Kanser, gençleri tehdit ediyor

  • Giriş : 03.08.2006 / 00:00:00

Kanserli hasta popülasyonunun 70'li yaşlardan 20-40 yaşlarına indiği bildirildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AÜ Radyasyon Onkolojisi bölümünün kurulduğu 1998 yılında 200 hastaları bulunduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Korcum, bu sayının geçen yıl 2 bine ulaştığını, bu yılın altı aylık bölümünde ise hasta sayısının geçen yılın aynı dönemine oranla iki kat arttığını söyledi. Halen üç vardiya çalıştıklarını ancak hastalara yetişemediklerini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Korcum, hastalara ancak üç ay sonraya randevu verebildiklerini belirtti.

“KANSER OLMAK LÜKS”

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde sağlık hizmetlerinin pahalı olduğuna işaret eden Yrd. Doç. Dr. Korcum, sosyal güvencesi bulunmayanlar için kanser hastalığına yakalanmanın “lüks” olduğunu söyledi. Yrd. Doç. Dr. Korcum, şu şekilde konuştu:

“Bazen hesaplamalar yapıyoruz. Eğer kişi asgari ücretle çalışıyorsa içtiği sigaraların 40 senelik hesabı, kanser tedavisinin 10'da birini tutmayan bir para ediyor. Geleceğinizin çok iyi bir garantisi olması lazım ki sigara içebilesiniz.
Kansere henüz beklediğimiz bir çözüm yok. Gelecek 10 yıl bunu göstermiyor. Kanser tedavisi bizim için çok büyük bir problem ve tedavi bedeli çok yüksek.”

KANSERLİ HASTA POPÜLASYONU

Birimlerine gelen hastaların birçoğunun tarımsal alanda çalıştığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Korcum, “Hasta bana herhangi bir şey getirdiğinde, 'bu bahçenin hormonsuz tarafından' diye söylüyor. İşin ilginç yanı kendisi veya yakını da kanserle mücadele ediyor. Kanserin sebebini anlattığınız zaman çok üzülüyor. Demek ki bilinçsizlik var” dedi.

Geçmişte kendilerine başvuran kanserli hastaların yaşlarının 60-70 arasında olduğunu bildiren Yrd. Doç. Dr. Korcum, bugün kanserli hasta popülasyonunun 20'li ve 40'lı yaş arasında olduğunu kaydetti. Yrd. Doç. Dr. Korcum, “26 yaşındaki hastamıza sorduğumuz zaman, sigarayı 12 yaşında içmeye başladığını söylüyor” diye konuştu.

TURİZMCİLERE ÖNERİ

Kanser tedavisinde kullanılan cihazların çok pahalı olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Korcum, konumu nedeniyle insanların sağlık sektöründe Antalya'ya yatırım yapması gerektiğini belirtti. AÜ olarak yabancı hastalara tedavi imkanı sunduklarını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Korcum, şöyle konuştu:

“Turizmcilerin yabancı hastaların tedavi imkanını değerlendirmesi gerekiyor. Sağlık turizmi de yapabiliriz, kanser tedavisinde bunu kullanabiliriz. Ortadoğu'da, Balkanlarda, Türk Cumhuriyetlerinde, Rusya'da modern radyo terapi merkezi yok. Sağlık turizminde Antalya kullanılabilir.”

“KANSERLİ HASTA SAYISINDA ÜÇÜNCÜ SIRADA”

Kanserin Türkiye'deki görülme sıklığı ortalamasının 39.41 iken, Antalya'da yüzde 50'lerde olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Korcum, bunun nedenlerinden en önemlisinin tarımda kullanılan ilaçlar olduğunu söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Korcum, son nüfus sayımı sonuçlarına göre Türkiye'de kanser vakalarının illere göre dağılımında Antalya'nın, İstanbul ve Ankara'nın ardından üçüncü sırada yer aldığını bildirdi.

KÜÇÜK ÖNLEMLERLE KANSER ÖNLENEBİLİR

Yrd. Doç. Dr. Aylin Fidan Korcum, hastaların kendilerine genellikle kanserin son evrelerinde başvurduğunu belirterek, alınabilecek küçük önlemlerle hastalığa yakalanma riskinin azaltılabileceğini kaydetti.

Yrd. Doç. Dr. Korcum, sigara, katkılı besinler, fast food türü besinlerin kanserin gelişiminde büyük rol oynadığını bildirdi. Kanserde erken tanının önemine de işaret eden Yrd. Doç. Dr. Korcum, kadınlarda meme kanseri için belli dönemlerde mamografi yapılmasını, erkeklerde prostat kanseri için 50 yaşından sonra kandaki “psa” değerinin ölçülmesini istedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious