İstiklal gazisinin oğlu il il dolaşıyor

  • Giriş : 18.03.2006 / 00:00:00

110 yaşındayken hayatını kaybeden İstiklal gazisi Hüseyin Kaçmaz'ın oğlu Turgut Kaçmaz, Çanakkale ruhunu aşılayabilmek için Türkiye'nin birçok ilinde resim sergisi açıyor, şiir ve kompozisyon yarışması düzenliyor, konferanslara katılıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


"İnsanlarımızın tarihine ve değerlerine olan açlığını gördüm. Ecdadını tanımaya yönelik özlemini gördüm. Nasıl kuşlar yavrularını besliyorsa, bizlerde yavrularımızı kendi milli değerlerimizle beslemeliyiz."

70 yaşında olan Kaçmaz, bütün bunları hiçbir maddi çıkar gözetmeden yaptığını ifade ediyor. Turgut Kaçmaz, Mart ayının başında Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde düzenlediği şiir ve kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrencileri de ödül olarak Çanakkale'ye götüreceğini kaydediyor. Turgut Kaçmaz, Nisan ayında da Alaplı ilçesinde Çanakkale destanını ve babasını anlatan bir resim sergisi açacağını da hatırlatıyor.


BABASINI ANLATIRKEN GÖZYAŞLARINI TUTAMIYOR


Çanakkale sevdalısı Turgut Kaçmaz, en çokta dünyanın en yaşlı gazisiyken hayata veda eden babası Hüseyin Kaçmaz'ı anlatırken gözyaşlarını tutamıyor. Turgut Kaçmaz'ın anlattığına göre, Hüseyin Kaçmaz Ereğli'ye bağlı Kestaneci köyünde 1884 yılında dünyaya gelir. Balkan Harbi'nde, Çanakkale Savaşı'nda ve Kurtuluş Savaşı'nda aralıklarla 11 yıl askerlik yapar. Hüseyin Kaçmaz, 11 Eylül 1994 tarihinde dünyanın en yaşlı gazisiyken 110 yaşında yaşamını yitirir.

Hüseyin Kaçmaz'ın cephelerde değişik aralıklarla geçen 11 yılı 20 yaşında iken başlar. Kaçmaz'ın kendi anlatımına göre, "yaşıtları arasında civa gibi delikanlıdır." Hüseyin Kaçmaz'ın doğduğu Kestaneci köyüne askerlik için çağrı pusulası gelir. Babası 50 altın lira ödeyip oğlunu askere göndermek istemez. Ancak annesi bu duruma, "Sen ne söylüyorsun koca adam. Ben oğlumu şehit yada gazi dualarıyla büyüttüm." diyerek karşı çıkar.

Aile meclisi kararından sonra Hüseyin Kaçmaz, hazırlığını tamamlar ve sıra vedalaşmaya gelir. Annesi oğlunu hüzün ve sevinçle bir arada kucaklar ve ağzından şu sözcükler dökülür: "Canımdan can oğul; ezanlar susacaksa bu topraklar düşman askerlerinin ayakları altında çiğnenecekse git. Durma git. Beni ya şehit yada gazi anası yap oğul."

Hüseyin Kaçmaz, Balkan Harbi'nde, Çanakkale Savaşı'nda ve Kurtuluş Savaşı'nda değişik aralıklarla 11 yıl savaşır. 11 Eylül 1994 yılında dünyanın en yaşlı gazisi olarak 110 yaşında hayata gözlerini yumar. Turgut Kaçmaz, babasını anlatırken gözyaşlarını tutamıyor ve ekliyor: "Babam istisnasız her Cuma akşamı bizi de başına toplar ve şehitlerimiz için Kur'an-ı Kerim okurdu. Şehitlere dualar ederdi. Ölünceye kadar bu böyle devam etti."

Turgut Kaçmaz, İngiltere'de babası ile yaşadığı bir anısını ise şöyle anlatıyor: "Babamla birlikte İngiltere'de bir törene katıldık. Bütün Çanakkale gazilerine tekerlekli sandalye verilmişti. Babama da vermek istediler. Babam kabul etmedi ve 'Biz galip devletin askeriz, geride yürümeyiz' diyerek 107 yaşında iken elindeki bastonu bile bıraktı. 50 yaş gençleşmiş gibi 50 metre bastonsuz yürüdü. Herkes babamı alkışladı. İngiltere'de büyük saygı gördük. Ancak o saygıyı ülkemizde görmedik."

Turgut Kaçmaz, Çanakkale Zaferi'nin yıldönümüne yeteri kadar ilgi gösterilmemesini de eleştiriyor: "Anzaklar her yıl 25 Nisan tarihinde 25 saat yolculuk yaparak Çanakkale'ye geliyorlar. Ve sabah saat 05'te törenlere katılıyorlar. Ancak biz Çanakkale'deki törenlere yeteri kadar ilgi göstermiyoruz. Çanakkale'ye yaşamıyoruz."


HÜSEYİN KAÇMAZ, ATATÜRK'LE 2 KEZ KARŞILAŞMIŞ


İstiklal Savaşı gazilerinden Hüseyin Kaçmaz, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'le iki kez karşılaşmış. Birincisinde Yunanlıları denize dökmek için taktik almış. İkincisinde ise kazanılan Kurtuluş Savaşı'nın sonuçlarını bildiren evrakları ulaştırarak Atatürk'le bir saat sohbet etmiş.

Atatürk, bu sohbet sırasında Kaçmaz'a şu cümleleri aktarmış: "Bu zaferi kazanan ben değilim, savaşı, tel örgüleri kanlarıyla bulayarak aşan, savaş anında canını veren, yaralanan ve canını hiçe sayarak düşmanın üstüne giden, engelleri süngüleriyle aşan senin gibi kahraman askerler kazandı."

Kaçmaz, babasının büyük bir Atatürk hayranı olduğunu kaydediyor ve babasının Dumlupınar'da Atatürk'ten taktik alışını ise şöyle anlatıyor: "30 Ağustos tarihinde, 'Ordular ilk hedefiniz Akdeniz, ileri!' dediği zaman yanındaymış babam. Atatürk, yüzme bilenleri bir tarafa ayırmış. Sakarya Nehri'ni yüzerek geçmeleri için göndermiş. Babam da onların arasındaymış. Yunanlıları denize dökmek için arkadan saldırmışlar."

Hüseyin Kaçmaz, oğluna Atatürk'le ikinci karşılaşmasını da şöyle anlatmış: "Kurtuluş Savaşı sona ermiş, düşman denize dökülmüş, vatan kurtarılmıştı. Türk birlikleri Bursa'da toplanmıştı. Savaşta ne kadar şehit verildiği, ne kadar gazi olduğuna dair bilgileri ihtiva eden evrakları Atatürk'e ben götürdüm. 1922 yılında. Bir saat Ulu Önder'le aynı odada kaldım."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious