Kafkasya'da bundan sonra ne olacak?

Kafkasya'da bundan sonra ne olacak?.12805
  • Giriş : 15.08.2008 / 11:16:00

Uzmanlar, gelişmelerin Gürcistan'ın batıya yönelme hedefini değiştirmeyeceği görüşünde birleşti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kafkasya'da Gürcistan ile Rus birlikleri arasında çatışmaların patlak vermesinin ardından, bölgede yeni dengelerin ne şekilde oluşacağı, Gürcistan'ı nasıl bir geleceğin beklediği, gelişmelerin Rusya'ya ne gibi kazanım ya da kayıplar getirdiği ve uluslararası topluma hangi görevlerin düştüğüne dair sorulara yanıt aranıyor.
Uzmanlar, gelişmelerin Gürcistan'ın batıya yönelme hedefini değiştirmeyeceği görüşünde birleşirken, Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili'nin görevde kalıp kalmayacağına ilişkinse şüphelerini dile getiriyorlar.

-MOSKOVA NE İSTİYOR?-

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Avrasya Stratejik Araştırmalar Kurumu (ASAM) Kafkasya uzmanı Hasan Kanbolat, Saakaşvili'nin "savaş meydanında kaybettiklerini Batı dünyasını arkasına alarak diplomasi masasında kazanmaya çalıştığı, Moskova'nın ise buna izin vermeyeceği" görüşünü dile getirdi.
Rusya'nın isteklerini iki maddede toplayan Kanbolat'a göre, Moskova yönetimi, Gürcü birliklerinin çatışma öncesi pozisyonlarına geri çekilmesini ve kısmen silahsızlandırılmasını, Gürcistan'ın bundan sonra Abhazya ve Güney Osetya'da askeri harekat düzenlememesi için "saldırmazlık anlaşması"nın imzalanmasını istiyor.
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) uzmanı Hasan Selim Özertem de Rusya'nın, batının "diplomatik ataklarına" karşı kendisinin Kafkaslarda "henüz işinin bitmediği, sert gücünü buralarda kullanabileceği" mesajını vermeye çalıştığını belirtti. Özertem, Moskova'nın, batının girişimlerinin kendisini korkutmadığını, Gürcistan'ın ayakta durmasınınsa mümkün olmadığını göstermek istediğini ifade etti.

-"RUS TANKLARI PARLAMENTO BİNASINA KADAR GİREBİLİR"-

ASAM uzmanı Kanbolat, Rusların Gürcistan'ın Abhazya ve Güney Osetya'ya bir daha askeri harekat düzenlememesi için kesin garantiler şart koştuğunu, hatta bununla da yetinmeyerek, BM Güvenlik Konseyine bu garantileri onaylatmak istediğini ifade ederken, "Bundan önce de Rus tanklarının Tiflis yakınlarından çıkması zor. Eğer Saakaşvili ısrarcı olursa Tiflis'te parlamento binasına kadar da girebilirler" diye konuştu.
Kanbolat, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin girişimiyle hazırlanan ateşkes belgesinde, "Güney Osetya'nın gelecekteki statüsünün müzakerelerde ele alınması" şeklindeki 6'ıncı maddenin çıkarılmasına atıfta bulunarak, bunun üzerine, bu maddede ısrarcı olan Rusya'nın ateşkesi bozduğunu söyledi.

-RUSYA NE KAZANDI, NE KAYBETTİ?-

Moskova yönetiminin gelişmelerden bir dizi kazanım sağladığı düşüncesini dile getiren Kanbolat, bunları şöyle sıraladı:
"Güney Osetya'nın yaklaşık üçte biri Tiflis kontrolündeyken, artık bölgenin tamamı Rusya'nın kontrolü altında. Ayrıca Abhazya topraklarında olmasına rağmen Tiflis'in kontrolündeki Yukarı Kodori bölgesi de Abhazya'nın kontrolüne geçti. Son 10 yıl içinde özellikle ABD ve Türkiye'nin desteğiyle yenilenen Gürcistan Silahlı Kuvvetlerinin altyapısı çökertildi. Rusya, Karadeniz ve Güney Kafkasya'da avantajlı duruma geldi. Bu, özellikle Ukrayna'yı zor durumda bırakabilir ve bu ülkenin NATO ve AB hedeflerini zora sokabilir."
USAK uzmanı Özertem ise Rusya'nın Gürcü topraklarını bombalayarak, barış ve istikrarı bulandırdığı ve uluslararası toplum kanalında kendini zor duruma soktuğu görüşünü dile getirdi.
Rusya'nın 10 yıldır ilk kez G-7 diplomasi trafiğinden dışlandığına ve AB'nin Rusya'ya karşı simgesel eylem düşündüğüne dikkati çeken Özertem, "Batı bundan sonra Rusya'yı kötü bir şekilde kıstırmayı düşünüyor. Rusya bir anlamda uluslararası toplumun dışında bırakıldı" dedi.

-GÜRCİSTAN'I NASIL BİR GELECEK BEKLİYOR?-

ASAM uzmanı Kanbolat, gelişmelerin Gürcistan'ın yüzünü batıdan koparıp onu Rusya'ya yönelteceğini sanmadığını, tam tersine bu ülkenin batıyla bütünleşme sürecinin hızlanabileceğini belirtti.
Gürcistan'ın bugüne kadar sürekli biçimde batıyla bütünleşme sürecini engelleyen Abhazya ve Güney Osetya sorunlarının olduğuna dikkati çeken Kanbolat, Tiflis'in sert adımlar atarak, bu iki bölge üzerinde egemenlik haklarından vazgeçebileceğini öne sürdü. Kanbolat'a göre, bunu yaptığı takdirde Gürcistan'ın Avrupa Atlantik dünyasıyla bütünleşebilmesi önünde bir engel kalmayacak.
Özertem de Gürcistan'da iktidar ve muhalefetin batıya yönelmede birleştiğine işaret ederek, Rusya'nın sert güç kullanarak Gürcistan'daki batı eğilimini daha da güçlendirdiğini savundu.

-"SAAKAŞVİLİ KALICI OLMAYABİLİR"-

ASAM uzmanı Kanbolat, Saakaşvili'nin iktidarda kalıcı olmayabileceği görüşünü ifade ederken, Gürcü halkının ve batının desteğinin artık Saakaşvili'nin arkasında olduğunu sanmadığını belirtti ve "batıya dönük, iyi İngilizce konuşan, Rusya ile daha dengeli politikalar yürüten genç bir liderin başa gelebileceğini" öne sürdü.
Kanbolat, ayrıca Saakaşvili gitse de gitmese de Gürcistan'da Sovyet tipi devlet başkanlığı sisteminden, yönetim gücünün dağıtıldığı parlamenter sisteme geçiş olabileceğini söyledi.
Özertem de Saakaşvili'nin, kısa vadede koltuğunu koruyacağını düşündüğünü, ancak uzun vadede görevde kalabilmesinin, batının alternatif bulmasına ve Saakaşvili'nin hareketinden ne kadar memnun olup olmadığına, ayrıca Gürcü liderin halkını ikna etme çabalarının başarısına bağlı olacağı görüşünü dile getirdi.

-SAAKAŞVİLİ NEYİ AMAÇLIYORDU?-

ASAM uzmanı Kanbolat, Gürcistan Cumhurbaşkanı Saakaşvili'nin Güney Osetya'ya askeri harekat düzenlerken artık Gürcistan'ın eski Gürcistan olmayacağının farkında olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
"Saakaşvili'nin planı, yıldırım operasyonu ile Güney Osetya'yı ele geçirmek, etnik temizlik korkusunu yayarak Oset halkını Kuzey Osetya'ya göçe zorlamak, dünyayı arkasına alıp ateşkes ilan etmek, Rusya ile uzun yıllara yayılacak müzakereleri başlatmak ve böylece Güney Osetya'yı yutmaktı. Saakaşvili'nin planı tutmadı ama Güney Osetya savaşı sonrası Gürcistan'ın eski Gürcistan olmayacağı öngörüsü doğru çıktı."

-"SAAKAŞVİLİ KASITLI OLARAK YANLIŞ MI YÖNLENDİRİLDİ?"-

Saakaşvili'nin yanlış yönlendirilmiş olabileceğini belirten Kanbolat, şöyle devam etti:
"Acaba, Mayıs 2004'te Rusya'nın müdahil olmadığı ve rahatlıkla kontrolü altına aldığı Acaristan'da olduğu gibi Güney Osetya'da da Rusya'nın askeri güç kullanmayacağı kulağına fısıldandı mı? Kuveyt'e giren Saddam'a 'bizim için sorun yok' diyen dönemin ABD Büyükelçisi gibi, Avrupa-Atlantik dünyasıyla bütünleşmek için zaman kaybetmek istemeyen ve ülke içinde de iktidarı yıpranmaya başlayan hırslı, genç ve politik tecrübeden yoksun Saakaşvili'yi de yakın kadrosuna sızan Rus istihbaratı kasıtlı olarak yanlış mı yönlendirdi?"

-BÖLGEDEKİ DENGELER VE ENERJİ KONUSU-

Olayların ardından bölgede dengelerin değişip değişmediği de tartışılırken, USAK uzmanı Özertem, bu konuda özellikle enerji alanına sıkça vurgu yapıldığına değinerek, "iyimser" ve "kötümser" olmak üzere iki yaklaşımın bulunduğuna işaret etti.
Rusya'nın, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Bakü-Tiflis-Erzurum hatlarını bombalamadığına dikkati çeken Özertem, bu durumun Orta Asya ülkelerince, söz konusu hatların uluslararası toplum tarafından korunduğu, Rusya'nın uluslararası toplumu karşısına almak istemediği ve bu hatların hala güvenilir olduğu mesajının alınmasını sağladığını söyledi.
Öte yandan Özertem, Kazakistan ve Türkmenistan'ın, hatlarda yaşanan geçici kapatmalardan etkilenip, "bu bölgede uzun dönemli istikrarsızlıklar acaba bizim petrol ve doğal gazımızın batıya ulaşmasında sıkıntı yaratır mı" düşüncesiyle "hattı ikinci defa düşünebilecekleri" ihtimalinden söz etti.

-ULUSLARARASI TOPLUMA DÜŞEN GÖREVLER-

Özertem, uluslararası toplumun, bölgedeki tarafları Abhazya ve Güney Osetya'da mümkün olduğu kadar uzun dönemli bir çözümün oluşturulmasına ikna etmesi ve onları aynı masaya oturtması gerektiğini de dile getirdi.
İnsan kıyımlarının bir daha gündeme gelmemesi için uzun vadeli çözümler oluşturulmasının gereğine işaret eden Özertem, batının ciddi kayıplar yaşayan bölgeye kısa dönemde insani yardım yapması gerektiğini vurguladı.

-OLAYLARIN GELİŞİM SÜRECİ-

Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, "Oset güçlerinin ateşkesi bozduğu" gerekçesiyle 8 Ağustos'ta Güney Osetya'nın başkenti Tshinvali'ye askeri harekat başlatmış, ardından Rus birlikleri bölgeye girmişti.
5 gün süren çatışmaların ardından Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev, 12 Ağustos'ta, "operasyonda arzulanan hedeflere ulaşıldığı, Rus barış gücü askerleri ve Rus vatandaşlarının güvenliklerinin sağlandığı ve saldırgan tarafın cezalandırıldığı" gerekçesiyle operasyonun sona erdirilmesi kararını açıklamış, ancak "Gürcü tarafının herhangi bir saldırıda bulunması halinde düşman unsurlarının yok edilmesi yönünde talimat verdiğini" belirtmişti.

Sarkozy ile Medvedev arasında Salı günü yapılan görüşmenin ardından da çatışmaya son veren ve 6 ilkeden oluşan bir belgenin hazırlandığı açıklanmıştı. Ancak buna rağmen, bölgeden çatışma haberleri gelmeye devam etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*