Kapıkule’de şarkılara gümrük yok

  • Giriş : 21.03.2006 / 00:00:00

"Aşka hudut çizilmiyor Mihriban” dediği gibi Abdurrahim Karakoç’un, sanat da bir aşk işi ve sınır tanımıyor aşk gibi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Son olarak “Mazi Kalbimde” albümüyle müzikseverlerin karşısına çıkan İncesaz’a âşinayız. Dromos’u ise belki sadece meraklısı bilir ama Yunanistan’ın bu saygın grubu da İncesaz gibi geleneksel müzikleri seslendiren ve Yunanistan’ın önde gelen buzuki sanatçılarından Grigoris Vassilas’ın kurduğu bir topluluk. İki grubun tanışıklığı yıllar önce Fransa’da düzenlenen bir festivale dayanıyor. O tarihten beri fırsat buldukça birlikte çalışıyorlar. İncesaz’dan Cengiz Onural için Dromos’un en büyük özelliği, müziğe ‘akademik değil gönülden’ yaklaşmaları. “Dolayısıyla biz konserde notaları çalan müzisyenler değil, kalplerimizi ortaya koyan dostlarız.” Bu akşamki konserin repertuarı da böyle bir anlayışla oluşturulmuş. Ağırlık, her iki ülkede de söylenen şarkılarda. Bunlar neler mi; “Entarisi ala benziyor, Telgrafın telleri, Aman doktor. Ne bileyim, o kadar çok ki!” diye gülüyor Onural. Dromos’un solisti Sofya Enfiyeci, “Merhaba, hoş geldiniz” diye gülerek yanımıza gelince, kat edilmesi gereken çok da mesafe kalmadığı anlaşılıyor zaten. Ailesi, Yunanistan’a Bursa’dan göçen Enfiyeci, hâlâ korumaya çalıştığı Türkçesiyle, Türkiye’ye ilk kez 28 yıl önce geldiğini anlatıyor. İncesaz’la birlikte çalarken rahat olup olamayacaklarını sorduğumuzdaysa ders gibi bir cevap veriyor: “İyi insan gelir, olursun ırahat. Amma fena adam olursa ırahatlık olmaz. Bunlar iyi insanlar.” İki ülke arasındaki ilişkilerin kültürel etkinliklerle sağlamlaştırılmasından hoşlanmayanlar da olacak. Onural, “İnsan, tanımadığından çekiniyor. Biz de tanışmaya vesile oluyoruz.” derken, Muammer Ketencoğlu son noktayı koyuyor: “Neyse ki Kapıkule’de şarkılara gümrük yok!” (0212 316 15 83)

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious