Kapatma davasında ilk tepkiler

Kapatma davasında ilk tepkiler.6894
  • Giriş : 14.03.2008 / 21:48:00

Kapatma davasına her kesimden tepki yağdı: Böyle saçmalık olamaz.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın, ''laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği'' iddiasıyla AK Parti'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açmasına CHP hariç tüm kesimlerden tepki yağdı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: Türkiye ne kazanır ne kaybeder herkes iyi düşünsün.

Prof. Dr. Toktamış Ateş: Davayı manasız buluyorum. Böyle saçmalık olmaz. Bunun aksini düşünmenin mümkün değil. Ateş, cezayı gerektirecek bir şey olmadığını ifade etti.

AKP Mersin Milletvekili Prof. Dr. Zafer Üskül: Dava Türkiye'nin istikrarına zarar verir: "AK Parti'nin kapatılmasını gerektiren herhangi bir iddianın geçerli olacağına ihtimal vermiyorum. Bunu mümkün görmüyorum. Bu davanın açılması bile Türkiye adına talihsizliktir. AKP demokratik bir şekilde iktidarı oluşturmuştur. Demokratikleşme yönünde adımlar atmıştır. Bu durum son derece anlamsızdır. AK Parti hem bu dönemde hem geçmiş dönemde demokratikleşmeyi çok isteyen partidir. Yargılanmada gereken yapılacaktır. Davanın açılması Türkiye'nin istikrarına zarar verecektir. Sonuç olarak Anayasanın hükümleri yürürlüktedir. AK Parti'nin parlamento faaliyetlerinde bu ilkeye aykırı bir şey yoktur. Bu ilkeye karşı bir yasa çıkarılmamıştır. Genelde bakıldığında bazı bireysel açıklamalardan iddialar ortaya atılmaktadır. AK Parti'de farklı görüşlere sahip pek çok insan olabilir. Laiklik anlayışı konusunda anayasanın ortaya koyduğundan farklı bir uygulaması söz konusu değildir. Eğer son Anayasa Değişikliği söz konusu ediliyorsa. Son Anayasa Değişikliği söz konusu olan 10 ve 42. maddesindeki değişikliklerde eşitlik ilkesini vurgulamıştır. Diğeri ise öğrenim imkânını demokratikleşmede güven altına almak amaçlanmıştır. Laiklikle uzaktan yakında ilgisi yoktur.

Her şeyden önce yargı organından beklenen hukukun gereğini yapması siyasal düşünceler yargılama sürecinde kendi siyasal görüşlerin kapının dışında bırakmalıdır. Yargı organlarında çalışanlarında kendi siyasal düşünceleri vardır ancak bir yargıç kendi siyasal görüşlerini kapının önünde bırakmalıdır. Beklenen hukuka uygun karlar verilmesidir. Bu durumun AKP'nin, kapatılmasını bir gerekçe olacağına ihtimal vermiyor. Bilemiyorum ama insanların kafasını karıştırmaya yönelik gelişmeler olabilir. Türkiye'nin istikrarına olumsuz etki gösterebilir. Demokratikleşmeyi daha da ileriye götürmeye çalışan bir partidir. AKP halktan aldığı güçle çalışmalarına devam edecektir."

Hasan Celal Güzel: Ben bu ülkede yaşadığım için utanıyorum. Bu ülkede hukuk diye bir şey yok. Bu ülkede demokrasi diye bir şey yok. Bu ülkede millet iradesi ayaklar altında. Halka köpek muamelesi yapılıyor. Bu bu demektir. Ben hukukçuyum. Hukukçu olmaya da gerek yok. Herşey ayan beyan ortada. Bir avuç üniversiteli kızın üniversitedeki öğretim hakkı önündeki yasağı kaldırmak Türkiye'de laiklik karşısındaki suçların odaklanması mı demek? Bunu böyle görmek için faşist zihniyette olmak lazım.

Hasan Cemal: "Parti kapatılması karşısında hep olumsuz tavır aldım. Refah'ın kapatılmasını da AİHM tasvip etse de siyaseten doğru bulmadım. Demokrasilerde partilerin kolaylıkla kapatılmasına olumlu bakmıyorum. Geçmişte çok parti kapatılmış, yeni tabelayla açılmıştır. Şunu unutmamalı AKP her iki oydan birini alarak demokratik yoldan iktidara gelmiştir. Bu partinin kapatılması siyasi istikrara yardım etmez."

Milliyet Gazetesi yazarı Taha Akyol: Dava demokrasiye aykırıdır. Anayasa koyucu parti kapatmayı zorlaştırmıştır. Demokrasilerde Anayasa koyucunun üzerinde bir makam yok. Şiddete başvurmuyorsa bir partiyi kapatmak çağa uymuyor. Anayasa Mahkemesi batıya en açık mahkememizdir. Anayasa Mahkemesi, parti kapatma konusunda eskisi kadar iştahlı değil, aksine son derece ihtiyatlıdır. Türkiye'deki hukuki eğilim de çağdaşlaşma eğilimindedir.

Milliyet Gazetesi yazarı Derya Sazak: Davayı demokratik bulmuyorum. Yüzde 47 oy almış bir iktidar partisinin kapatılmak istenmesi hukuki yönden değerlendirilebilir ama demokratik açıdan sağlıklı değil. Siyasi partilerin kapatılması müdahale dönemleri, ara dönemlerde veya post modern dönemlerde olmuş. Türkiye artık bu yöntemleri aşabilmeli.

CUMHURBAŞKANININ KONUMUNU ETKİLEMEZ

Prof. Dr. Mithat Sancar(Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi): Parti kapatma davaları demokrasinin yerleşmesine çok ciddi bir engeldir. Ülkemizde demokrasinin gelişmesinde olumsuz rol oynuyor. Yüzde 47 oy almış bir parti bile kapatma davasıyla karşı karşıya kalabiliyor. Siyasi partilere yönelik bu tehdidin demokrasinin gelişmesine engel olduğunu düşünüyorum. Parti kapatma davaları Demokles'in kılıcı Türk siyasetinin üzerinde sallanıyor. Bu bir yargılama değil. Abdullah Gül'ün adının geçmesi Cumhurbaşkanı yargılanıyor anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesi AK Parti'yi kapatsa ve siyaset yasağı istenen kişilere siyaset yasağı getirse bile Cumhurbaşkanı'nın konumunu etkilemez.

ÖZBUDUN: HAKİMLER HÜKÜMETİ OLUR

Prof.Dr. Ergun Özbudun(Anayasa hukukçusu): Demokrasi sicili açısından içte ve dışta olumsuz etkileri olur. Siyasi partilerin kapatılması istisna olmalı. Bu da demokratik sistemi yıkma suçuyla sınırlı olmalı. Anayasada kapatmayı zorlaştırıcı hükümler var. 411 milletvekilinin anayasa değişikliğine oy vermesi kapatma gerekçesi olacaksa, hakimler devleti olur bu. Demokrasi iddialarınızı bir yana bırakın o zaman.

CHP: DEMOKRASİLERDE PARTİ KAPATILIR

Onur Öymen CHP Genel Başkan Yardımcısı: Üzücü ama anayasaya herkes uyacak. Demokrasilerde parti kapatılır mı? Kapatılır. Demokrasiye aykırı bir durum yok.

MHP: BİLGİLER ORTAYA ÇIKINCA YORUM YAPACAĞIZ

Cihan Paçacı(MHP Genel Sekreteri): Yargı süreci başladı. Ayrıntılı bilgi edinmeden yorum yapmayı doğru bulmuyorum. Bilgiler ortaya çıkınca detaylı konuşalım.

CHP Mehmet Sevigen: "Şahsım olarak AK Partinin kapatılmasından yana değilim ama davanın görülmesinden yanayım.Bülent Arınç'ın, Tayyip Erdogan'ın konuşmasını hatırlayın Allah aşkına. Bunları bir önünüze dizdiğiniz zaman dağ gibi oluyor bunlar. Dün yaptık, bugün unutulur, biz yüzde 47 oy aldık, dilediğimiz gibi şımarırız düşüncesi, işte maleseef böyle zorluklar getirebiliyor. Yüzde 47 önem taşıyor ama yüzde 55 var ve bu yüzde 47'nin yaptığı işlerin çoğuna karşı. Tayip Erdoğan'ın söylediklerini hatırlıyorsunuz değil mi; laiklik değişecek, bunlar vatana ihanet ediyorlar, askerlerle ilgili söyledikleri. O dönemi şöyle bir gözünüzün önüne getirin. Milletvekilleri ve Belediye Başkanlarının hiç merak etmeyin yavaş yavaş olacak demeleri. Bülent Arınç söyledikten sonra Tayip Erdogan'ın onu desteklediğini. Bekliyoruz bakalım mahkeme neler toplayacak.

Gazeteci- Yazar Ali Bayramoğlu: Anayasa Mahkemesi'ne açılan davayı "Beklemediğim bir talep. Başsavcının bu talebi gerçekten şaşırtıcı." sözleriyle nitelendirdi. AK Parti'nin 6 ay önce yapılan seçimlerde yüzde 47 oy oranı ile iktidara geldiğini anımsatan Bayramoğlu, "Yakın zamanda yapılan yoklamalarda da AK Parti'nin yine benzer bir oy oranına sahip olduğunu görüyoruz." dedi. Bayramoğlu, "Bu talep,'hükümet olabilirsin ama bizim çizdiğimiz çerçeve dışında ülkeyi yönetemezsin' talebidir." ifadesini kullandı.

Star Medya Grup Başkanı Mustafa Karaalioğlu da, böyle bir gelişmeyi beklemediğini vurgulayarak "Halktan yüzde 50'ye yakın destek almış bir partiden söz ediyoruz." diye konuştu. Kapatma davasını; Türkiye için, Türkiye'nin uluslararası kamuoyundaki yeri için yanlış ve küçük düşürücü olarak değerlendiren Karaalioğlu, "Anayasa Mahkemesi'nin konuyu Pazartesi günü gündemine almasında ve o gün reddetmesinde büyük yarar vardır. şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious