'Kanser özgüveni kaybettiriyor'

  • Giriş : 08.08.2006 / 00:00:00

Meme kanseri tanısı ve alınan çok çeşitli tedavilerin sonucunun kadınlarda, birçok sorunu ortaya çıkardığı bildirildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Son yıllarda, toplumda kanser hastalığına yönelik bakış açısının olumlu anlamda değişmeye başlamasına rağmen hala çoğu insan için kanser, "amansız, sinsi hastalık, Ağrı acı çekerek ölüm" anlamına geldiğini vurgulayan Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Perihan Güner, "Meme kanseri dahil olmak üzere hastalığa başlangıçta verilen tepkiler benzerdir. Bu nedenle, günümüzde de kanser, insanların psikososyal durumlarını en fazla etkileyen hastalıklardan biri olmaya devam etmektedir" şeklinde konuştu.

Meme kanseri olan hastaların yüzde 30'unun psikiyatrik yardım alacak düzeyde olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Perihan Güner, "Bu kadınların çoğu, bu durumla nasıl baş edeceklerini öğrenirken meme kanseri olan hastaların yaklaşık yüzde 30'u psikiyatrik yardım gerektirecek düzeyde, psikososyal sorunları şiddetli bir şekilde yaşar. Hastalık, her an ve beklenmedik bir şekilde karşımıza çıkabilir ve insanın yaşam düzenini alt üst eder. Hastanın mevcut ve geleceğe yönelik planlarını, programlarını, değerlerini, beklentilerini her şeyi etkiler. Evdeki dengeler sarsılır, bozulur." dedi.

Hastalık nedeniyle, kadın anne, eş, ev hanımlığı ya da çalışan rollerini yerine getiremeyebileceğine de dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Güner, bu nedenlede sorumluluklarını yerine getiremediği için suçluluk duyduğunu, kendini işe yaramaz hissedebildiğini vurguladı. Meme kanseri olan kadının yaşamını sorguladığını, o güne kadar yaptıkları, yapamadıkları, pişmanlıkları ve sevinçlerinin bir bir gözünün önünden geçtiğine işaret eden Güner, sözlerine şöyle devam etti: "Bu nedenle değerleri çok değişebilir. Göğüsler, saçlar ve doğurganlık kadın olmanın en önemli sembolleridir. Meme kanseri ve aldığı tedaviler sonucu bunları kaybeden kadın, bunu 'kadınlığın sonu' olarak algılayabilir. Saçları dökülen, memesini kaybeden, tedavilere bağlı olarak kilo alan kadın, kendisini eksik, yetersiz, çirkin, sakat hissedebilmekte ve artık kadın olarak çekiciliğinin kalmadığını, karşı cins tarafından istenmeyeceğini düşünür. Bu nedenle karşı cinsle ilişkiye girmekten çekinir, cesaret edemez. Bunlar kadının kendisine saygı ve güvenini azaltır. Cinsel sorunlar ortaya çıkar. Bu nedenle bazı kadınlar, eşlerinin kendilerini aldatmasını ya da bırakıp başka biriyle evlenmesini bile normal karşılar ve kendilerinin bunu hak ettiğine inanır. Özellikle genç kadınlarda bu sorun daha ciddi boyutta yaşanmaktadır."

Ancak bazı kadınların meme, saç ya da doğurganlığın kaybını sorun olarak görmeyip, 'en önemli şey sağlık, bunlar benim için hiç önemli değil' biçiminde bakabildiğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Perihan Güner, buna bağlı olarakta herhangi bir sorun yaşanmadığını ifade etti.

Yrd. Doç. Dr. Perihan Güner, "Şu da bir gerçek ki kadının bu durumdan etkilenme derecesini, kocasının tutumu belirlemektedir. Bu nedenle, bu dönemde eşin desteği ve karısına karşı tutumu bu sorunların ortaya çıkmasında ve hastalığı kabullenmelerinde çok çok önemlidir." diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious