'Kadın vekil oranında Uganda'nın gerisindeyiz'

  • Giriş : 30.11.2006 / 00:00:00

Ege Üniversitesi (EÜ) Kadın Sorunları Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Nurselen Toygar, "Kadın olmak, hâlâ anlaşılamaz bir sebeple tepe yönetimine gelip başarılı olmayı engelliyor." dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Üniversite ve diğer yüksek öğretim kurumlarındaki toplam 53 bin 805 öğretim elemanın 17 bin 828'inin kadın, 35 bin 997'sinin erkek olduğunu açıklayan Prof. Dr. Toygar, "Yani kadın öğretim elemanlarının oranı yüzde 33.1. Bunların da yüzde 8.5'i profesör, yüzde 6.5'i doçent, yüzde 10.7'si yardımcı doçent, yüzde 12.4'ü öğretim görevlisi. Diğer kademelerde görevli kadınlarsa toplam öğretim elemanlarının yüzde 61.9'u. Akademik personelin yüzde 33'ünü oluşturan kadınlar dekan, rektör, bölüm başkanı gibi yönetici kadrolarda son derece düşük seviyede temsil ediliyor." şeklinde konuştu.

Türkiye genelinde lise ve üstü eğitimli 15-24 yaş grubundaki kadınların yüzde 39.6'sının işsiz olduğunu, şehirli kadınlarda bu oran yüzde 37.4'ken kırsal alandaki kadınlarda yüzde 45.3'e ulaştığını belirten Toygar, "Kadınlar yüzde 65.6 ile sağlık, yüzde 65.4 ile avukatlık, yüzde 43.4 ile eğitim öğretim hizmetlerinde görev alıyor. Kamu görevlerindeki kadınların yüzde 37.2'si ise genel idari hizmetler sınıfında çalışıyor. Kamuda çalışan 100 kadından 57'si 24-35 yaş grubunda yoğunlaşıyor." dedi.

Meclis'teki yüzde 2.4'lük kadın milletvekili oranının Uganda'da yüzde 17.4, Güney Afrika'da yüzde 25, Meksika'da yüzde 14, İsveç'te yüzde 40.4 olduğunu kaydeden Toygar, "Kadın hep çalışıyor ama evde ya da tarlada çalışan kadın, ekonomik özgürlüğünü hiçbir zaman yeterince elde edemiyor. Oysa bu konuda en önemli kriterler eğitim ve ekonomik özgürlük. Kadının çalışması, birtakım problemler ve eşitsizlikleri de beraberinde getiriyor. Kadın istihdamının birinci problemi çalışma yaşamındaki eşitsizlik, ikincisi ev ve çalışma yaşamını birlikte götürmekten doğan sıkıntılar." diye konuştu.

Kadının benzer işlerde erkeklerden daha az ücret aldığını da vurgulayan Nurselen Toygar, "Uygun eğitim, yetişme ve deneyime sahip profesyonel kadınların, üst yönetim kademelerine ulaşmada erkeklerle aynı başarıyı gösteremediği bir gerçek. ABD ve Batı Avrupa ükelerinde kadırların üst kademeye yükselme oranı yüzde 5-6. Genç ve bekar kadınların yönetici olma ihtimaliyse daha fazla." şeklinde konuştu.

Kadınların işgücüne katılım oranının da düşük olduğunu kaydeden Prof. Dr. Toygar, "Çocuk büyütme ve aile sorumlulukları, kadının istihdamını ve işte yükseltilmesini engellemektedir. Birçok kadın, evlenip çocuk doğurduğu zaman işini kaybetmekte veya terketmektedir. Bir süre sonra geri dönse de vasıf seviyesi düşük olmaktadır. Kadın, ailede ve evde rol çatışması yaşamakta ve bundan ciddi olarak etkilenmektedir. Bu sebeple esnek çalışma saatlerini tercih etmektedir." diye konuştu.

Kadının çalışma hayatındaki problemlerin hukuki olmaktan çok ekonomik ve sosyal görünümlü olduğunu belirten Toygar, "Sonuç olarak çalışma yaşamı, bir yandan kadının ekonomik özgürlüğünü ve toplumdaki değerini arttırırken diğer yandan gelenekleşmiş değer ve tutumlar sebebiyle birçok sıkıntıyı da beraberinde getirmektedir. Kadının toplumda hakettiği yeri alabilmesi çalışma yaşamında dezavantajlı konumdan çıkaracak önlemlerin alınması, erkeklerle eşit fırsatların tanınması ve alışılmış zihniyetin kırılmasıyla mümkündür." dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious