"Kahveciler Balosu"na Türk çıkarması

  • Giriş : 02.02.2008 / 21:47:00

Viyana'dakı Kahve Üreticileri Birliğinin bu yılki geleneksel balosu ''Kaffee Alla Turca'' sloganıyla tarihi Hofburg sarayında yapıldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kahveyi 1683 yılındaki 2'nci Viyana kuşatması sırasında Osmanlılar'dan öğrenen Viyanalı kahveciler, geleneksel baloda bu yıl kullandıkları "Kaffee Alla Turca" sloganına uygun olarak, balo salonunda açtıkları standları çikolatadan yapılmış "ay-yıldız, Topkapı sarayı ve yeniçeri maketi" gibi Türk motifleriyle süslediler ve balonun açılışında da Türkiye'den davet edilen sanatçılara yer verdiler.

Avusturya Macaristan İmparatorluğu yönetimine ev sahipliği yapan tarihi Hofburg sarayında düzenlenen balonun açılışında özel vals eğitimi görmüş 150 genç çiftin salona girmesinin ardından önce İstiklal Marşı çalındı ve Türkiye'nin Viyana Büyükelçisi Selim Yenel ile eşi geleneksel balo müziği eşliğinde salona "onur konukları" olarak davet edildiler.

Büyükelçi Yenel'in konuklara hitaben Almanca yaptığı konuşmanın ardından, balo organizasyon komitesi başkanının sembolik olarak bir fincan Türk kahvesi içmesi, Büyükelçi Yenel'in de yine sembolik olarak kahve falına bakarak, Viyanalı kahvecilere geleceklerine ilişkin yorumlarda bulunması büyük alkış aldı.

Yeniçeri bıyıklı Mozart

Viyanalı kahveciler balosunun en ilginç gösterisini ise Türkiye Devlet Opera ve Balesi üyeleri ile Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencilerinin yer aldığı "Hayal Dans Topluluğu" (Dream Dance Company) gerçekleştirdi.

Avusturyalı besteci Wolfgang Amadeus Mozart'ın, Mehter müziğinden esinlenerek bestelediği "Türk Marşı" eşliğinde sahneye çıkan Devlet Opera ve Balesi dansçıları Serhat Güdül, Arzu Kıran, Nazlı Dirin'in yanı sıra Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Modern Dans Ana Sanat Dalı Başkanı Özgür Müge Uyan ve Can Gökdoğan'ın yer aldığı "Hayal Dans Topluluğunun" mizah ve dansı bir araya getiren koreografiyle icra ettikleri gösteri büyük ilgiyle izlendi.

Özellikle, Volkan Ersoy'un mizah ve dansı bir araya getirdiği koreografide Wolfgang Amadeus Mozart'ı ünlü beyaz peruğu ve yeniçeri bıyığıyla tasvir etmesi Viyanalı sanatseverler tarafından hayranlıkla izlendi.

Kostümlerini tanınmış modacı Bahar Korçan'ın hazırladığı dansçıların ahşap parkeler üzerinde adeta birer kelebek gibi uçarcasına dansettikleri gösteriyi Viyanalı sanatseverler çoşkuyla alkışladılar.

Candan Erçetin, Viyanalılar'ı coşturdu

Viyanalı kahvecilerin bu yılki balosunun geceyarısı süprizi ise ünlü sanatçı Candan Erçetin oldu.

Hofburg sarayının ünlü Viyana diplomasi antlaşmasının imzalandığı salonunda sahne alan Erçetin'in hareketli Türkçe parçalarıyla Viyanalı sanatseverler de yerlerinde duramadılar.

Bu arada Erçetin'in menajerinin, balo için akredite olan Türk ve Avusturyalı gazetecilerin fotoğraf çekmesine ve görüntü almasına engel olması, gerginlik yarattı. Duruma Avusturyalı güvenlik görevlileri müdahale etmek zorunda kaldı.


Öte yandan İstanbul'daki tarihi Cafe Divan da bu yılki baloya özel olarak davet edildi.

Hofburg sarayında geniş bir alana kurulan Cafe Divan bölümünde sanatçı Kerem Görsev ve orkestrası sahne alırken, Viyanalı sanatseverler dakikalarca pistte dans ettiler.

Cafe Divan personeli de Viyanalı konuklara Türk tatlı çeşitleri ve Türk kahvesi ikram etti.

Viyanalılar, kahveyi Türkler'den öğrendi

Viyanalılar, bugün büyük keyifle içtikleri kahveyi, 1683 yılında 2'nci Viyana kuşatması sırasında Osmanlılardan öğrendiler. Avusturya tarih kaynaklarına göre, Viyanalılar ilk kahveyi Merzifonlu Kara Mustafa komutasındaki Osmanlı kuvvetlerinin Viyana'yı 1683 yılında ikinci kez kuşattıkları dönemde tattılar.

Avusturyalı tarihçilere göre, Osmanlı ve Avusturya cepheleri arasında tercümanlık yapan İstanbul kökenli Ermeni Georg Franz Kolschitzky, Osmanlı mevzilerini her ziyaret ettiğinde beraberinde bir miktar çekilmiş kahve getiriyordu.

Polonya Kralı Jan Sobieski'nin 1683'te Avusturya'nın yardımına gelerek, Kara Mustafa komutasındaki Osmanlı kuvvetlerini geri püskürtmesi sonunda Osmanlılar mevzilerinde büyük miktarda çekirdek kahve bırakarak, Zagreb ve Belgrad istikametine doğru çekildiler.

Dönemin Avusturya imparatoru, savaş sırasında ülkeye büyük hizmetlerde bulunan Kolschitzky'e de Osmanlı mevzilerinde kalan ganimetten pay verilmesini emretti. Avusturyalı askerlerin, "Osmanlılar'ın deve yemi" diyerek atmak istedikleri çekirdek kahveleri Kolschitzky aldı ve imparatordan kendisine "Cafehaus" (Kahvehane) açma ruhsatı verilmesini talep etti.

1683 yılında Viyana'da ilk kahvehane açma ruhsatı alan Kolschitzky, Osmanlı mevzilerinde ganimet olarak elde ettiği çekirdek kahvelerle Viyana'nın ve Avrupa'nın ilk Cafehaus'unu açtı.

Kolsichtizky'nin açtığı ilk Cafehaus bugün kendi ismiyle anılan 4'üncü bölgedeki Kolschitzky sokağında müze olarak muhafaza ediliyor.

Sokağın girişindeki ilk binanın duvarında ise başında Osmanlı fesi, elinde kahve terazisiyle Kolscihitzky'nin heykeli bulunuyor.

Kolschitzky, ilk açtığı cafehausda İstanbul'da gördüğü gibi, kahveyi bir bardak su ve metal şekerlik içinde, iki adet kesme şekerle ikram ettiği için hala birçok klasik Viyana kahvesinde bu servis şekli uygulanıyor.

Viyanalı kahvecilerin bu yılki geleneksel balolarında "Kaffe Alla Turca" sloganını seçmeleri ve Türkiye'den çok sayıda sanatçı davet etmelerinin temelinde de kahveyi 1683'te Osmanlılardan öğrenmiş olmaları yatıyor.

CNNTURK

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious