Kadına karşı şiddete reklemlı hayır

  • Giriş : 23.11.2006 / 00:00:00

Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu oynayacakları reklam filminde kadına karşı şiddetin önlenmesi konusunda topluma mesaj verecekler.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çubukçu, Avrupa Parlamentosu (AP) Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komitesinin, "Türkiye'de Kadınların Sosyal, Ekonomik ve Siyasi Hayattaki Rolleri" raporunun tartışıldığı oturumuna katıldı, daha sonra raportör Emine Bozkurt ile birlikte basın toplantısı düzenledi.

Kadına karşı ayrımcılığın önlenmesi konusunda Türkiye'nin yasal düzenlemeleri büyük ölçüde tamamlayarak enerjisini uygulamadaki eksikliklerin giderilmesine yoğunlaştırdığını anlatan Çubukçu, 2004 yılında Anayasanın 10. maddesine yapılan bir eklemeyle devletin kadınla erkeğin her alanda eşit hak ve imkanlara kavuşması için düzenlemeler yapmak ve gerekli tedbirleri almakla yükümlü kılındığını anımsattı.

''Devrim niteliğindeki bu değişiklikle Türkiye, Anayasasında bu tür bir maddeye yer veren az sayıdaki ülkelerden biri olmuştur'' diye Çubukçu, toplumsal cinsiyet eşitliği hedefine ulaşmada en önemli engellerden birinin kadına yönelik şiddet olduğuna dikkati çekti.

Çubukçu, aile içi şiddet dahil olmak üzere Türkiye'de bugün kadına yönelik şiddet olgusunun üzerine büyük kararlılıkla gidildiğini, bu kapsamda yapılan yasal değişikliklerle aile içi şiddet vakalarında artık mağdurun şikayeti olmaksızın üçüncü şahısların bildirimiyle polis ve adalet mekanizmasının harekete geçtiğini ifade etti.

Töre cinayetlerinin önlenmesi hususunda da hükümetin kararlı adımlar attığını ve töre cinayeti faillerinin yasada öngörülen en ağır ceza olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması yönünde yeni Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) düzenlemeler yapıldığını anlatan Çubukçu, namus cinayetleri konusundaki çalışmalarda da önemli mesafeler alındığını kaydetti.

Çubukçu, yaptıkları çalışmalar arasında, 2007 yılından itibaren erkek giyim firmaları ürünlerinin etiketleri yanında ''Kadına Karşı Şiddete Son'' ifadelerinin yer alacak olmasını, 2004 yılında başlatılan ''Kadına Karşı Şiddete Son'' kampanyasının ilgili kamu kuruluşları, yerel yönetimler, medya ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle artarak sürmesini, aile içi şiddete maruz kalan kadınlara hizmet vermek üzere kadın sığınma evleri sayısının belediyelerin de desteğiyle artırılmasını, GAP İdaresi Başkanlığının da desteğiyle sayıları 30'a ulaşan Çok Amaçlı Toplum Merkezlerinin (ÇATOM) çalışmalarını saydı.

Devlet Bakanı Çubukçu, ''Başbakan Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu ve Kadının Statüsü Genel Müdürüyle birlikte oynayacağımız reklam filminde kadına karşı şiddetin önlenmesi konusunda topluma mesaj verilecek. Filmde bizzat sayın Başbakanımız 'Kadına Karşı Şiddete Hayır' söylemiyle yer alacak'' dedi.

2010 YILI HEDEFİ YÜZDE 100

Kız çocuklarının okullaşma oranında temel eğitimin 8 yıla çıkarılmasıyla birlikte çok önemli ilerlemeler sağlandığını anlatan Çubukçu, ''Eğitimde ülke olarak hedefimiz 2010 yılında kız ve erkek çocukları için okullaşma oranını yüzde 100'e ulaştırmaktır. Bu çerçevede birçok proje başlatılmıştır. Elde ettiğimiz sonuçlar dikkate alındığında bu hedefe ulaşacağımızı söyleyebilirim'' diye konuştu.

Çubukçu, bugün Türkiye'de uzmanlık gerektiren mesleklerde kadın oranının öğretim elemanları arasında yüzde 36'ya, mimarlar arasında yüzde 31'e, doktorlar ve operatörler arasında yüzde 31'e ve avukatlar arasında yüzde 26'ya ulaştığına dikkati çekti.

AB'ye katılım sürecinin kadınların istihdamını hızlandırdığını ifade eden Çubukçu, kadınların siyasete katılımı konusunda ise Türkiye'nin halen istenilen seviyeye ulaşamamakla birlikte son yapılan kamuoyu araştırmalarında toplumun teşvik edici bir bakış açısına sahip olduğunu gözlemlendiğini belirtti. Çubukçu, ''Umuyorum, önümüzdeki seçimlerde olumlu yönde değişiklikler olacaktır. Biz AK Parti olarak son kongreyle birlikte partimizin en üst düzey karar alma organında kadınlara yüzde 25 temsil imkanı sağladık. Partimizin idari kadrolarında da kadın temsilinin yüzde 30'e yükseltilmesi hedefini benimsedik'' diye konuştu.

EMİNE BOZKURT

AP Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komitesi Türkiye raportörü Hollandalı sosyalist Emine Bozkurt ise Türkiye'nin yasal reformların ardından uygulamada başarı kaydetmesini ve namus cinayetleri konusunun öncelikle ele alınmasını istedi.

Bozkurt, AP'de olduğu gibi TBMM'de de kadın hakları ve cinsiyet eşitliğiyle ilgili bağımsız bir komisyonun oluşturulması ve kadınlarla ilgili daha güvenilir istatistiki bilgiler için çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiğini belirtti.

"Başörtülü kadınların çalışmasına izin verilmemesini, aynı kısıtlamanın erkekleri etkilemediği dikkate alındığında bir ayrımcılık olarak gördüğünü" söyleyen Bozkurt, bu durumun kadın istihdamını ne ölçüde olumsuz etkilediği konusunda güvenilir veriler bulunmadığını ifade etti.

Raportör Bozkurt, Türkiye'de kadınların siyasete katılımının ''çok çok düşük kaldığını'' söyledi ve dengesizliğin giderilmesinde partilerin kota uygulamasının ilk aşamada faydalı olacağını savundu. Bozkurt, ''Türkiye'de yaklaşık 40 milyon Türk kadını var. Umarım raporumla kadınlara ve hükümete yardımcı olurum'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious