Kadınlarımız daha uzun ömürlü

  • Giriş : 14.02.2006 / 00:00:00

Yüksek tansiyon, sigara ve alkol kullanımı, şişmanlık, hareketsiz yaşama tarzı, diyabet ve bilinçsiz beslenme, özellikle 40 yaş üstü erkeklerde kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini artıran faktörlerin başında bulunuyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Türkiye’de 40 yaş üstü erkeklerin ömürleri kadınlara oranla daha kısa ve ülkemizde erkeklerin karşılaştığı sağlık risklerinin başında koroner kalp hastalıkları geliyor.



Kalpten gidiyorlar...

Açıklamaya göre, Türkiye’de koroner kalp hastalıklarından ölüm oranı, tüm ölümler içinde yüzde 43 oranıyla ilk sırada. Bu ölümlerin önemli bir bölümü 41-58 yaş grubundaki erkeklerde gerçekleşiyor. Koroner kalp hastalıklarının erkeklerde kadınlara göre daha erken yaşlarda görüldüğü belirtilen açıklamada, yüksek tansiyon, sigara ve alkol kullanımı, şişmanlık, hareketsiz yaşama tarzı, diyabet ve bilinçsiz beslenmenin, özellikle 40 yaş üstü erkeklerde kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini artıran faktörlerin başında yer aldığı kaydediliyor.



Beslenmeye dikkat!

Yağlar konusunda ölçülü olun ve doymamış yağları tercih edin. Tereyağı, diğer hayvansal yağlar ve margarinlerin çoğu doymuş yağlardır ve kolesterol düzeyini artırırlar. Ayçiçek, soya, mısırözü gibi bitkisel yağların çoğu ise doymamış yağlardır ve kolesterol içermezler. Bu nedenle yemeklerin doymamış yağlarla birlikte zeytinyağıyla pişirilmesi ve tüketimi sağlık açısından daha yararlıdır. Günlük protein ihtiyacınızı hayvansal ve bitkisel kaynaklı gıdalardan dengeli olarak alın. Besinler yoluyla alınan kolesterole dikkat edin. Kolesterol miktarı, kırmızı et, sakatat gibi hayvansal gıdalarda yüksektir. Besinler tüketilirken kolesterol içerikleri göz önünde bulundurulmalıdır. Posalı besinleri sıkça tüketin. Posanın kan kolesterolünü düşürücü etkisi vardır. Sebze ve meyveler posa, vitamin ve mineral içeriği zengin olan besinlerdir. Bunun yanında kuru baklagiller, yulaf, mercimek, mısır, buğday ve ekmek gibi posa yönünden zengin besinler, beslenmede yer almalıdır.



Şeker ve tuzu azaltın

Şekerli içecek ve tatlı tüketiminizi azaltın, şeker içeriği az olan besinleri tercih edin. Şekerler saf karbonhidrattır ve yoğun enerji kaynağıdır. Bu besinlerin fazla miktarda tüketimi, vücut ağırlığının artmasına ve besleyici değeri yüksek olan besinlerin tüketiminin de azalmasına neden olur. Tuz tüketimine dikkat edin. Tuz tüketimiyle yüksek tansiyon arasında yakın bir ilişki var. Ayrıca fazla tuz tüketimi idrarla kalsiyum atılmasını artırarak kemiklerden kalsiyum kaybına neden olur. Tuz tüketimini azaltmak için lezzetine bakmadan yemeklere tuz eklemeyin. Tuz içeriği düşük besinler tüketin.



Hareketli olun

Sebze ve meyve tüketimini artırın. Vücut ağırlığınızı dengede tutun, fiziksel aktivitenizi artırın. Vücut ağırlığının normalden az ya da çok olması çeşitli sağlık problemlerine zemin hazırlar. Bu nedenle kilonuzu normal sınırlar içinde tutmak için yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterin. Hareketli bir hayat sürmeye çalışın, sözgelimi kısa mesafeleri yürüyün. Çok gerekmedikçe asansör ve yürüyen merdivenleri kullanmamaya özen gösterin. Her gün en az 30-45 dakika yürüyüş yapın.”



Erkeklerin yarısı tiryaki

Türkiye’de 40 yaş üstü erkeklerin yaklaşık yüzde 53’ünün sigara içtiğine dikkat çekilen açıklamada, bu yaş grubunda bulunan erkeklere yönelik şu uyarılar yer alıyor: “Yeterli ve dengeli beslenin. Yeterli ve dengeli beslenme 4 grupta bulunan besinlerin yeterli miktarda tüketilmesiyle sağlanır. Bunlar süt grubundaki süt, peynir ve yoğurt; et grubundaki et, tavuk, yumurta, peynir ve kuru baklagiller; sebze ve meyve grubuyla tahıl grubuna giren ekmek, bulgur, makarna, pirinç, mısır ve tarhana. Sigara, öldürücü zararları nedeniyle çok önemli bir halk sağlığı problemi. Sigara kullanımı akciğer, ağız boşluğu, yemek borusu, boyun, pankreas, mesane, böbrek, mide ve kan kanserine, alkol kullanımı ise karaciğer ve yemek borusu kanserine yol açar. Alkol tüketimi sindirim enzimlerini bozup, karaciğer ve beyin üzerinde olumsuz etki yapar.



Tansiyona özel çikolata

Doktorlar, kan basıncını düşürmek için normal çikolata yenmesini tavsiye etmiyor. Şeker ve obezite gibi hastalıklar için yasaklar listesinde bulunan çikolata dertlere derman oluyor. ABD’li bilim adamlarının ürettiği özel formüllü çikolata tansiyonu dengede tutuyor. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün ürettiği özel çikolatanın tadı bildiğiniz türden, ancak içeriği farklı. Tansiyon ve insülin hormonunu dengede tutacak çikolatayı üretmek için farklı bir tür kakao kullanan doktorlar, özel formüllü çikolata ile insülin hormonunun çikolatanın içindeki polifenol maddesi tarafından nasıl etkilendiğini araştırıyor.



Hastalar memnun

Özel formüllü çikolata yüksek tansiyon hastalığı tedavisinde kullanılıyor. Özel çikolata ile altı haftalık bir kür uygulayan hastalar, tansiyon için aldıkları ilaçlara da ara vermeyi kabul ediyor. Yeni tedavi yöntemini şimdiden benimsemiş görünen hastalar hallerinden memnun görünüyor: “Her şey iyi gidiyor. İlaçlarımız olmadan da kendimizi iyi hissediyoruz. Tadı aynı sıcak çikolata gibi...” Sonuçlar olumlu, ama araştırmayı yürüten ekip, tansiyon hastalarını çikolata konusunda uyarmadan edemiyor: “Biz özel çikolatayı sadece araştırma amacıyla kullanıyoruz... Bu noktada hiçbir şeker hastasına ya da kimseye kan basınçlarını düşürmek için çikolata yemelerini öneremeyiz.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious