İtiraflar Ankara'yı karıştırdı

  • Giriş : 18.11.2006 / 00:00:00

Meclis İnsan Hakları Komisyonu'na verdiği yazılı ifadede şok iddialarda bulunan Yunus Harputlu, iddialarının kapsamını daha da genişletti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Şemdinli davası dosyasına da giren iddialarının Yeni Şafak'ta yayınlanmasından sonra gazetemizi arayan Yunus Harputlu, Atabeyler çetesinin deşifre olmasına neden olan emaili de kendisinin attığını söyledi. Harputlu, Şemdinli davasında astsubaylara verilen cezalardan korktuğu için itiraflarda bulunmaya karar verdiğini söyledi.

TEHDİTLE KABUL ETTİM

Yeni Şafak'a konuşan Yunus Harputlu, bazı resmi kurumlar içinde oluşan illegal yapılanmaların içine nasıl girdiğini ve neler yaptığını anlattı. Harputlu, ilk etapta iki astsubayın kendisine geldiğini ve tehditler sonrasında onlarla çalışmayı kabul ettiğini iddia etti. Daha sonra Binbaşı B.Ş ile sık sık görüştüğünü vurgulayan Harputlu, başka hiç kimseden emir almadığını belirtti. Harputlu, değişik zamanlarda yapılan toplantılara Albay A. E. ile bir Tuğgeneral'in de katıldığını öne sürdü.

KAÇIP İTİRAF ETTİM

Yapılanmanın başında Binbaşı B.Ş'nin bulunduğunu iddia eden Harputlu, yapılacak olan işlere kaynak sağlamak için sahte kredi kartları hazırlandığını söyledi. Para çekilmesi için kendisinin görevlendirdiğini ifade eden Harputlu, “11 bankadan çok yüklü para çekilecekti. Bunun için sahte kimlik kartları da hazırlanmıştı. Bu kadar yüklü para Malatya'dan çekilemezdi. Bunun için beni İzmir'e gönderdiler. Ben de İzmir'e gidiyorum derken, kaçıp gelip Ankara'da yapılanmaları itiraf ettim” dedi. Harputlu, Şemdinli davası sanıkları astsubaylar Ali Kaya ile Özcan İldeniz'in Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 39 yıl hapis cezası aldıklarını duyduktan sonra, bu kişilerden kurtulmak için çaba gösterdiğini belirtti. Harputlu, “Beni de kullandılar. Beni de onlar gibi cezalandıracaklardı ondan korktum” dedi.

'DÜZENEKLERİ BEN YAPTIM'

Diyarbakır YKM'nin önünde patlayan bomba ile Hakkari'de çocuk servisine yapılan saldırının düzeneklerini “Ben yaptım” diyen, “Bu konuda Telekom altyapısı sayesinde patlayacak bir düzenek hazırladım. Bu düzeneğin çalışıp çalışmadığını anlamak için, Elazığ'ın kırsalında denemeler yaptık. Diyarbakır ve Hakkari'deki düzenekleri şemasını ben yaptım” dedi.

BİR EV DAHA VARDI

Atabeyler çetesiyle ilgili bilgilerin kendisi tarafından sızdırıldığını iddia eden Harputlu, Atabeyler çetesi ile B.Ş.'nin birlikte çalıştığını öne sürdü. Çeteyle ilgili bilgilere ulaştıktan sonra emniyette bir ihbar emaili attığını söyleyen Harputlu, “Bilgisayarda bir program var. Bu programla IP (İnternet protokolü numarası) adresini sürekli değiştiriyor ve nereden bilgisayara girdiğin belli olmuyor. Bu program Binbaşı B.Ş.'nin bilgisayarına kurmuştuk. Bu bilgisayardan olanlar hakkında emniyete bir mail atarak durumu bildirdim” diye konuştu. Harputlu, maili, birisim44@mynet.com adresinden attığını anımsatarak, “Ben iki ev olduğunu söylemiştim. Ancak birini ortaya çıkarabildiler. İkinci evde çok daha önemli malzemeler vardı. Eylem yapılacak krokileri daha çok bu ikinci evde vardı. Ancak emniyet geç kalınca ikinci ev ortaya çıkartılamadı. O evde Malatya'da alınan Nej marka bir dizüstü bilgisayar vardı. O bilgisayarı Binbaşı B.Ş. kullanıyordu. Bilgisayarda, patlatılacak yerlerin krokileri ve çok sayıda bilgi vardı” dedi. Atabeyler çetesine gelen C-4 plastik patlayıcıların Tunceli'den geldiğini ifade eden Harputlu, “C-4 plastik patlayıcılar Tunceli'den Elazığ'a feribotla geldi. Buradan da Ankara'ya ulaştırdılar. Bu C-4 plastik patlayıcılar burada patlatılacaktı” diye konuştu.

Sarıkaya'nın başına gelenler unutulmadı

Şemdinli davası avukatlarından Murat Timur, dava kapsamında Harputlu'nun iddialarının gündeme geldiğini belirterek, ancak bir soruşturma açılmadığını söyledi. Timur, “Bölgede olan olaylarla ilgili eski Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın bir iddianame hazırladı. Başına gelenler ortada. Savcılar bu iddialarla ilgili soruşturma açmadıysa bunun arkasında Sarıkaya'nın başına gelenlerle alakalıdır” diye konuştu.

Mazlum-Der Genel Başkanı Ayhan Bilgen, Harputlu'nun kendilerine başvurduğunu belirterek, “Bir sivil örgütün bu iddiaları araştırmaya gücünün yetmeyeceğini belirterek, ilgili birimlerin duyarlı olmaları gerektiğini düşündük. Gerekli bilgilendirmeyi yaparak yasal sürecin başlaması için girişimde bulunduk. Bu iddialar duymazlıktan gelinebilecek ölçekte iddialar değil” dedi. Şahsın önce kendilerine geldiğini belirten İHD Genel Başkanı Yusuf Alataş ise “İddialar son derece ciddiydi. Bu iddiaları kamuyuna açıklamamız hem ilgili kişinin can güvenliğini riske edecekti hem de iddiaların doğruluğundan yüzde yüz emin olmadığım için açıklamadık” dedi. Harputlu'nun iddialarını, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'nu üyesi milletvekilleri “müthiş” olarak nitelendirdi:

CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin: “Haziran ayında söylenenlere bakıyorum, Kasım ayındayız. İnandırıcı bulmuyorum, ama Mehmet Elkatmış bize bu olaydan hiç bahsetmedi. Hata yaptı, ilk toplantıda olayı gündeme getireceğim.”

AK Parti Manise Milletvekili Hakan Taşçı: “Bence bu kişi, kamuoyunda öne çıkmak için bu yola başvuruyor. Bu kadar yeteneği varsa, gazetelerin, TV'lerin, bakanlıkların bilgisayarlarına girsin.”

'Çiçek'e her şeyi anlattım'

Yunus Harputlu, hayatının tehlikede olduğunu düşünerek Ankara'daki insan hakları kuruluşlarına başvurduğunu söyledi. Daha sonra TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış ile konuştuğunu anlatan Harputlu, elindeki bilgileri ayrıntılı bir şekilde komisyona aktardığını söyledi. Harputlu, Elkatmış ile görüştükten sonra Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile de görüştüğünü söyledi. Harputlu, Bakan Çiçek'in görüşmeye Ankara Cumhuriyet Başsavcısı, Emniyet İstihbarat Dairesi'nden bir görevli ile MİT'ten bir elemanı da çağırdığını öne sürdü. Harputlu, görüşmede hayati tehlikesi olduğunu belirterek, koruma istediğini, bunun üzerine kendisinin korumaya alındığını iddia etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious