Kar yağışı çiftçiye rahmet, kentliye beyaz felaket

  • Giriş : 10.02.2006 / 00:00:00

Hafta başında başlayan ve yurdun büyük bölümünü etkisi altına alan soğuk hava ve kar yağışı, şehir insanı ve çiftçi için çok farklı anlamlar taşıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kış şartlarına göre yaşamayı öğrenemeyen büyük kentlerde, her sene aynı sıkıntılar yaşanıyor. Kar yağışı sebebiyle büyükşehir belediyeleri ve valilikler kriz masası oluşturuyor, okullar tatil ediliyor, hayat adeta durma noktasına geliyor. Hayatını topraktan kazanan Anadolu insanı ise her kış mevsiminde kar yağması için ellerini açıp dua ediyor. Kar yağışını medyanın sürekli beyaz felaket olarak sunmasına tepki gösteren çiftçiler, toprakta yaşamın devamı için kar yağışının şart olduğunu söylüyor.

Konya'da, ailesinin kuşaklar boyu yaptığı çiftçilik mesleğini devralan 30 yaşındaki Vehbi Çelik, 10 senedir ekmeğini topraktan çıkarıyor. Konya'nın Kaşınhanı ilçesinde yaşayan Çelik için karın farklı bir anlamı var. Senenin neredeyse tamamını tarlada çalışarak geçiren Çelik, medyada çıkan 'beyaz felaket' haberlerini ise eleştiriyor. 'Kar Berekettir' diyen Çelik, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "Bizim için herşey bu yağan kara bağlı. Bir sene boyunca verdiğimiz çabanın sonucu da burdan çıkacak. Yağan kar donu engeller. Biz de daha iyi ürün alırız. Felaketlere bir diyeceğim yok. Ancak her kar yağdığında, her yağmur yağdığında bu kadar kıyamet koparılmasına anlam veremiyorum. Gökten gelen rahmettir. Rahmeti kim istemez. Ama artık rahmeti de tanımaz olmuşuz." Çelik, çifçinin unutulduğunun bu tür zamanlarda daha iyi anlaşıldığını da hatırlatıyor.

Mehmet Çetin de Vehbi Çelik gibi hayatını topraktan kazandığıyla sürdürüyor. Aynı zamanda Meram Ziraat Odası'nda Yönetim Kurulu Üyesi olan Çetin, şehir insanı ile çiftçi arasındaki hayata bakış farklılığının beklentilerden kaynaklandığını belirtti. Çetin, kentlerde yaşayan insanların sağlıklı ve kaliteli gıda tüketebilmesinin kar yağışına bağlı olduğuna işaret ederek, "Onlara göre felaket olan kar toprağa ve mahsüle hayat veriyor. Onlar evlerinde güzel gıdalar tüketmek istiyorlarsa kar için dua etsinler" dedi.

Türkiye'nin 24 milyon hektarlık bir arazide tarım yapılabildiğini belirten Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Gökhan Günaydın, özellikle 15 milyon hektarlık arazi için yağışın çok önemli olduğunu hatırlattı. Kar yağışının çiftçi için ayrı bir önemi olduğunu belirten Günaydın, "Kar yağışı berekettir tarım için. Birincisi taban suyu seviyesinin yükselmesi ve su kaynaklarının dolmasını sağlar. Kar aynı zamanda toprakta bulunan bütün zararlı bakterilerin de yok olmasınının ilacıdır. Kar yağışı hem bu sene hem de önümüzdeki sene yetişecek mahsül için çok önemlidir" değerlendirmesinde bulundu.

Karın don olaylarını da engellediğini ve çiftçiyi asıl felaketlerden koruduğunu belirten Günaydın, "Şu andaki kar yağışı tam zamanında geldi. Tam çiftçinin ihtiyaç duyduğu anda başladı. Ancak yine de kardan sonra gelecek bir don da çok tehlikeli olur" diyerek, çiftçiyi de uyarmayı ihmal etmedi.

'Arı kahrını çekmeyen balın kadrini ne bilsin' diyen Kayseri Ziraat Odası Başkanı Emin Yılmaz ise, uzun bir zamandır gözlerini ve ellerini göğe kaldırıp kar için dua ettiklerini anlattı. Bundan sonra Şubat sonlarına doğru yaşanabilecek bir don ihtimaline dikkat çeken Yılmaz, kar yağışı kadar Nisan ve Mayıs aylarında gelecek yağmurların da çok önemli olduğunu ifade etti. Kar yağışını felaket olarak nitelendirenlere çok sinirlendiğini belirten Yılmaz, "İnşallah yarın bugünkünden daha fazla kar yağar" diye konuştu.


"KARLA YAŞAMAYI ÖĞRENMELİYİZ"

Sakarya Ziraat Odası Başkanı Hikmet Karabayır da, büyük şehirlerde yaşayan insanların kar ve hava şartları ile yaşamayı öğrenmesi gerektiğini belirtti. Karabayır, yurt dışında kışı daha sert yaşayan birçok ülkenin Türkiye kadar büyük sıkıntı çekmediğine işaret etti. Karabayır, insanların her sene yaşanan kış şartlarına karşı hazırlık yapması gerektiğini ifade ederek, şöyle dedi:

"Yurt dışında böyle bizimki gibi kıyamet kopmaz. Onlar önceden herşeye hazırlık yapar ve daha zor olmasına rağmen kış şartlarını rahat geçirirler. Türkiye'de ise hiç kimse tarımın sorunlarından bahsetmiyor. Kar yağıyor felaket olarak değerlendiriliyor. Hiç bir bilimadamı çıkıp da tarımın sorunları nedir? Ne yapılması gerekiyor diye konuşmuyor. Asıl sorun, bu tarım üreticisinin varlığının neredeyse unutulması."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious