Kapatma davası sürecinde nasıl bir strateji izlenecek

Kapatma davası sürecinde nasıl bir strateji izlenecek.10416
  • Giriş : 09.04.2008 / 08:20:00

Erdoğan, AKP hakkında açılan kapatma davası konusunda, önemli açıklamalarda bulundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Tayyip Erdoğan, AK Parti hakkında açılan kapatma davası konusunda izleyecekleri stratejinin ipuçlarını verirken, önemli açıklamalarda bulundu.

Mahkeme sürecinin kendi mecrasında akacağını belirten Başbakan, davanın ülke ve millet için çok ağır siyasi ve ekonomik sonuçlara yol açacağının görmezden gelinemeyeceğini vurguladı. Bu süreci yönetme sorumluluğunun siyasete ait olduğunun altını çizen Başbakan, siyaset kurumunun bu sorumluluğu üstlenmekten kaçamayacağını bildirdi. Bu yüzden siyasi ve ekonomik istikrarın bozulması, ülkenin birlik ve bütünlüğün zaafa uğramasıyla sonuçlanabilecek sürece kayıtsız kalmalarının düşünülemeyeceğinin altını çizdi. Önceki gün toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK)'nun bu sürecin ortaya çıkarabileceği bedelleri ülkeye ödetmemek hususunda kararlılığını ortaya koyduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan, hukuk sisteminin ve demokrasinin bu süreçten daha da güçlenerek çıkması için tek çıkar yolun "demokratik siyaset" olduğunu söyledi. Ardından muhalefet partilerine mutabakat çağrısı yaptı: "Ülke ve millet menfaati için diğer siyasi partilerin de çözüm için mutabakat zemininde buluşmalarını umuyorum. Demokratik siyaseti çare kapısı olarak açık tutmak mecburiyetimizde olduğumuzu vurgulamak istiyorum. Bugünler elbette geçecektir. Bugünlerden geriye sorunlar değil, onların nasıl çözümlendiği, siyasi aktörlerin bu süreçte ortaya nasıl bir duruş koydukları kalacaktır."

Başbakan Erdoğan, partisinin dünkü grup toplantısında yaptığı konuşmada, siyasette önemli olanın demokratik duruşu sağ-sol yapmadan ortaya koymak olduğunu bildirdi. Kavga ve gerilimin tarafı olmadıklarını belirten Başbakan, 22 Temmuz akşamı verdiği "Biz yalnızca bize oy verenlerin değil, bize oy vermeyenlerin de emanetini taşıyoruz." mesajının arkasında olduğunu tekrarladı. Önceliklerinin ekonomi, demokrasi ve bir bütün olarak Türkiye'nin hukuku olduğunu anlattı. Türkiye'nin 1980'den bu yana her 2-3 yılda bir ekonomik krize girdiğini, her krizden sonra ülkenin biraz daha yoksullaştığını bildirdi. Erdoğan, bu kısır döngüden çıkış yolunu şöyle özetledi: "Demokrasiyi güçlendireceksiniz. İnsan hak ve özgürlüklerini genişleteceksiniz. Türkiye'ye istikrarı hakim kılacak, bunu muhafaza edeceksiniz. Burada iki sihirli kelime var; güven ve istikrar... Bu güveni ve istikrarı sağlayamaz veya kaybederseniz, bu çöküş yine başlar."

İşadamları servetlerini 10'a katladı

Başbakan, ekonomideki gelişmeyi insaf sahibi bütün aktörlerin çok iyi bildiğini kaydetti. İşadamlarının zaman zaman -bizim yanımızda söyleyemez hale geldiler ama- bakıyorsunuz ki 'Hakikaten servetimizi bire on katladık...' Bunu da söylüyorlar. Söylemeseler bile rakamlar ortada, rakamlar söylüyor. Kayıt altında olanları konuşuyorum ha. Kayıt dışında olanları konuşmuyorum. Bir de işin o boyutu var.'' ifadelerini kullandı. Erdoğan, demokrasi olmadan, hukukun üstünlüğü sağlanmadan ekonomik gelişmenin olamayacağına dikkat çekti. Milletin 22 Temmuz'daki tercihiyle bu gerçeğin farkında olduğunu ortaya koyduğunun bilinmesini istedi.

301'i başka adımlar izleyecek

Başbakan Erdoğan, grup konuşmasında AB reformları konusunda da önemli mesajlar verdi. Tam üyelik meselesinde zafiyet göstermelerinin söz konusu olmadığını belirten Erdoğan, 301. maddede beklenen adımı attıklarını, bunu Türk demokrasisini daha ileriye taşıyacak başka adımların takip edeceği-ni bildirdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious