depreminde kaydedilen kamera görüntüleri izleyenlere duygusal anlar yaşattı.

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın raporuna göre, Türkiye başta deprem olmak üzere bir çok doğal afetlerin tehdidi altında olduğunu söyleyen BUSKİ Genel Müdürlüğü Sivil Savunma Uzmanı Münir Yılman, "Türkiye'de doğal afetlerin yüzde 61'i deprem, yüzde 15'i heyelan, yüzde 14'ü sel, yüzde 5'i kaya düşmesi, yüzde 4'ü yangın ve yüzde 1'i de çığ düşmesi oluşturuyor. 20. yüzyılın başından bu yana meydana gelen doğal afetlerde yaklaşık 100 bin insanımız hayatını kaybederken, 175 bin kişi yaralandı. Bu afetlerde 650 bin konut yıkıldı veya ağır hasar alarak kullanılamaz duruma geldi. Ülke olarak topraklarımızın yüzde 42'si birinci derece, yüzde 24'ü ikinci derece, yüzde 18'i üçüncü derece, yüzde 4'ü dördüncü ve yüzde 1'i de beşinci derece deprem bölgesinde bulunuyor" şeklinde konuştu.

Son 100 yılda deprem bilânçosu incelendiğinde hasar oluşturan toplam 182 depremde 495 bin konut tamamen, 155 bin konut da kullanılamaz hale geldiğini ifade eden Yılman, "Depremlerin bu süreçte neden olduğu mali kayıp ise 19 milyar Dolar. Depremlerden sonra Türkiye'de en büyük doğal afet ise heyelan geliyor. Heyelanlarda yüzde 15'lik bir oranla can ve mal kaybına neden oluyor" dedi.

Deprem sonrası yaşanan en büyük kaybın ise insan psikolojisi olduğunu vurgulayan Yılman, "Afetler sonrasında insanda en büyük yıkıntı psikolojisinde oluyor. Afet anında yaşadığı olayı ömrünün sonuna kadar hafızasına kaydeden insanların bu olayı unutmaları ve atlatmaları kolay olmuyor. İşte insanoğlunda yıkım da bu olaylardan sonra başlıyor. Afetzede bir kişi kolay kolay bir daha eski sağlığına kavuşamıyor" diye konuştu.

Depremlerin Türkiye'nin bir gerçeği olduğunu kabul etmek zorunda olduğumuzu söyleyen Münir Yılman, "Depremler Türkiye gerçeği ama insanlarımızı deprem değil, yaptığımız çürük binalar öldürüyor" dedi. Depremden değil, depreme hazırlıksız yakalanmaktan korkmak gerektiğinin altını çizen Münir Yılman, "deprem anında yaşadığımız yer çok önemli ve bu yüzden evimiz ve iş yerlerimizde deprem için gerekli olan önlemleri almalıyız. Çürük binalar ve tedbirsizlik yüzünden umutlarımızı enkaz altında bırakmayalım" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious