Kadinlar 'is'ten kaçiyor

  • Giriş : 20.11.2005 / 00:00:00

ISTANBUL - OECD (Ekonomik Isbirligi ve Kalkinma Örgütü) raporuna göre Türkiye'deki çalisan kadinlarin, toplam kadin is gücüne orani Avrupa ülkeleri arasindaki en düsük düzeye sahip.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bu ortalamalar her iki kadindan birinin isgücüne katildigi Avrupa Birligi'ndeki rakamlara bakildiginda oldukça düsük kaliyor. Ancak Avrupa Birligi'nde kadin isgücü yüksek olsa da is yasamindaki sorunlar kadinlar açisindan yine de bitmis degil. Ayrimcilik, ayni isi yapan erkeklere göre daha az ücret alma, is ve yasam dengesini kuracak altyapinin tam anlamiyla islememesi, üst düzey görevlerde kadinlarin önüne çikarilan gizli engeller gibi birçok sorunla bogusan Avrupali kadin için esitlik mücadelesi henüz bitmis degil. Almanya'da Angela Merkel'in iktidara gelisiyle sesini artik daha gür çikaran Alman is kadinlarinin çagrilari bu durumun en bariz kaniti. Almanya'da is kadinlari, sirketlerin üst düzey pozisyonlarinin kendilerine kapali tutulmasi ve çalisan kadinlarin önündeki zorluklarin çözümü için Angela Merkel'e ümit baglamis durumda.

Ümitler Merkel'e baglandi
Merkel'in ülkenin yönetimine geçmesi, Almanya'daki is kadinlarini iki açidan umutlandirdi. Ülkenin ilk kadin sansölyesinin iktidara geçmesinin ardindan yilin is kadini seçilen Regine Stachelhaus, "Merkel'in önünde halletmesi gereken bir sürü sorun var. Ancak umarim bu ülkedeki çalisan kadinlarin hala kariyerleriyle aile kurmak arasinda bir seçim yapmak zorunda kaldiklarini biliyor ve bu durumun degismesi için çalismak istiyordur" diye çagrida bulundu. Bebek yastaki çocuklarin günlük bakimi konusunda yardimcilarin azligi ve yarim günlük okul sistemi Almanya'da birçok genç anneyi isi birakip evde kalmaya zorluyor. Yasalar sayesinde üç yil içerisinde islerine dönebiliyorlar ancak is hayati içerisinde erkeklere karsi rekabet avantajlarini kaybediyorlar. OECD'nin rakamlarina göre yetiskin kadinlarin Almanya'da sadece yüzde 58.8'i çalisabiliyorken, bu rakam ABD ve Ingiltere'de yüzde 66 düzeyinde. "Daha önce çalisir durumdaki birçok kadin çoluk çocuga karisinca kariyerine ara vermek zorunda kaliyor" diyen Stachelhaus bugün tepe yöneticiligini yürüttügü Almanya HP'ye 1983 yilinda katildi. Su anda yaklasik 1.2 milyar dolarlik bir sirketi yönetiyor. Ancak Stachelhaus sansli kadinlardan biri çünkü 1985'ilk çocuklari dogdugunda esi kariyerini birakip üç yil evde kalmayi kabul etmis. Almanya'nin en büyük 30 sirketindeki 197 üst düzey yöneticilik pozisyonunda kadinlarin oturdugu koltuk sayisi sadece 2. Buna karsin dogurgan yastaki Alman kadinlarin çocuk sahibi olma orani 1.3 çocuk. Bu rakam ABD'de 2.3. Almanya'nin giderek yaslanan nüfusu düsünüldügünde demografik yapinin bozulmamasi için bu rakamin 2.3 olmasi gerekiyor. Tam gün çalisan kadinlar Almanya'da kendileriyle ayni kosullarda çalisan erkeklerden yüzde 25 daha az kazaniyor.

Ödenecek bedel büyük
Esasinda bu sorunlar Almanya ile sinirli degil. Avrupa Birligi ülkelerinin genelinde en büyük sirketlerin tepe yönetimleri ve yönetim kurullari genellikle kadinlar için kapali. Dolayisiyla çalisan anneler için firsat esitligi düne kadar kadin profesyonellerin en önemli konusu iken simdi yönetimin erkeklerle paylasiminin nasil olacagi gündemde. Bugün Avrupa'da arastirmacilar, is idaresi okullari ve isverenler kadinlarin üst yönetimleri erkeklerle paylasmalarinin önündeki gizli engellerin ne oldugunu anlamaya çalisiyor. "Dünyadaki dev sirketlerde üst düzey yönetici konumuna gelen kadinlar çogu zaman zirveye çiktiklarinda sirket kültürünün kendilerini asindirmis oldugunu hissediyor" diyor uzmanlar. Tespitlere göre çogu zaman zirveye çok yaklasmis olan kadinlar, yönetim piramidinin en ucuna baktiklarinda oraya ulasmak için ödemek zorunda olduklari bedellerin ne kadar büyük oldugunu düsünüp vazgeçiyor. Ancak yönetim uzmanlari -ki dünyanin büyük sirketlerinin yöneticilerinin de kendileriyle bu görüsü paylastigini ileri sürüyorlar- sirketlerin tepe yönetimlerinde bu kadar az siklikta kadin yetenege ve bakis açisina yer verilmesinin sirketleri hem rekabet gücü hem de kurumsal yönetisim anlaminda müskül durumda biraktigini belirtiyor. Istatistikler ise son derece yalin. Fortune 500'e giren sirketlerin yönetiminde yüzde 14'ten daha az bir oranda kadin yer aliy
or. FTSE 100 endeksinde yer alan 100 sirketin sadece 10'u kadinlar tarafindan yönetiliyor. Bati Avrupa'nin en büyük sirketlerinin yönetimlerinde de yine benzer rakamlar söz konusu. Kadin yönetim kurulu baskani orani yüzde 8, tepe yönetici orani yüzde 5.

Kadinlar 'is'ten kaçiyor
Amerika'daki rakamlar da son derece çarpici. ABD'de yapilan arastirmalar, ülkedeki yüksek kalifikasyonlu kadin isgücünde azalmalar oldugunu ortaya koyuyor. Is ve Yasam Politikalari Merkezi'nin rakamlarina göre bu kesim içerisindeki yüzde 37'lik bir oran isini gönüllü olarak birakmis. Is tatminsizligi ve firsat azligi kadinlarin isi birakma nedenleri arasinda ailesine daha çok zaman ayirma isteginden önce geliyor. Ve bu isi birakan kadinlarin hiçbiri ayrildigi sirkete bir daha dönmek istemiyor. Is ve Yasam Politikalari Merkezi'nin kurucusu Sylvia Hewlett'in sirket yönetimlerindeki erkek egemen yapinin kolay kolay degismeyecegine dair söyle bir tespiti var: "24 saat müsteri baskisi ve yogun is seyahati talebine karsi yanit verecek yaratici bir seyler yapilmadigi sürece çokuluslu sirketlerin tepesindeki 'ekstreme' isler, karilari evde oturan beyaz, üst orta sinif erkeklerin tekelinde kalmaya devam edecek".

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious