Kanser avcısı isot

  • Giriş : 11.01.2007 / 00:00:00

Acı kırmızı biberin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri, özellikle kanserli hücreleri yok eden özelliği, İngiltere’de yapılan araştırmayla bir kez daha doğrulandı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Nottingham Üniversitesi’nce yapılan araştırmada, acı kırmızı biberdeki “kapsaisin” maddesinin, hücrelerin enerji üreten ısı odası mitokondriye saldırarak, kanser hücrelerinin ölümünü tetiklediği belirlendi. Araştırmaya göre, kapsaisindeki molekül ailesi vaniloidler, kanser hücrelerindeki protein gelişimine engel olarak “apostosis”i, yani hücre ölümünü tetikliyor. Vaniloidler, bunu yaparken, etraftaki sağlıklı hücrelere zarar vermiyorlar. Kapsaisini akciğer ve pankreas kanser hücrelerinde deneyen bilim adamları, bu etken maddenin tümörlü hücrenin tam kalbine saldırdığını belirtti. Araştırmaya başkanlık eden Timothy Bates, kanserli hücredeki mitokondrinin biyokimyasal yapısının normal hücrelerdekinden çok farklı olduğunu kaydetti.

FAYDASI ÇOK
Bates, kapsaisinin kanser hücrelerini hedef alarak bunları ölüme sürüklediğini, ancak normal hücrede bu sonuca yol açmadığını belirterek, “Bu, kanserli hücreleri doğuştan diğerlerinden ayıran ve savunmasız olduğunu gösteren bir durum” dedi. Daha önce diabete iyi geldiği açıklanan kırmızı biberde bulunan kapsaisinin, başta kanser olmak üzere birçok sağlık sorununda olumlu etkiye sahip olduğu hekimlerce dile getirilmişti.

En çok Güneydoğu’da yetiştirilip tüketiliyor
* Türkiye’de isot (ısı otu), bilim çevrelerinde ise “capsicum anitum” adıyla bilinen kırmızı acı biber yaygın olarak tüketiliyor.

* Anavatanının Meksika olduğu sanılan ve Azteklerin yazılı belgelerinde söz ettikleri kırmızı acı biber, Avrupa’ya 15. yüzyılın sonlarında geldi, 16. yüzyılda kıta ülkelerine ve Osmanlı topraklarına yayıldı.

* Kırmızı biberi en çok tüketen ülkelerden olan Hindistan’a ise bu bitki 17. yüzyılda Portekizliler tarafından ulaştırıldı.

* Hint ve Meksika mutfağında çok sık kullanılan kırmızı acı biber, Türkiye’de en fazla Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yetiştirilip tüketiliyor.

* L.T. Tresh adlı bilim adamı, 1846 yılında bibere acılığı veren maddenin kristal yapısında olduğunu tespit ederek, adını “capsaicin-kapsaisin” koymuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious