'Kan Kardeşler' yeniden savaşa mı gidiyor?

  • Giriş : 18.10.2006 / 00:00:00

Kuzey Kore, ''tarihi düşmanı ve kan kardeşi'' Güney Kore'yi ''ihanet'' gerekçesiyle savaşla tehdit etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yaptığı nükleer denemenin ardından uluslararası kamuoyundan büyük tepki alan ve son olarak Birleşmiş Milletler tarafından onaylanan yaptırımlarla karşı karşıya kalan Kuzey Kore, ''tarihi düşmanı ve kan kardeşi'' Güney Kore'yi ''ihanet'' gerekçesiyle savaşla tehdit etti.
Komünist rejimle yönetilen Kuzey Kore'deki partinin bir yayın organında yer alan makalede Güney Kore'nin, komşusu Kuzey Kore'ye ihanet ettiği belirtildi.

Makalede, Seul'ün uluslararası yaptırımlardan yana tavır almasının ihanet olduğu ve bu ihanetin savaşa yol açacağı kaydedildi. Güney Koreli yetkililerin hem barıştan söz ettiği, hem de ABD'nin iradesiyle Pyonyang'a karşı baskı ve yaptırım isteklerine uyduğu ifade edilen makalede, ''Gerçekte, iki ülke arasındaki ilişkileri savaşa sürükleyen bir ihanet söz konusudur" denildi. Kuzey Kore yönetimi BM'nin cumartesi günü bu ülkeye aldığı yaptırım kararının ardından yaptığı açıklamada, yaptırımlarının ''savaş ilanı'' olduğunu ve ülke bağımsızlığının ihlal edilmesi durumunda "merhamet göstermeksizin" saldırı düzenleneceğini duyurmuştu.

Kuzeydoğu Asya'da daha da tırmanacağı tahmin edilen gerginliği gidermek için ilgili tüm ülkeler yoğun bir diplomasi trafiğini başlattı. Dün Rusya Başbakanı Mikhail Fradkov Güney Kore'yi ziyaret ederken, Pyonyang'ın ikinci bir nükleer deneme yağacağını söyleyen ABD'nin Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın bugün Japonya ve daha sonra ise Güney Kore ve Çin'e yapacağı ziyaret ile tansiyonun düşürülmesi ve yaptırımların uygulanması amaçlanıyor.

Seul, bir taraftan açlıkla boğuşan, diğer taraftan nükleer silah geliştiren ''tarihi düşmanı ve kardeşi'' konumundaki Kuzey Kore'ye karşı alınan yaptırım kararına nasıl uygulayacağı konusunda çetin bir sınav veriyor. Güney Kore, BM Güvenlik Konseyi'nin yaptırım kararını benimsemekle birlikte, Kuzey Kore gemilerinin teftiş edilmesini öngören maddeyi uygulamak konusunda ''olası bir savaş'' ihtimaline karşı çekincelerini ortaya koyuyor. Şimdi gözler, 5 Temmuzda balistik füze denendiğinin açıklanmasından sonra 40 gün kadar basından saklanan ve bugün "emperyalizme karşı birlik" adındaki organizasyonun 80. yılını kutlamak için düzenlen bir gösteriye katılan Kuzey Kore lideri Kim Jong-il'in atacağı adıma çevrilmiş durumda.

-KORE'NİN İKİ İKİYE BÖLÜNMESİ-

Kore, 1905'teki Rus-Japon Savaşı'nda Çin'e karşı güç kurmak isteyen Japonya tarafından istilaya uğradı ve 5 yıl sonra Japonya resmi olarak tüm Kore yarımadasını istila etti. Bunu takip eden 2. Dünya Savaşı'nda 1945 yılında Japonya'nın teslimiyetinden sonra Kore toprakları Amerika ile Sovyetler Birliği arasındaki anlaşmazlığa sahne oldu.Bu iki süper güç, Kore toprakları üzerinde kendilerine bağımlı yerli hükümetler kurduktan sonra 1948-1949 yıllarında askerlerini çekti. Böylece 1948'de Sovyet yanlısı Kuzey Kore ile Amerikan yanlısı Güney Kore kurulmuş oldu. 1950 yılında Kuzey Koreliler, Güney Kore'ye hücum ederek işgale başladı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, bunun üzerine üye devletleri saldırıyı püskürtmek üzere yardıma çağırdı. Bunun üzerine aralarında Türkiye'nin de bulunduğu ülkeler Güney'e asker gönderdi. Ancak aradan birkaç ay geçmeden Çin askeri birliklerinin Birleşmiş Milletler kuvvetlerine karşı savaşa girdiği görüldü. Kore savaşı 1953 yılında yapılan anlaşma ile ateşkes ilan edildi. Kuzey ve Güney Kore arasındaki savaş sonunda Kore'nin bölünmüşlüğü korunmuş ve bugüne kadar gelen birçok sorun miras kalmıştır. Bu savaşta yaklaşık 2 milyon kişinin de hayatına mal olmuştu. Bu tarihten sonra Güney Kore her bakımdan hızla gelişmesine karşın, Kuzey Kore geride kalmış ve kendini ''savunma psikolojisi'' içinde ekonomiden ziyade askeri alanda yatırım yapmaya itmiş.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious