Kar yağmadı hastalıklar arttı

  • Giriş : 20.03.2007 / 00:00:00

Havaların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve buna bağlı olarak kar yağmaması, havadaki mikropları artırdı

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kar yağmaması ve hava sıcaklığının eksi değerlere düşmemesi nedeniyle havada bulunan mikropların ölmemesi, kişiden kişiye tükürükle ve yakın temasla bulaşan damlacık enfeksiyonlarının geçtiğimiz yıllara oranla daha fazla kişide hastalık yapmasına neden oldu. Son dönemde özellikle soğuk algınlığı vakalarının sıkça görüldüğünü kaydeden Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tamer Haliloğlu, damlacık enfeksiyonlarının neden olduğu soğuk algınlığını ve korunma yollarını anlattı...

DAMLACIK ENFEKSİYONU
Kış mevsiminde kar yağması, bir anlamda mikropların dezenfekte olması demektir. Kar nedeniyle hava sıcaklığı eksi değerleri görür ve bu da havadaki mikropların ölmesini sağlar. Ancak bu kış kar yağmadı ve çeşitli enfeksiyonlara neden olan mikroplar da bu nedenle ölmedi. Kış aylarında havadaki nemin fazla olması, mikropların taşınmasını daha da kolaylaştırdı.

BURUN AKINTISI
Soğuk algınlığı, üst solunum yollarında virüs türü mikropların neden olduğu bulaşıcı bir enfeksiyondur. Soğuk algınlığından burun, boğaz, kulaklar, östaki tüpü, nefes borusu, ses telleri ve akciğerler etkilenir. İlk belirtileri genellikle boğazda takılma hissi, burun akıntısı ve hapşırıktır. Başlangıçta su gibi olan burun akıntısı, bir süre sonra sarı-yeşil renkli ve koyu hale gelir. Soğuk algınlığının düzelmesi zamana bağlıdır. Bu süre içinde, hastanın istirahat etmesi ve bol sıvı gıda alması gerekir. Boğaz ağrısının şiddetlenmesi, öksürükle koyu balgam gelmesi veya öksürüğün 10 günden uzun sürmesi, 38 C üzerinde ve birkaç günden uzun süren ateş olması, göğüs ağrısı, sık nefes alma, yutma güçlüğü, sıvı gıda alamama, kulak ağrısı, boyunda ağrılı şişlikler, dudak, deri veya tırnaklarda morarma belirtileri görüldüğünde doktora başvurulmalıdır.

Korunmak için bunları yapın
Soğuk algınlığı bulunan kişilerle yakın temas etmeyin
Hastalık riski yüksekse bol bol C vitamini alın. (Örneğin her gün 2 kivi, 1 greyfurt, 1 yeşil biber veya 2 kaşık lahana turşusu yemek gibi)
Hareket edin ve soğuğa karşı vücudunuzun dayanıklı olmasını sağlayın. (yüzmek, saunaya gitmek, soğuk duş almak, temiz havada yürüyüş yapmak, değişik spor faaliyetleri)
Oda havasını iyileştirin. Hava nemlendiricileri kullanın veya saksı çiçeklerini temin edin. Odayı aşırı ısıtmayın, düzenli olarak havalandırın. Hava cereyanının oluşmamasına dikkat edin.
Soğuk algınlığı dönemlerinden kalabalık ortamlarda, kapalı mekanlarda bulunmayın. Hasta insanlarla öpüşmeyin, 1.5 metreden fazla yaklaşmayın.
Ellerinizi düzenli yıkayın.
Çok kalın veya ince giysiler giymeyin. Havaya göre giyinin.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious