Kansere karşı küresel uyarı

  • Giriş : 31.03.2007 / 00:00:00

Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, 2030 yılına kadar kanser görülme sıklığında tüm dünyada yüzde 100'ün üzerinde bir artış beklendiğini bildirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nazmi Bilir de sigarayla etkin mücadeleyi öngören tasarının TBMM Genel Kurulunda bir yılı aşkın süredir görüşülmediğine dikkati çekti.Tuncer, yarın başlayacak Kanserle Savaş Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, ''Kanserin globalleşen bir sağlık sorunu olduğu'' uyarısında bulundu.

Kanserin hızla artarak 2030 yılında özellikle gelişmekte olan ülkeler için ciddi bir halk sağlığı problemi oluşturacağını ifade eden Tuncer, 2000'li yılların başında yılda 6 milyon insan kansere yakalanırken, bu sayının gelecek 20 yıl içinde 12 milyona yaklaşacağını kaydetti.

2005 yılında 7 milyon insanın bu hastalıktan yaşamını yitirdiğini, 25 milyon kişinin ise kanserle yaşadığını anlatan Tuncer, ''2030 yılında 24 milyon insan kansere yakalanırken, 17 milyon insan bu nedenle yaşamını yitirecek, 75 milyon insan da kanserle yaşıyor olacak. Bu artışın en önemli nedeni, sigara ve yanlış beslenme başta olmak üzere kanser risklerindeki artıştır'' diye konuştu. Sigara tiryakisi sayısının 2010'da 1.4 milyar, 2020'de 1.6 milyar, 2030'da ise 1.8 milyar olmasının beklendiğini ifade eden Tuncer, obez nüfus oranının ise 2010'da yüzde 15-28, 2020'de yüzde 19-35, 2030'da ise yüzde 23-43'e ulaşmasının öngörüldüğünü bildirdi. Tuncer, şunları kaydetti:

''Ortalama bir bakışla 2030 yılına kadar kanser görülme sıklığında tüm dünyada yüzde 100'ün üzerinde bir artış öngörülüyor. Bu artışın yüzde 75'inin ülkemizin de içinde bulunduğu gelişmekte olan veya gelişmemiş ülkelerde ortaya çıkacak olmasına rağmen, bu ağırlığı kaldırmakla karşı karşıya kalacak ülkelerin kansere dünyada harcanan bütçenin ancak yüzde 5'ine sahip bulunuyor olması, kanser kontrol programlarında bu hastalığı önlemeye ve erken tanıya ağırlık verilmesini zorunlu kılıyor.''

-''TÜTÜN KONTROL PROGRAMI ÖNCELİKLİ''-

Kanser kontrolünün birinci basamağı olan önleme faaliyetleri çerçevesinde öncelikle tütün, çevresel kanserojenler, yanlış beslenme ve yaşam alışkanlıkları gibi risk faktörlerinin mümkünse ortadan kaldırılması gerektiğini kaydeden Tuncer, ''Değilse korunmayla ilgili tedbirlerin alınmasını sağlayarak ve toplumsal farkındalığı artırarak kanseri oluşmadan önlemek asıl amacımız olmalıdır. Bu konuda da önceliğimiz Tütün Kontrol Programı'' dedi.

2004'de imzalanan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Tütün Kontrol Çerçeve Sözleşmesi gereğince Bakanlığının koordinasyonunda kurulan ''Tütün Kontrolü Ulusal Komitesi''nin bu alanda yoğun bir çalışma yürüttüğünü ve Ulusal Tütün Kontrol Programı Eylem Planı hazırladığını ifade eden Tuncer, bu çalışmanın sonuçlarının yakında sosyal hayatta hissedilmeye başlanacağını söyledi. Murat Tuncer, AB uyum sürecinde kanser kontrol faaliyetlerinin ''Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Faslı'' adı altında değerlendirildiğini ve çeşitli düzenlemeler yapıldığını anlattı.

Son 4-5 yıldır yürütülen kanser hakkında doğru veri elde edilmesine yönelik çalışmaların sonuçlandığını ve 2002 ve 2003 yılına ait güvenilir kanser verileri elde edildiğini belirten Tuncer, ''Buna göre ülkemizdeki kanser sıklığı 100 binde 140'dır'' dedi. Tuncer, hedeflerinin gelecek yıl tüm kanser çalışmalarının ''Ulusal Kanser Enstitüsü'' çatısı altında koordine edilmesi olduğunu da belirtti.

-TÜTÜNLE MÜCADELE YASA TASARISI-

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nazmi Bilir de geçen yıl 2 Martta TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edilen sigarayla daha etkin mücadeleyi öngören yasa tasarısının bir yılı aşkın süredir beklediğini ifade ederek, ''Tasarı genel seçimlerden önce ele alınıp yasalaşmazsa bütün emekler boşa gidecek'' dedi.

Bütün kanser ölümlerinin üçte birinden sorumlu olan sigaranın akciğer, gırtlak, mesane, yemek borusu, rahim, ağız, yemek borusu, pankreas ve böbrek kanserlerine yol açtığının bilimsel olarak kanıtlandığını belirten Bilir, şunları söyledi:

''Özellikle akciğer kanserlerinin yüzde 90'ı sigaraya bağlı. Sigara tiryakilerinin akciğer kanserinden ölüm riski sigara içme süresi ve günde içilen sigara sayısıyla orantılı olarak, sigara içmeyenlere göre 10-25 kat daha fazla. Sigara tiryakilerinin yüzde 10-15'i akciğer kanserinden ölür. Eğer sigarayla yeterince mücadele edilse 10 akciğer kanserinin 9'u ortadan kalkar'' dedi.

Bilir, diğer kanserlerin tedavisinde önemli gelişmeler elde edilmesine karşın, akciğer kanserine yakalanan bir hastanın iyileşme şansının çok az olduğunu ifade ederek, ''Akciğer kanserli her 10 hastadan ancak biri 5 yıl yaşayabilirken, diğerleri kısa süreler içinde hayatını kaybediyor. Tedavisi yeterince başarılı olmadığına göre akciğer kanserinden korunmaya öncelik vermek gerekiyor. Bu da sigaradan uzak durmakla mümkün.'' Türkiye'de 15 yaşın üzerindekiler arasında sigara içenlerin oranının yüzde 40 olduğunu anlatan Bilir, bu oranın erkeklerde yüzde 50-60, kadınlarda da yüzde 20-25 dolayında bulunduğunu söyledi. Bilir, Türkiye'de yaklaşık 17 milyon sigara tiryakisi olduğunu kaydetti.

-SİGARAYLA ETKİN MÜCADELE-

TBMM Adalet Komisyonunda geçen yıl 2 Martta kabul edilen kanun teklifi, sigara yasağı kapsamının genişletilmesini öngörüyor. Buna göre, kamu hizmet binalarının, koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan binaların kapalı alanlarında sigara içilemeyecek.

Tasarı mevcut haliyle yasalaşırsa sigara yasağı bulunan binalarda, birden çok sayıda kişinin istihdam edildiği çalışma alanları ile kamuya açık alanlarda ve toplu taşım araçlarında sigara içilmesine izin verilmeyecek, içenler için alan oluşturulacak, Bu alanlara 18 yaşını doldurmamış kişiler giremeyecek. Açık havada yapılan her türlü spor, kültür, sanat ve eğlence faaliyetlerinin yapıldığı yerlerde de sigara içilemeyecek.

Söz konusu düzenlemede, tütün ve tütün ürünlerinin reklamı yasaklanıyor, radyo ve televizyonlara bu konuda uyarıcı yayın yapma yükümlülüğü getiriliyor. Yasağa uymayanlara da çeşitli cezalar öngörülüyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious