Kadın olması gereken yerde değil!

  • Giriş : 08.11.2006 / 00:00:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İslam Dünyasında kadının, olması gereken yere henüz getirilmediğini bildirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Erdoğan'ın, partisinin aylık “Türkiye Bülteni” dergisinde, MKYK üyesi Ayşe Böhürler ile yaptığı röportaj yayımlandı.

Türkiye'de kadın sorunlarını çözmek üzere hangi konulara öncelik verildiği sorusuna Erdoğan, Başbakanlık görevini aldığı zaman, özellikle kadın hakları konusunda sorumluluklarının ne kadar fazla olduğunu gördüklerini ifade etti.

Parti programında özellikle kadının siyasette ve sosyal yaşamda yer alması konusundaki hassasiyetlerin altını çizdiklerinin belirten Başbakan Erdoğan, ayrıca parti programının sosyal politikalarına özellikle kadınla ilgili uluslararası kriterleri göz önünde bulundurarak, önemli hedefler koyduklarını belirtti.

Parti kurucuları arasında 11 kadın bulunduğunu ve ilk MKYK yönetiminde de beş kadına görev verildiğini anımsatan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Partimizi kurarken gerek ana kademe yönetimde, gerekse yan kuruluşlar olarak kadın kollarına verdiğimiz önemin sebebi özellikle kadının siyasi ve sosyal yaşama katılmasını sağlayabilmekti. Fakat muhafazakar demokrat bir parti kimliği içinde bile olsa kadınımızın henüz bu katılıma zihniyet itibariyle hazır olmadığını görüyoruz.

Çok sayıda kadını siyasete katmak istiyoruz ama gelemiyorlar. Şartları olgunlaştırmaya, oluşturmaya çalışıyoruz, ya evinden müsaade alamıyor veyahut da hazır olmadığını iddia ediyor ya da siyasetin zaman sınırı tanımayan çalışmaları onları bu noktada siyasetten uzaklaştırıyor, kaçırıyor.

Tüm bu sıkıntılara rağmen yılmadık ve yılmayacağız da. Kadınları daha çok siyaset ve sosyal hayata katmak için çaba sarf edeceğiz.”

“BİZZAT TAKİP ETTİM”

AKP'nin il kongrelerinde, il ve ilçe teşkilatlarının ana kademe yönetimlerinde kadınların yer alıp almadığını bizzat takip ettiğini anlatan Başbakan Erdoğan, sözlü olarak verdiği talimatta ana kademe yönetimlerde kadın sayısının yüzde 20 civarında olması için büyük teşviklerde bulunduğunu vurguladı.

Kendisinin, başkan yardımcılarının ve bakanların bizzat listeleri kontrol ederek, mümkün olduğu kadar bu oranı yakalamak için çaba sarf ettiğini kaydeden Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ayrıca kadın kolları başkanlarımızın ana kademe toplantılarında, il başkanları ile birlikte ortak çalışma yürütmesi konusunu da titizlikle takip ediyoruz. Bizim için il başkanlarımızın kadın meselesine verdiği önem partinin demokratik ve muhafazakar ruhunun bir gereğidir.”

Kadınların siyasete katılımı konusunda verdiği bu desteğin, parlamentoya yeterince yansımamasını bir soru üzerine değerlendiren Başbakan Erdoğan, AK Parti kurulduktan 16 ay sonra bir seçim olduğunu ve iktidara geldiklerini ifade etti.

“HAYALİMİZDEKİ ORANA ULAŞAMADIK”

“Doğrusu bütün samimiyetimle söyleyeyim ki, parlamentoya katılım noktasında bizler istenilen orana, istenilen rakama, hayalimizdeki orana ulaşamadık” diyen AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Sayısal olarak, maalesef parlamentoda şu andaki rakam beni tatmin eden bir rakam değil. Ama yapılacak olan ilk seçimde bizler kadın parlamenterlerimizin sayısını artıracağız. Önümüzdeki dönem parlamentoda AK Parti çatısı altında çok daha fazla kadın olduğunu göstereceğiz. Bunun için kadınların siyasete katılımı konusundaki engelleri ortadan kaldırmak için öncelikle teşkilatlar bazında hazırlık içindeyiz. Bir önceki döneme göre parti örgütümüz bu noktada daha hazır.”

“NASIL YANSIYACAK?”

Yapılan değişiklik ile kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasının anayasal teminat altına alınmasının kadınlara nasıl yansıyacağı sorusuna da Erdoğan, şu yanıtı verdi:

“Türkiye şu anda kadın hakları konusunda hızla değişiyor. AB müktesebatıyla birlikte özellikle Kopenhag Siyasi Kriterleri çerçevesinde atılan adımlarda kadınımızın kadın-erkek eşitliği noktasında yakaladığı anayasal teminat, bundan sonraki süreçte farklı bir özgüveni kazanması noktasında bana göre çok önemli bir adım. Türk kadını şimdi bu özgüvenle geleceğe bakacak.”

ÖNCELİKLER

Erdoğan, “Türkiye'deki kadınlar açısından en fazla hangi konuya önem ve öncelik veriyorsunuz” sorusuna, “Sıkıntılarımız yok mu, var. Tabi en önemli sıkıntımız maalesef birinci derecede cehalet” karşılığını verdi.

Göreve geldiklerinde, Türkiye'de kadınların okuma yazma oranının yüzde 80 olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, Türkiye'ye yakışmayan bu düşük oranın sebeplerinin başında, yanlış geleneklerin doğru gibi takdimi ve bunun yanında cehaletin hakimiyetinin geldiğini bildirdi.

Kendilerinin, işi bu noktadan ele alıp, bu yanlışı doğrultmaları gerektiğini ifade eden BAşbakan Erdoğan, şunları söyledi:

“(Haydi Kızlar Okula) kampanyasını başlattık. Haydi Kızlar Okula kampanyasıyla yedi yüz bin civarında yavrumuz okula gönderilmezken, şu anda bunun 180 binini okula gider hale getirdik. Ama kolay iş değil. Çünkü bir zihniyeti değiştiriyorsunuz, zihniyeti değiştirmek makineden bir ürün çıkarmaya benzemez.

Bu zihniyeti değiştirebilmek için toplumsal bir mutabakatla, toplumsal bir dayanışma içerisinde bu işin üzerine gitmemiz lazım. Kırılma başladı mı? Başladı ama takip edeceğiz, çünkü hemen tekrar bu geri dönebilir. Geri dönmemesini sağlamak için de işin takipçisi olacağız. Ve bunu yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Yeter ki bu dayanışma devam etsin.”

“TEK ÇATI ALTINDA YÜRÜTÜLMESİ LAZIM”

Başbakan Erdoğan, daha önceki iktidarlarda kadın meselesinin hep bir tartışma alanı olduğu, bu durumun devletin kadın politikalarını da olumsuz yönde etkilediğini ifade edilerek, “Sizin bu konuda yaklaşım farkınız ne oldu?” şeklindeki soruya da şu yanıtı verdi:

“Kızların okullaşmasındaki artış çok önemliydi ama yeterli değildi. Tabi bununla kalmadık, çok daha önemli bir adım, o da şu; Türkiye'de on yılı aşkın bir süredir Kadının Statüsü Genel Müdürlüğüyle alakalı olarak bir çalışma sözkonusuydu, fakat bu çalışmayı gelen iktidarların hiçbirisi uygulamaya koyamadı, yasasını çıkaramadı.

Biz ise bu konudaki tartışmalara son verip Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü Teşkilat Yasası'nı çıkardık ve şu anda bizim bu yasayla ilgili genel müdürlüğümüz artık çalışmalarına başladı. Bu iş bizi rahatlattı, işin bir sahibi var şimdi, daha önce kadın meselesine ilişkin yasal teminat ile korunan bütçesi olan bir kurum yoktu, kısaca işin sahibi yoktu.

Sosyal yaşamda kadının yeri nasıl, siyasette bilinçlenme nasıl yürüyecek bütün bunların bir kurumun çatısı altında yürütülmesi lazım. Şimdi devlet adına bu işi yürütecek bir kurumun olması bizi rahatlattı.

Bununla kalmadık uluslararası boyutta ne gibi adımlar atılıyor, eksiklerimiz neler bunları araştırdık. BM Cedaw, Kadına Karşı Ayırımcılığa Son sözleşmesini daha aktif hale getirdik. Kararlıyız bu noktada başarılı olacağız.”

İSLAM DÜNYASINDA KADIN

Başbakan Erdoğan, bir başka soruyu yanıtlarken de bu ay içinde İstanbul'da bir toplantı yapılacağını ve burada özellikle kadının kalkınmadaki rolü üzerinde durulacağını söyledi.

Kadının kalkınmadaki rolünün tartışılacağını ifade eden Başbakan Erdoğan, bu toplantının da kendi girişimi ile gerçekleşeceğini ifade etti.

İslam Konferansı Örgütü'ne bir teklifte bulunduğunu, nasıl İslam Konferansı Örgütü gençlik teşkilatını oluşturduysa, aynı çatı altında kadına yönelik çalışmaları yöneten bir yan kuruluşun olmasında büyük fayda olacağı görüşünü ifade ettiğini belirten Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Böyle bir çalışmayı başlatmak gerekiyor. Çünkü, İslam dünyasında, kadın, olması gereken yere henüz getirilmiş değil. Bunun başarılması lazım. Bu çalışmaları bilimsel bir zemine de oturtmak lazım. Yanlış gelenekler varsa bunlardan kurtulmak, doğruyu yakalamak lazım. Böylece İslam Dünyası'nda kadın konusunda bir yeniden değerlendirme yapılabilir, buna bazıları reform diyebilir.

Eğer bu doğru bir adımsa bu reform yapılmalıdır, yanlışlardan kurtulmak lazım. Burada önemli olan, esasa ters düşülmesin. Bütün bunlar tabii ki bilimsel müzakerelerle olmalı, bu meseleleri bilim adamlarının oturup en geniş manada konuşması ve tartışması gerekiyor.”

TÖRE CİNAYETLERİ

Başbakan Erdoğan, aile içi şiddet ve töre cinayetleri konusunu da değerlendirdi.

Özellikle Türkiye'de, kadına yönelik şiddette ve töre cinayetlerinde hala sıkıntıların devam ettiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, buna yönelik yürütme organı olan kurumların ciddi tedbirler aldığını ama bunun yeterli olmadığını bildirdi.

“Burada da yanlış geleneklerin değişmesi, bir zihniyet değişiminin gerekli olduğunu” anlatan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Sadece devlet değil sivil toplum ve halkla iç içe bulunarak bu işi çözmemiz lazım. Töre cinayetlerinin hala bugünkü çağda var olması çok üzücü. Bu nedenle öldürmenin hafifletici unsurlarını kaldırdık, töre cinayeti hiçbir indirim almadan cezalandırılıyor artık.

Ayrıca, bununla ilgili olarak bir genelge yayınladım. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa bir başbakan olarak, şahsımın yayınladığı bu genelgede devletin bütün kurumlarının bu konuda hassasiyetini istedik.

Bu konuda kararlı olduğumuzu da her fırsatta tekrarlıyoruz. Töre cinayetine kurban edilen insanların hesabını kimse veremez. Bu ayıbı milletçe üzerimizden atmamız lazım. Yanlış töreler nedeniyle bu genç kızlarımızı kurban etmeye kimsenin hakkı yok. Biz de devlet olarak buna göz yumamayız. Ayrıca bu sadece kişilerin yanlışı değil, bu konuda hepimizin sorumluluğu var. Toplumsal sorumluluklarımız önce aileden başlıyor, sonra aşiret sonra çevre sonra daha geniş halkaya, devletin kurumlarına ve bize kadar dayanıyor. Bu vebalden hiçbirimiz kurtulamayız. Bu meseleyi çözmek zorundayız.”

AİLE İÇİ ŞİDDET

Aile içinde yaşanan şiddette de değinen Başbakan Erdoğan, maalesef ülkenin bazı bölgelerinde, “iki taraflı cehaletin bunları ortaya çıkardığını” bildirdi.

İki tarafında, cehaletiyle bunun bedelini ödediğini kaydeden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bir şiddeti uygulayan var bir de bunu hoş gören var, ikisi de cahil. Bu konuya ilişkin kategorik bir çalışmayı başlatmamız, kadını da erkeği de kapsayan, birlikte ortak bir mücadeleyi vermemiz gerekiyor. Evlerin dağılmasına, ailelerimizin dağılmasına, eşlerinden gördükleri şiddet nedeniyle evini terk etmek zorunda kalan kadınlarımızın perişan olmasına razı olamayız. Bu konuda bir yasa çıkartarak, belediyelerimizle işbirliği halinde kadın konuk evlerinin sayılarının süratle artmasını sağladık.

Ancak, bizim için bu bir iftihar vesilesi değil, kadın konuk evlerinin sayısının artmasıyla gurur duymuyoruz. Biz istiyoruz ki aileler dağılmasın, bu meseleyi aileler dağılmadan çözelim, şiddete engel olalım.”

HEDEFLER

Gerek parti, gerek ülke ve dünya siyaseti açısından kadınlar konusunda hedeflerin sorulması üzerine Başbakan Erdoğan, kadının gerek siyasette, gerek uluslararası platformlarda yer alması konusunda toplumun tümünden destek istediklerini bildirdi.

Müslüman Türk kadınının, uluslararası platformlarda, siyasette, sosyal hayatta bütün etkinliklerin içinde yerini alacağına inandığını ifade eden Başbakan Erdoğan, modern çağdaş Türkiye'nin oluşumunda kadının etkin rolünün en güzel şekliyle ortaya koyacağını söyledi.

Hükümet olarak bu konuda ellerinden gelen her şeyi yapmaya hazır olduklarını belirten Başbakan Erdoğan,” Kadının etkin olmadığı bir toplumda eksiklik vardır. Bu, siyasette de sosyal yaşamda da böyledir ama ikisi omuz omuza olduğu zaman o zaman bu eksiklik giderilir” değerlendirmesinde bulundu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious