Kalbini düşünen aşık olsun

  • Giriş : 09.07.2006 / 00:00:00

'Aşk beyinde mi kalpte mi?' sorusuna ABD'de yaşayan ünlü kardiyolog Dr. Ayşe Emre, bilimsel yanıt veriyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Uzun süre Amerika'nın ve Türkiye'nin saygın hastanelerinde çalışmış olan genç kardiyolog Dr. Ayşe Emre'nin kaleme aldığı 'Önce Kalbim' adlı kitap, kalp ve damar hastalıkları ile ilgili akıllara takılan tüm sorulara cevap veriyor.

Kitapta öncelikle kalbin ruhsal kimliğinden bahsediyorsunuz. Kalbin ruhsal kimliği ile neyi kastediyorsunuz?

ABD'de Duke Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada, 'koroner anjiya grafi' (halk arasındaki ismi anjiyo) yapılmış ve damarları tıkalı bulunmuş bin 400 kişiyi 5 yıl boyunca takip etmişler. Evli ya da düzenli ilişkisi olmayanların, yani bir kişiye düzenli bir ruhsal bağlılığı olmayanların 5 yıl içinde yarı yarıya öldüğünü tespit etmişler. Üstelik de bu bulgu; yaş, cinsiyet farkı, tıkalı damar sayısı, kolesterol düzeyi gözetmeksizin elde edilmiş. Bu çok enteresan bir veri. Sevginin kalbimiz için ne kadar önemli olduğunun kanıtı. Duygusal ilişkilerin yakınlığı, sıcaklığı ve başlı başına bağlılık, kalbimiz için çok önemli. Yani aşk kalbe iyi geliyor.

Aşk acısı kalbimizi yormuyor mu?

Günümüzdeki çabuk tükenen aşklardan bahsetmiyorum. Bağlılık içeren ilişkilerin kalbe çok faydası var. Kalp için zararlı olduğu bilinen bütün unsurlar bir kenara bırakıldığında bile görülüyor ki aşk her şeyden önemli. Üstelik düzenli cinsel ilişki de inme ve kalp damar hastalığı riskini yarı yarıya düşüren bir faktör. Acı ve sıkıntılarımız tabii ki kalbimizi yoruyor. Özellikle stres. Bu konuda yapılan önemli araştırmaların ilginç verileri var.

>b>KREDİ KARTINA DİKKAT!

Stresle ilgili bu veriler neler, bir örnek verir misiniz?

Formül çok basit: Kalbi severseniz o da sizi seviyor ve yaşatıyor; ancak, sevmezseniz ve onu strese sokarsanız tehlike başlıyor. Mesela kredi kartı borcu gibi mali kaygıları olan insanları sağlık takibine almışlar ve birinci derecedeki sağlık sorunlarının kalp krizi olduğunu ortaya koymuşlar. Mali yükümlülük altında stres yaşayan kişilerde birinci derecede kalp ve damar hastalıkları görülüyor. Sürekli negatif düşünen insanlar yani bardağın yarısını boş gören kişiler 4 kat daha fazla kalp krizi geçiriyor. Aile içi stres kadında kalp krizi riskini 4 kat, iş yeri stresi 2 kat arttırıyor.

Düzenli beslenme kalbi korumak için önemli diyoruz. Nasıl düzenli besleniriz?

Kalbi koruduğu kanıtlanmış tek diyet; Akdeniz diyetidir. Akdeniz diyeti sadece bir öğesiyle değil, bütün öğeleriyle önemli. Bu diyete ne kadar sadık kalırsak o kadar faydasını görüyoruz. Geçen yıl Yunanistan'da yapılan bir araştırma bunun kanıtı. 22 bin kişiye uygulanmış bu araştırmada 4 sene boyunca denekler takip edilmiş ve diyete sadık kalanlarda kalp damar hastalığı daha az gözlemlenmiş.

Kitapta verdiğiniz "3'ü 6'ya böl" formülü anlama geliyor?

Kendine gün içinde 3 öğün planla ama onu 6'ya böl. Mesela meyve ve salatayı ara öğünlerde ye, akşam yemeğini hafif tut. Çünkü kaloriler az az geldiğinde beden onlarla daha iyi baş ediyor. Böylece kalp daha az yorulmuş oluyor. Açlık hissetmeyi beklemeden sık ve az yemek lazım.

Şarap için de ayrı bir bölüm ayırmışsınız. Kalbimiz için şarap içmek faydalı mı?

Şarabın kalbin iç yüzeyini saran zarları koruyucu etkisi kanıtlandı. Düzenli ve ölçülü kullanıldığında iyi kolesterolü yüzde 12 oranında yükseltiyor. Damar genişletici ve antioksidan etkisi var. Ancak her gece bir ya da iki kadeh şarap içmekle kalp damar sağlığı düzelmiyor. Ama Akdeniz diyeti kapsamında şarap tüketimi ele alınıyor. İçmiyorsanız asla önermiyoruz. Kalbimi koruyacağım diye içmeyen birini şaraba yönlendirmek çok yanlış olur. Ama şarap içiyorsanız kadınlar günde bir, erkekler ise en fazla iki bardak şarap tüketebilirler. Ancak kilo vermek hedeflendiyse asla kullanılmamalı, çünkü, alkol kalori miktarı yüksektir. Bir kadeh şarabın kalorisi 90-140 arasında değişir. İki kadeh şarap 280 kalori demek ve bunu yakabilmek için saatte 5.5 kilometre hızla 45 dakika yürümek gerekir.

'Kalp ve damar hastalıkları ileri yaş hastalığıdır' diyebilir miyiz?

Kişide doğuştan gelen bir kalp rahatsızlığı yoksa, damar sertliği 20'li hatta 10'lu yaşlarda başlıyor. Çünkü beslenme düzeni bu yaşta başlıyor. Damar duvarlarında daralma yaratmasa da damarın kendisini kalınlaştırıyor. Ama yıllar geçtikçe damardaki birikme arttığı için daralma meydana geliyor ve orta yaş ve sonrasında kalp damar rahatsızlıkları baş gösteriyor. Oysa ki önlem almak çok daha erken yaşlarda gerçekleşmeli.

Erken teşhis için neler yapmak gerekiyor?

Tarama testleri 20'li yaşlarda başlamalı. Bulgular normalse beş senede bir tekrarlanmalı ancak örneğin kolesterol oranı yüksekse daha sık takibe alınmalı. Ailede kalp hastalığı varsa; kan şekeri, karaciğer ve böbrek işleyişini gösteren testler ve düzenli kan sayımı mutlaka yaptırılmalı. düşünen aşık

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious